Danıştay4. Daireİdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2024/2034 K.2024/3932
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2034
Karar No : 2024/3932
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :1- ...
2- ...
...
8- ...
9- ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin İli, Kızıltepe İlçesi, ... Köyü mevkiinde, davalı yanında müdahil tarafından gerçekleştirilmesi planlanan, "RN:... ER:... No'lu Kalker Ocağı ve Kırma - Eleme Tesisi Üretim Miktarı ve Alan Yönünden Kapasite Artışı Projesi"ne ilişkin Mardin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürülüğü'nce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarih ve E:2023/876, K:2023/1962 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yeniden yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; davacılardan ..., ... ve ... dışındaki diğer davacılar yönünden, proje dosyasında bölgenin jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerini içeren ayrıntılı raporun hazırlanması gerektiği, ancak proje tanıtım dosyasında böyle bir raporun bulunmadığının görüldüğü, bölgenin jeolojik ve hidrojeolojik yapısı hakkında değerlendirme yapılabilmesi için sayısal değerlerin tespit edilmesi gerektiği, bölgede yapılacak jeolojik, jeofizik ve hidrojeolojik çalışmalar neticesinde elde edilecek sayısal değerler üzerinden maden sahası ile ilgili proje çalışması yapılması gerektiği, bu doğrultuda proje tanıtım dosyasında faaliyet alanı ve çevresi ile ilgili hidrojeolojik veri eksikliğinin bulunduğu, madencilik faaliyetinin bölgede bulunan yer altı ve yer üstü su kaynaklarına yapacağı olumsuz etki değerlendirilmesinin yapılmadığı görülmekle birlikte, planlanan maden çalışmasından kaynaklanabilecek tozların maden alanlarının güneyinde ve 30 metre gibi çok yakın konumda başlayan tarım alanlarındaki ürünlerin vegatatif ve generatif gelişmesine olumsuz etkisi olacağı, dolayısıyla kalker ocağı ve kırma - eleme tesisinde kapasite artışına yönelik tesis edilen dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararının hukuka ve mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacılardan ..., ... ve ...'in davadan feragat etmesi nedeniyle, anılan davacılar yönünden ise feragat nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerde, davacılardan ..., ... ve ... yönünden feragat nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına; diğer davacılar yönünden ise dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı tarafından; öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının re'sen araştırılması ve süre aşımı gerçekleşmiş ise davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği; Mardin Valiliğince yürütülen ÇED süreçlerinin ilgili mevzuat çerçevesinde usul ve esaslara uygun olarak ilgili tüm kurumlardan kurum görüşleri alınarak faaliyet yerinde ve dosya üzerinde detaylı inceleme kapsamında yürütüldüğü, proje yakın çevresinin yer altı suyu kuyuları ve yakın civarının jeolojisini oluşturan kayaçların akifer olma özelliklerini de içeren raporun, ÇED Yönetmeliği EK-1 kapsamında ÇED sürecine tabi olan projeler hakkında hazırlanabileceği, projenin büyüklüğü itibarıyla EK-2 kapsamında olduğundan, bu doğrultuda detaylı bir rapor hazırlanmasına gerek olmadığı, kaldı ki ilgili kurum olan DSİ tarafından görüş alındığı ve bunun yeterli kabul edilmesi gerektiği, ziraat mühendisliği açısından oluşacağı belirtilen olumsuz etkilere karşı alınacak tam kapalı sistem, pulvarize toz indirgeme ve torbalı filtreleme sistemi ile çalışılmasının taahhüt edilmesi gibi detaylı önlemlere proje tanıtım dosyasında yer verildiği ve Mardin Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün uygun görüşünün alındığı, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından; uyuşmazlık konusu tesiste bulunan bant bunker olarak ifade edilen kısımların tamamının tozumaya karşı üstünün kapalı olduğu ve pulvarizasyon (spreyleme) sisteminin takılı olduğu, ÇED Yönetmeliği kapsamında tesiste ilgili idareler tarafından denetimlerin düzenli olarak gerçekleştirildiği, kalker ocağı ve kırma eleme tesisinin ekili ürünlere zarar verdiği iddiasının tamamen asılsız olduğu, kalker ocağının genişletilmesinin planlandığı yönün Kocalar Köyü'nden aksi istikamette olduğu, davacılar tarafından dosyaya sunulan fotoğrafların proje ile ilgisinin bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ziraat mühendisliği ve jeoloji mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısımlarında, hatalı