Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2024/2395 K.2024/5934
T.C. DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/2395
Karar No: 2024/5934
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı ve davalı idare yanında müdahil tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmiş, davacı tarafından ise gerekçe eklenmek suretiyle onanması talep edilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının da bağımsız bölüm maliki olduğu binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacının arsa payının satışına ilişkin Bahçelievler Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 09/05/2022 tarihli satış işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu taşınmazla ilgili olarak 2/3 çoğunluk tarafından alınan ortak kararın davacıya usulüne uygun bir şekilde ilanen tebliğ edilerek karara katılması için 15 günlük süre verildiği, dolayısıyla hisse satışı için gerekli işlemlerin usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirildiği, 6306 sayılı Kanun'a ve Uygulama Yönetmeliği'ne göre riskli yapıların bulunduğu parsellerde yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına hissedarların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verileceği tartışmasız olmakla birlikte, 21/06/2019 tarihinde yürürlüğe giren yönetmelik değişikliği ile üçte iki çoğunluğu sağlayan hissedarların kat malikleri toplantısına diğer bütün hissedarları çağırması gerektiğine dair zorunluluk ortadan kalktığından, diğer bir ifade ile paydaşların hisseleri oranında 2/3 çoğunluğu sağlayarak aldıkları bir karar artık yeterli olduğundan, usulüne uygun şekilde süre verilmesine rağmen çoğunluk kararına katılmayan davacının arsa payının satışı yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; aynı taşınmazdaki başka bir arsa payı hissedarı tarafından açılan ve ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayıtlı uyuşmazlıkta yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre taşınmazın m²'sinin 46.000,00 TL olması gerekirken, idare tarafından anılan hissenin daha düşük bir bedelle taşınmazın m²'si 25.500,00 TL'ye satıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından; satış işlemine dayanak alınan kat malikleri kurulu toplantısına davet edilmedikleri ve satış işleminin de usulüne uygun tebliğ edilmediği iddia edilerek, bu nedenlerle de dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmüş, davalı idare tarafından; karara dayanak alınan bilirkişi raporundaki emsallerin, dava konusu taşınmaz ile kıyaslanamayacağı, idare tarafından hazırlanan değerleme raporunun ise mevki, konum, imar durumu ve yapılaşma koşulları dikkate alınarak hazırlandığı, dolayısıyla idare tarafından takdir edilen bedelin hukuka uygun olduğu iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüş, davalı yanında müdahil tarafından ise; usul ve hukuka uygun olmayan temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
TARAFLARIN SAVUNMASI: Taraflarca, temyiz taleplerine savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idare yanında davaya katılma isteminde bulunan ...'in davanın sonucundan etkileneceği anlaşıldığından, adı geçenin davalı yanında müdahale isteminin kabulüne karar verilerek, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların ve müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/2395
Karar No: 2024/5934
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı ve davalı idare yanında müdahil tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmiş, davacı tarafından ise gerekçe eklenmek suretiyle onanması talep edilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının da bağımsız bölüm maliki olduğu binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacının arsa payının satışına ilişkin Bahçelievler Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 09/05/2022 tarihli satış işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu taşınmazla ilgili olarak 2/3 çoğunluk tarafından alınan ortak kararın davacıya usulüne uygun bir şekilde ilanen tebliğ edilerek karara katılması için 15 günlük süre verildiği, dolayısıyla hisse satışı için gerekli işlemlerin usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirildiği, 6306 sayılı Kanun'a ve Uygulama Yönetmeliği'ne göre riskli yapıların bulunduğu parsellerde yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına hissedarların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verileceği tartışmasız olmakla birlikte, 21/06/2019 tarihinde yürürlüğe giren yönetmelik değişikliği ile üçte iki çoğunluğu sağlayan hissedarların kat malikleri toplantısına diğer bütün hissedarları çağırması gerektiğine dair zorunluluk ortadan kalktığından, diğer bir ifade ile paydaşların hisseleri oranında 2/3 çoğunluğu sağlayarak aldıkları bir karar artık yeterli olduğundan, usulüne uygun şekilde süre verilmesine rağmen çoğunluk kararına katılmayan davacının arsa payının satışı yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; aynı taşınmazdaki başka bir arsa payı hissedarı tarafından açılan ve ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayıtlı uyuşmazlıkta yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre taşınmazın m²'sinin 46.000,00 TL olması gerekirken, idare tarafından anılan hissenin daha düşük bir bedelle taşınmazın m²'si 25.500,00 TL'ye satıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından; satış işlemine dayanak alınan kat malikleri kurulu toplantısına davet edilmedikleri ve satış işleminin de usulüne uygun tebliğ edilmediği iddia edilerek, bu nedenlerle de dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmüş, davalı idare tarafından; karara dayanak alınan bilirkişi raporundaki emsallerin, dava konusu taşınmaz ile kıyaslanamayacağı, idare tarafından hazırlanan değerleme raporunun ise mevki, konum, imar durumu ve yapılaşma koşulları dikkate alınarak hazırlandığı, dolayısıyla idare tarafından takdir edilen bedelin hukuka uygun olduğu iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüş, davalı yanında müdahil tarafından ise; usul ve hukuka uygun olmayan temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
TARAFLARIN SAVUNMASI: Taraflarca, temyiz taleplerine savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idare yanında davaya katılma isteminde bulunan ...'in davanın sonucundan etkileneceği anlaşıldığından, adı geçenin davalı yanında müdahale isteminin kabulüne karar verilerek, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların ve müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.