‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/8472 K.2023/7061

Esas No: 2023/8472 · Karar No: 2023/7061 · Karar Tarihi: 14.12.2023
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/8472
Karar No: 2023/7061

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı (E-Tebligat)

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (E-Tebligat)

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, işletmeciliğini yaptığı Ankara İli, Çankaya İlçesi, ... mahallesi ... Caddesi No:... adresinde bulunan .... sınıf lokanta niteliğindeki işyerinin faaliyetten menine dair ... tarih ve ... sayılı Çankaya Belediyesi Encümeni kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından 2. sınıf lokanta statüsünde işletilmek üzere kiralanan söz konusu taşınmaza ilişkin 07/12/2017 tarihli işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümleri kapsamında öngörülen bir aylık kontrol süresi içinde 27/12/2017 tarihinde yapılan denetim sonrasında taşınmazın projeye uygunluğunun İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nden sorulması kararı alınması üzerine, anılan idarenin ... tarih ve E... sayılı cevabi yazısıyla taşınmazda mimari projesine aykırılıkların bulunduğu ve bu aykırılıklara ilişkin Çankaya Belediye Encümeni kararlarının mevcut olduğunun belirtildiği, ... tarih ve E... sayılı Çankaya Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü yazısıyla aykırılıkları 15 günlük süre içerisinde gidermesi gerektiği, aksi takdirde işyeri ruhsatının iptal edileceğinin davacı şirkete bildirildiği, verilen bu süre içerisinde aykırılıkların giderilmediğinin tespiti üzerine 07/11/2018 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edildiği sonrasında da İdarece, ... tarih ve ... sayılı kararı ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edildiğinden bahisle işyerinin faaliyetten menine karar verilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, Mahkeme kayıtlarına 26/07/2019 tarihinde giren davacı vekiline ait dilekçe ekinde yer alan 18/06/2019 tarihli Çankaya Belediye Encümeni kararında; iş yeri adresinde bulunan mevcut yapıdaki projeye aykırılıklar hususunda ... tarih, ... sayılı ve ... tarih, ... sayılı Encümen kararlarının alındığı, bu kararlarda belirtilen hususlara ilişkin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 23/05/2019 tarihli yapı kayıt belgesinin düzenlendiğinin tespit edildiği, Encümen Kararlarında belirtilen imara aykırı hususların tamamını kapsayan yapı kayıt belgesine istinaden ... tarih ve ... tarih ve ... sayılı Encümen Kararlarının iptaline" hususlarına yer verildiği, bu durumda, dava konusu işyerinin faaliyetten meni işleminin dayanağı olan işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptalinin gerekçesinin İmar Mevzuatına ve mimari projeye aykırılıklar olduğu ve söz konusu aykırılıklar için "yapı kayıt belgesi" alındığı, dolayısıyla ruhsat iptalinin gerekçesinin ortadan kalktığı anlaşıldığından, ruhsat iptali işlemine bağlı olarak tesis edilen ve dayanağı ortadan kalkan işyerinin faaliyetten meni işleminde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı İdare tarafından, söz konusu iş yerine ilişkin yapı kayıt belgesi bulunmasının iş yeri açma ve çalışma ruhsatının geçerliliği için yeterli olmadığı bu nedenle idarece yapılan iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde oycokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY:
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6. maddesinde; "İşyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerleri, 3. maddede belirtilen merciler tarafından ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına ruhsatın veriliş tarihini izleyen bir ay içinde kontrol ettirilirler. Bu süre içinde kontrol ettirilmemesi halinde, ilgili, çalışma ruhsatı almış sayılır ve kontrol görevini süresinde yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında yasal hükümler uygulanır. Ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde, 4. maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde; verilmiş olan ruhsat, ilgili mevzuattaki hükümler çerçevesinde yetkili merci veya mülki idare amirince iptal edilerek işyeri kapatılır ve ilgililer hakkında ayrıca işlem yapılır." düzenlemesi yer almaktadır.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinin 1. fıkrasında; ''Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.'' ve aynı maddenin 4. fıkrasında, "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükümlerine yer verilmiş, bu Kanuna dayanılarak hazırlanan 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin 6. maddesinin 3. fıkrasındaki; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." düzenleme ile de bu husus yinelenmiştir.

5326 sayılı Kabahatler Kanunun 5. maddesinde, "26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." hükmü yer almaktadır.

