‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2024/1684 K.2024/5298

Esas No: 2024/1684 · Karar No: 2024/5298 · Karar Tarihi: 02.10.2024
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/1684
Karar No: 2024/5298

TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Valiliği

VEKİLİ: Av. ...

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bursa İli, İznik İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkinde bulunan alanda Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilmek istenen taş ocağı projesi için Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nce düzenlenen ... tarihli, E... sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, bilirkişi raporunun davalı yanında müdahile tebliğ edilmek suretiyle itiraz etme olanağı tanınarak, varsa bu itirazlar ile dava dilekçesinde yer alıp karşılanmadığı ileri sürülen iddialar ve temyiz dilekçesindeki diğer iddialar dikkate alınarak, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla ve gerekirse bilirkişi ek raporu alınmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Danıştay Dördüncü Dairesinin 05/10/2023 tarih ve E:2023/11999, K:2023/5310 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu, dava konusu işleme esas alınan nihai proje tanıtım dosyasında, proje alanı ve civarındaki kuru, mevsimsel akışa sahip veya akar durumdaki su kaynakları ile yer altı suyu kaynaklarına ilişkin proje tanıtım dosyasında herhangi bir bilgi bulunmadığı, dolayısıyla yer altı ve yer üstü su kaynaklarının proje faaliyetinden nasıl etkileneceğinin değerlendirilmediği, İznik Gölünün proje alanına yaklaşık 4 kilometre mesafede bulunduğu, proje alanının İznik Gölü Sulak Alanı Tampon Bölge Sınırları içerisinde kaldığı, proje tanıtım dosyasında maden sahasına yakın bölgenin tarımsal özelliklerinin, zeytinliklerin yeterli düzeyde incelenmediği, hazırlanan proje tanıtım dosyasının jeolojik veriler, tektonik veriler (makro ve mikro faylar, hareket yönleri, depremsellik), heyelan ve taş düşmesi şev stabilitesi, hidrojeolojik veriler (havzanın beslenme sınırları, su hattı çizgisi, yer altı su hareket yönleri, beslenme sınırları, mevsimsel akan dereler, çeşmeler ve su kaynakları) yönünden eksik ve yetersiz olduğu, proje maden sahasına 315 metre mesafede zeytinlik bulunduğu, bu durumun 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesine uygun olmadığı belirtilerek, proje tanıtım dosyasının projenin yapılacağı yerin ve etki alanının çevresel özelliklerini, çevresel etkilerini belirlemede yetersiz olduğu ve olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da azaltılması için alınacak önlemleri yansıtmadığı anlaşıldığından, anılan proje tanıtım dosyasına dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, temyize konu karar ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin gerekli kurum görüşleri alınarak hukuka uygun tesis edildiği iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği iddia edilmiş, davalı yanında müdahil tarafından ise; dava konusu proje nedeniyle bölge halkı tarafından sırasıyla toz, gürültü, titreşim ve araç trafiği hususlarında endişeler dile getirildiği, ancak bu konuda gerekli tedbirlerin alındığı ve üretim esnasında ise sürekli denetime tabi tutanağı iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından temyiz taleplerine cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 02/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince; bilirkişi raporuna dayanılarak, özetle; proje tanıtım dosyasında, gerçekleştirilmek istenen projenin civardaki su kaynaklarına ve İznik Gölü'ne nasıl etki edeceği hususunda yeterli bilgi bulunmadığı, bölgedeki tarımsal alanlar ile zeytinlik alanlar dikkate alınmadığı, yine proje tanıtım dosyasında bölgenin jeolojik verilerine ilişkin bilgilerin eksik ve yetersiz olduğu gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Oysaki; İdare Mahkemesi tarafından iptal kararına dayanak alınan bilirkişi raporunun, somut ve ayrıntılı bilimsel veri içermediği, proje tanıtım dosyasının yetersiz olduğu yolunda yüzeysel değerlendirmeler yapıldığı, bu haliyle proje tanıtım dosyasının yeterli olup olmadığını değerlendirmeye esas alınabilecek niteliğe ve içeriğe sahip olmadığı kanaatine varılmıştır.

Bu durumda; temyize konu kararın bozularak, dava konusu projenin gerçekleştirilmesinin, kamu yararı ve çevre dengesi gözetilerek, çevresel açıdan oluşturabileceği muhtemel zararlar ile bu zararların alınacak önlemlerle giderilebilmesinin mümkün olup olmadığının, Dairemizce yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle hazırlanacak rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, Dairemiz çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?