tespit ve yorumlara yer verildiği, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından verilen olumlu görüşlerin proje tanıtım dosyasında yer aldığı, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olarak verilen temyiz edilen iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edilen kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 12/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; Mardin İli, Kızıltepe İlçesi, ... Köyü mevkiinde, davalı yanında müdahil tarafından gerçekleştirilmesi planlanan, "RN:... ER:... No'lu Kalker Ocağı ve Kırma - Eleme Tesisi Üretim Miktarı ve Alan Yönünden Kapasite Artışı Projesi"ne ilişkin Mardin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürülüğü'nce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) Gerekli Değildir kararı"nın iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince, bilirkişi raporunun ve dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, proje dosyasında bölgenin jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerini içeren ayrıntılı raporun bulunmaması ve bu nedenle proje tanıtım dosyasında faaliyet alanı ve çevresi ile ilgili hidrojeolojik veri eksikliğinin bulunduğu, madencilik faaliyetinin bölgede bulunan yer altı ve yer üstü su kaynaklarına yapacağı olumsuz etki değerlendirilmesinin yapılmadığı, öte yandan, planlanan maden çalışmasından kaynaklanabilecek tozların maden alanlarının güneyinde ve 30 metre gibi çok yakın konumda başlayan tarım alanlarındaki ürünlerin vegatatif ve generatif gelişmesine olumsuz etkisi olacağı gerekçesiyle dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; dava konusu projenin mevcut "kalker ocağı ve kırma - eleme tesisinde üretim miktarı ve alan yönünden kapasite artışı"na ilişkin olduğu, söz konusu tesis kapsamında verilen "ÇED Gerekli Değildir kararı"nın ilk defa yapılacak yeni bir faaliyete ilişkin olmadığı, yıllardır faaliyet gösteren kalker ocağı ve kırma - eleme tesisindeki kapasite artışına ilişkin olduğu hususu birlikte dikkate alındığında; Mahkeme kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin, uyuşmazlık konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı"na esas proje tanıtım dosyasını kusurlandırmaya yeterli olmadığı sonucuna varılmış olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2034
Karar No : 2024/3932
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :1- ...
2- ...
...
8- ...
9- ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin İli, Kızıltepe İlçesi, ... Köyü mevkiinde, davalı yanında müdahil tarafından gerçekleştirilmesi planlanan, "RN:... ER:... No'lu Kalker Ocağı ve Kırma - Eleme Tesisi Üretim Miktarı ve Alan Yönünden Kapasite Artışı Projesi"ne ilişkin Mardin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürülüğü'nce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarih ve E:2023/876, K:2023/1962 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yeniden yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; davacılardan ..., ... ve ... dışındaki diğer davacılar yönünden, proje dosyasında bölgenin jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerini içeren ayrıntılı raporun hazırlanması gerektiği, ancak proje tanıtım dosyasında böyle bir raporun bulunmadığının görüldüğü, bölgenin jeolojik ve hidrojeolojik yapısı hakkında değerlendirme yapılabilmesi için sayısal değerlerin tespit edilmesi gerektiği, bölgede yapılacak jeolojik, jeofizik ve hidrojeolojik çalışmalar neticesinde elde edilecek sayısal değerler üzerinden maden sahası ile ilgili proje çalışması yapılması gerektiği, bu doğrultuda proje tanıtım dosyasında faaliyet alanı ve çevresi ile ilgili hidrojeolojik veri eksikliğinin bulunduğu, madencilik faaliyetinin bölgede bulunan yer altı ve yer üstü su kaynaklarına yapacağı olumsuz etki değerlendirilmesinin yapılmadığı görülmekle birlikte, planlanan maden çalışmasından kaynaklanabilecek tozların maden alanlarının güneyinde ve 30 metre gibi çok yakın konumda başlayan tarım alanlarındaki ürünlerin vegatatif ve generatif gelişmesine olumsuz etkisi olacağı, dolayısıyla kalker ocağı ve kırma - eleme tesisinde kapasite artışına yönelik tesis edilen dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararının hukuka ve mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacılardan ..., ... ve ...'in davadan feragat etmesi nedeniyle, anılan davacılar yönünden ise feragat nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerde, davacılardan ..., ... ve ... yönünden feragat nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına; diğer davacılar yönünden ise dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı tarafından; öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının re'sen araştırılması ve süre aşımı gerçekleşmiş ise davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği; Mardin Valiliğince yürütülen ÇED süreçlerinin ilgili mevzuat çerçevesinde usul ve esaslara uygun olarak ilgili tüm kurumlardan kurum görüşleri alınarak faaliyet yerinde ve dosya üzerinde detaylı inceleme kapsamında yürütüldüğü, proje yakın çevresinin yer altı suyu kuyuları ve yakın civarının jeolojisini oluşturan kayaçların akifer olma özelliklerini de içeren raporun, ÇED Yönetmeliği EK-1 kapsamında ÇED sürecine tabi olan projeler hakkında hazırlanabileceği, projenin büyüklüğü itibarıyla EK-2 kapsamında olduğundan, bu doğrultuda detaylı bir rapor hazırlanmasına gerek olmadığı, kaldı ki ilgili kurum olan DSİ tarafından görüş alındığı ve bunun yeterli kabul edilmesi gerektiği, ziraat mühendisliği açısından oluşacağı belirtilen olumsuz etkilere karşı alınacak tam kapalı sistem, pulvarize toz indirgeme ve torbalı filtreleme sistemi ile çalışılmasının taahhüt edilmesi gibi detaylı önlemlere proje tanıtım dosyasında yer verildiği ve Mardin Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün uygun görüşünün alındığı, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından; uyuşmazlık konusu tesiste bulunan bant bunker olarak ifade edilen kısımların tamamının tozumaya karşı üstünün kapalı olduğu ve pulvarizasyon (spreyleme) sisteminin takılı olduğu, ÇED Yönetmeliği kapsamında tesiste ilgili idareler tarafından denetimlerin düzenli olarak gerçekleştirildiği, kalker ocağı ve kırma eleme tesisinin ekili ürünlere zarar verdiği iddiasının tamamen asılsız olduğu, kalker ocağının genişletilmesinin planlandığı yönün Kocalar Köyü'nden aksi istikamette olduğu, davacılar tarafından dosyaya sunulan fotoğrafların proje ile ilgisinin bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ziraat mühendisliği ve jeoloji mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısımlarında, hatalı tespit ve yorumlara yer verildiği, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından verilen olumlu görüşlerin proje tanıtım dosyasında yer aldığı, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olarak verilen temyiz edilen iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edilen kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 12/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; Mardin İli, Kızıltepe İlçesi, ... Köyü mevkiinde, davalı yanında müdahil tarafından gerçekleştirilmesi planlanan, "RN:... ER:... No'lu Kalker Ocağı ve Kırma - Eleme Tesisi Üretim Miktarı ve Alan Yönünden Kapasite Artışı Projesi"ne ilişkin Mardin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürülüğü'nce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) Gerekli Değildir kararı"nın iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince, bilirkişi raporunun ve dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, proje dosyasında bölgenin jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerini içeren ayrıntılı raporun bulunmaması ve bu nedenle proje tanıtım dosyasında faaliyet alanı ve çevresi ile ilgili hidrojeolojik veri eksikliğinin bulunduğu, madencilik faaliyetinin bölgede bulunan yer altı ve yer üstü su kaynaklarına yapacağı olumsuz etki değerlendirilmesinin yapılmadığı, öte yandan, planlanan maden çalışmasından kaynaklanabilecek tozların maden alanlarının güneyinde ve 30 metre gibi çok yakın konumda başlayan tarım alanlarındaki ürünlerin vegatatif ve generatif gelişmesine olumsuz etkisi olacağı gerekçesiyle dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; dava konusu projenin mevcut "kalker ocağı ve kırma - eleme tesisinde üretim miktarı ve alan yönünden kapasite artışı"na ilişkin olduğu, söz konusu tesis kapsamında verilen "ÇED Gerekli Değildir kararı"nın ilk defa yapılacak yeni bir faaliyete ilişkin olmadığı, yıllardır faaliyet gösteren kalker ocağı ve kırma - eleme tesisindeki kapasite artışına ilişkin olduğu hususu birlikte dikkate alındığında; Mahkeme kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin, uyuşmazlık konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı"na esas proje tanıtım dosyasını kusurlandırmaya yeterli olmadığı sonucuna varılmış olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.