‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare HukukuGayrimenkul ve Emlak Hukuku

Danıştay 4. Daire E.2024/1190 K.2024/5585

Esas No: 2024/1190 · Karar No: 2024/5585 · Karar Tarihi: 10.10.2024
Özet: (1) Uyuşmazlık, Ataşehir Belediyesi tarafından 95 bağımsız bölümlerin ortak sermaye devrinin iptali talebine ilişkin yapılan temyiz davasının temel ve vekalet ücretine ilişkin kararların incelenmesine yöneliktir. (2) Danıştay, temyiz istemlerini inceleme gereği görmeksizin reddetti, temyiz giderlerini istemci tarafına yükledi ve kararı taraflara tebliğ ettikten sonra dosyayı İdare Mahkemesine gönderdi.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/1190
Karar No: 2024/5585

TEMYİZ EDEN

TARAFLAR: I- (DAVACILAR)
1- ...

2- ...

...

12- ...

13- ...

VEKİLİ: Av. ...

II- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının esasa ilişkin kısmının davalı idare tarafından, vekalet ücretine ilişkin kısmının ise davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: İstanbul İli, Ataşehir İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 95 adet bağımsız bölümünün belediye iştiraki olan şirkete ayni sermaye olarak devredilmesine ilişkin Ataşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın konusunun, söz konusu bağımsız bölümlerin değeri göz önünde bulundurulduğunda, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilerek, davalı idarenin temyiz isteminin esasının incelenmesi; davacıların temyiz istemi hakkında ise, temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü ve Sekizinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.

b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.

c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.

d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.

e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.

f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.

g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.

ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.

i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.

j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.

k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." hükümlerine yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir.

Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü; 7. fıkrasında ise, "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir. " hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer almayan davalar hakkında idare mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvuruları üzerine, bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu; dolayısıyla, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; görülmekte olan davanın, Ataşehir Belediyesi Meclis Üyesi olan davacılar tarafından, İstanbul İli, Ataşehir İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 95 adet bağımsız bölümünün ayni sermaye olarak, davalı idare iştiraki ... İnşaat Temizlik Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine devredilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ataşehir Belediye Meclis kararının iptali istemiyle açıldığı ve iptali istenilen işlemin 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan temyiz edilebilir uyuşmazlıklar arasında yer almadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda; görülmekte olan davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan davalar arasında yer almadığı ve temyiz istemine konu kararın, istinaf incelemesi sonucu Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesine, yasal olanak bulunmamaktadır.

Öte yandan; ... Bölge İdare Mahkemesinin ... İdare Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak karar verilmesine karşın, davalı tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesinin ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı ara kararı ile "uyuşmazlığın maddi değeri dikkate alındığında, temyiz kanun yoluna başvurulabileceği" gerekçesiyle dosyanın Danıştaya gönderilmesine karar verildiği görülmekte olup; yukarıda belirtildiği üzere, iptali istenen işlemin 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde "tahdidi" olarak sayılan temyiz edilebilir uyuşmazlıklar arasında yer almadığı ve dava konusu işlemde uyuşmazlık konusu taşınmazların değerinin belirlenmediği gibi, Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine dair nihai kararın verilmesinden sonra, uyuşmazlığın maddi değeri dikkate alınarak temyiz kanun yoluna başvurulabileceği gerekçesiyle dosyanın Danıştaya gönderilmesine yönelik ara kararı alınmasında da usul kurallarına uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Diğer taraftan; davalı idarenin temyiz dilekçesinin, davacılara 20/02/2024 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, davacılar vekili Av. ... tarafından verilen ve 22/02/2024 tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçede, vekalet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerektiğinden bahisle, "karşı temyiz" isteminde bulunulmuş ise de; istemde bulunulurken gerekli temyiz harç ve masraflarının yatırılmadığı, aynı İdare Dava Dairesi tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48/6. maddesi uyarınca, gerekli harç ve masrafların 7 gün içinde yatırılması, aksi halde temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağının usulüne uygun olarak 03/03/2024 tarihinde davacılar vekili Av. ...'e tebliğ edilmesine karşın, verilen süre içerisinde istenilen eksikliklerin tamamlanmadığı görüldüğünden; davacılar tarafından yapılan temyiz isteminin esasının incelenmesine de hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?