‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2024/3052 K.2024/5523

Esas No: 2024/3052 · Karar No: 2024/5523 · Karar Tarihi: 09.10.2024
T.C. DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3052
Karar No : 2024/5523

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:.../... adresinde, işletmeciliğini ... isimli şahsın yaptığı "..." unvanlı işyerine verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali için davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda; aynı adreste aynı faaliyette bulunmak üzere bir başkası adına işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi nedeniyle, dava konusu ruhsatın ortadan kalktığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle; istinaf başvurusunun kabulüne, konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına, dava aşamasında davacı tarafından yapılan 3.068,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf ve temyiz aşamasında davalı idarece yapılan 422,20 TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 20.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan posta ücretinin mahkemesince taraflara iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin haksız olarak üzerlerinde bırakıldığı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.

2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmında hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır. Davanın konusuz kalması, işin esası incelenerek yargılama sonunda verilecek hüküm ve davaya son veren taraf işlemleri dışında yargılamayı sona erdiren durumlardan biridir. Davanın açılmasından sonra, davanın konusunun veya davacının dava açmaktaki hukukî yararının ortadan kalkması durumunda dava konusuz kalır. Dava konusuz kaldığında esas hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm kurulmasına gerek kalmaz.

Her ne kadar, davanın konusuz kalması durumunda esas hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmesine gerek kalmamakta ise de, yargılama giderleri hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Zira, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında, "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." kuralı yer almaktadır. Davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun nihai olarak ortaya konulabilmesi ise, yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilmesini gerekli kılmaktadır. Bu itibarla, davanın konusuz kalması durumunda mahkemece yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ve bu tespite göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmektedir. Ancak tarafların haklılık durumunun nihaî olarak tespiti esasen yargılama sonunda verilen hüküm ile birlikte mümkün olduğundan, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespiti çoğu zaman mümkün olamamaktadır.

Dosyanın incelenmesinden İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mh.,...... Cd. No: ... adresinde, ... isimli şahıs tarafından işletilen işyerine "..." faaliyeti yürütmek üzere ... gün ve ...sıra nolu işyeri açma ve çalışma ruhsatının verildiği, aynı sokakta ikamet eden davacının, bu işyeri hakkında ses ve gürültü kirliliğine neden olduğundan bahisle müteaddit defalar şikayette bulunduğu ve bahse konu işyerinin ruhsatının iptali istemiyle davalı idareye başvurduğu, idarenin talebinin reddedildiğinin bildirilmesi üzerine hem söz konusu ret işleminin hem de ... unvanlı işyerine verilen ruhsatın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın 04/05/2015 tarihinde açıldığı, ancak ... isimli şahıs tarafından işletilen işyerinin kapandığı, ruhsatın iptal olduğu, 10/08/2015 tarihinde ... isimli şahıs adına ruhsat düzenlendiği, 04/03/2016 tarihinde ilk derece mahkemesince keşif yapılarak 01/04/2016 tarihli bilirkişi raporunun düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Dava tarihinde, davacı tarafından iptali istenen ruhsat sahibi işletmesinin başında ve çalışmaktadır bu nedenle davacıya yüklenebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Diğer taraftan, dosyaya sunulan bilirkişi raporu, 04/03/2016 tarihli keşif sonucu düzenlenmiş bir rapor olup, bu tarihte ... isimli şahıs tarafından işletilen işyerinin kapandığı, ruhsatın iptal olduğu, başka bir şahıs adına ruhsat düzenlendiği yani keşif tarihinde dava konusu ruhsatın ortadan kalktığı ve başka bir sahsın iş yerini işlettiği açıktır. Bu yönüyle bilirkişi raporu tarafların haklılık ve haksızlık durumunu ortaya koymak için esas alınamayacaktır. Diğer taraftan, davanın ses ve gürültü kirliliği iddiasıyla açılmış olmasına rağmen, bilirkişiler arasında uzman olmadığı için ses ölçümü de yapılamamış olup, ... isimli şahsın ruhsatı keşif tarihinde ortadan kalkmamış olmasaydı dahi bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, bu aşamadan sonra da tarafların iddialarının kanıtlanamayacağı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, konusu kalmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan davada, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu tespiti yapılamadığından yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davacı aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.

Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasının ''istinaf ve temyiz aşamasında davalı idarece yapılan ...TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin, ''istinaf ve temyiz aşamasında davalı idarece yapılan ... TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, vekalet ücretine hükmedilmemesine'' şeklinde değiştirilmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?