Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/9894 K.2024/5536
T.C. DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9894
Karar No : 2024/5536
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 27/05/2009 tarih ve 27240 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2009/14992 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Mardin İli, Derik İlçesi, ... Köyü, ... Mevki'nde Mardin 29. Kısım AT ve TİGH projesi kapsamında yapılan arazi toplulaştırma işleminin ... parsel ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile keşif sırasında yapılan incelemeler ve bilirkişi raporunun bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacının parsellerinin fiili kullanımının zorlaştığı, parsel sayısının 2'den 4'e çıktığı, yeni verilen ... ada ... parselin eski parsellere oranla veriminin düşük olduğu, eski parseller yol kenarında bulunurken yeni oluşan parsellerin eğimli ve yola cephesi olmayan araziden verildiği ve bu sebeple yeni parsellerin değerinin daha düşük olduğu, yeni parsellerin birbirine uzak olması sebebiyle tarımsal maliyeti arttıracağı ve sulama imkanının da zorlaşacağı, dolayısıyla dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacıya eşdeğer parsel verilmediği görülmekte olup, dava konusu toplulaştırma işleminin toplulaştırma ilke ve esaslarına aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Binlerce parsel, on binlerce hissenin tespiti, sabit tesislerin incelenmesi, kadastro ve tapu hatalarının düzeltilmesi, şahısların tercih ve dilekçeleri ile farklı farklı talepleri ve diğer taraftan bekleyen onlarca kamu yatırımları sonucunda güçlükle yapılan toplulaştırma planlamasının ilanlar ile mahallinde duyurulması sonucunda arazi sahiplerine yeni yerlerin verilmesi gibi işlemlerin yapıldığı toplulaştırmada, toplulaştırma sonrasında parsellerin yola cepheli olacak şekilde, sulama imkanlarından en iyi şekilde yararlanması sağlanarak ve mümkün olduğunca düzgün şekillerde ve parçalı arazilerin toplanarak verimliliğinin arttırılmasının amaçlandığı, tüm maliklere sabit bir şekilde toplulaştırma öncesindeki taşınmazların bulunduğu yerde ve müstakil olarak yer verilme imkanının ne hukuken ne mantıken ne de teknik olarak mümkün olmadığı, normal şartlarda parselin tamamının yerinde bırakılmış olsaydı kesinti oranına göre 4.261,44 m2 kesinti yapılacak olmasına rağmen, derecelendirme devreye girdiğinden 1.808,64 m2 kesinti yapıldığı ve bu sebeple davacıların mağduriyetinin bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiğ ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9894
Karar No : 2024/5536
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 27/05/2009 tarih ve 27240 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2009/14992 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Mardin İli, Derik İlçesi, ... Köyü, ... Mevki'nde Mardin 29. Kısım AT ve TİGH projesi kapsamında yapılan arazi toplulaştırma işleminin ... parsel ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile keşif sırasında yapılan incelemeler ve bilirkişi raporunun bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacının parsellerinin fiili kullanımının zorlaştığı, parsel sayısının 2'den 4'e çıktığı, yeni verilen ... ada ... parselin eski parsellere oranla veriminin düşük olduğu, eski parseller yol kenarında bulunurken yeni oluşan parsellerin eğimli ve yola cephesi olmayan araziden verildiği ve bu sebeple yeni parsellerin değerinin daha düşük olduğu, yeni parsellerin birbirine uzak olması sebebiyle tarımsal maliyeti arttıracağı ve sulama imkanının da zorlaşacağı, dolayısıyla dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacıya eşdeğer parsel verilmediği görülmekte olup, dava konusu toplulaştırma işleminin toplulaştırma ilke ve esaslarına aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Binlerce parsel, on binlerce hissenin tespiti, sabit tesislerin incelenmesi, kadastro ve tapu hatalarının düzeltilmesi, şahısların tercih ve dilekçeleri ile farklı farklı talepleri ve diğer taraftan bekleyen onlarca kamu yatırımları sonucunda güçlükle yapılan toplulaştırma planlamasının ilanlar ile mahallinde duyurulması sonucunda arazi sahiplerine yeni yerlerin verilmesi gibi işlemlerin yapıldığı toplulaştırmada, toplulaştırma sonrasında parsellerin yola cepheli olacak şekilde, sulama imkanlarından en iyi şekilde yararlanması sağlanarak ve mümkün olduğunca düzgün şekillerde ve parçalı arazilerin toplanarak verimliliğinin arttırılmasının amaçlandığı, tüm maliklere sabit bir şekilde toplulaştırma öncesindeki taşınmazların bulunduğu yerde ve müstakil olarak yer verilme imkanının ne hukuken ne mantıken ne de teknik olarak mümkün olmadığı, normal şartlarda parselin tamamının yerinde bırakılmış olsaydı kesinti oranına göre 4.261,44 m2 kesinti yapılacak olmasına rağmen, derecelendirme devreye girdiğinden 1.808,64 m2 kesinti yapıldığı ve bu sebeple davacıların mağduriyetinin bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiğ ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.