Derhal uygulanma ilkesi, genel olarak hukuk kurallarının yürürlüğe girdiği zaman ile yürürlükten kalktığı zaman arasında gerçekleşen olaylara uygulanmasıdır. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeye göre, idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulanma kuralı bütün idari yaptırım kararları için geçerlidir. Kanunların zaman bakımından uygulanmasında genel kural, her düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara uygulanması olup idari usuller ve yargısal usulleri değiştiren kurallarda olduğu gibi idari yaptırım kararları da kamu düzeni ile yakından ilgili olmaları nedeniyle derhal yürürlüğe girerler ve kazanılmış hakların korunması dışında herhangi bir nedenle eski usul hükümleri uygulanmaz. Derhal uygulama kuralı, daha sonra yürürlüğe giren lehe hükmün, önceki kanunun yürürlükte olduğu olaylara uygulanmasına imkan sağlamaz. İdari yargı mercileri yönünden lehe olan düzenleme ancak yargılama usul kurallarında yapılacak değişikliklerin bakılan uyuşmazlıklarda uygulanması şeklinde olabilir.

İdari yargı mercii tarafından bir idari işlemin hukuka uygunluğu, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat hükümlerine göre değerlendirilecek olup, eğer işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat hükümlerine aykırılık yoksa hukuka uygun olduğunun kabulü gerekeceğinden, bunun istisnasının ancak açık kanun hükmü ile düzenlenmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, idari yaptırımın unsurları, türü, uygulama çeşitliliği nedeniyle lehe hüküm uygulanabilmesi için bu konudaki uygulama şeklinin ayrıntılı bir şekilde kanunla belirlenmesi gerekmektedir. Aksi durum belirsizliğe, idarede zaafiyete, uygulamada karmaşaya yol açar. Nitekim, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinin 4. fıkrasında yapılan düzenleme ile Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği geçmişe yönelik olarak düzenlenmiştir.

Uyuşmazlık konusu olayda ise, yıkım ve idari para cezası için getirilen sözkonusu lehe düzenleme, ruhsat hukukuna göre tesis edilen işlemlerin geçmişe dönük olarak iptali sonucunu doğurmaz.

İptal davalarında, işlemin tesis edildiği tarihteki kanun hükümlerine göre inceleme ve değerlendirme yapılacaktır. İdarenin, işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren kurallara göre hareket etme imkanı bulunmadığından daha sonra yürürlüğe giren lehe hüküm düzenlemesi, tatbik tarihinde hukuka uygun olarak tesis edilen işlemi hukuka aykırı hale getirmez. Aksi halde, karar tarihinde mevcut yeni hukuki duruma göre değerlendirme yapılması, işlem tarihinde yürürlükte olmayan dolayısı ile idarenin uygulama imkanı bulunmayan kanuna göre idari işlemin denetiminin yapılması sonucunu doğurur. İdari yaptırımlarda lehe hükmün geçmişe yürütülmesinden değil ancak işlemin tesis edildiği aşamada varsa lehe hükmün uygulanmasından söz edilebilir.

Lehe hükmün uygulanmamasının iptal davasına konu edilebilmesi için idarenin işlem tesis ettiği tarih itibariyle lehe hükmün mevcut olması zorunludur. İşlem tarihinde mevcut olmayan (lehe) hükmün uygulanmaması nedeniyle işlemin hukuka aykırılığından söz edilemeyecektir. Esasen idarenin lehe kanun hükmünü uygulayıp uygulamadığının denetimi ayrı bir iptal davasının konusunu oluşturur. Zira, ilgililerin lehe kanun düzenlemesini müteakip bu konuda ilgili idareye yapacakları müracaat sonucuna göre oluşacak hukuki duruma göre ayrıca inceleme yapılacaktır.

Her ne kadar dava konusu işlemin iptal gerekçesinde, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi kapsamında 23/05/2019 tarihli yapı kayıt belgesinin düzenlendiği, Encümen Kararlarında belirtilen imara aykırı hususların tamamını kapsayan yapı kayıt belgesine istinaden ... tarih ve ... tarih ve 455.13 sayılı Encümen Kararlarının iptal edildiğinin görülmesi üzerine dava konusu işyerinin faaliyetten meni işleminin dayanağı olan işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptalinin gerekçesinin, İmar mevzuatına ve mimari projeye aykırılıklar olduğu ve söz konusu aykırılıklar için "yapı kayıt belgesi" alındığı, dolayısıyla ruhsat iptalinin gerekçesinin ortadan kalktığı belirtilmiş ise de, söz konusu Geçici 16. madde, İmar Kanunu uyarınca verilen yıkım ve idari para cezalarına yönelik ve bunlarla sınırlı olduğu gibi, dava konusu işlemin tesis edildiği 08/11/2018 tarihinde henüz yapı kayıt belgesinin alınmadığı yine işlemin dayanağı olan ... tarih ve ... tarih ve ... sayılı Encümen Kararlarının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra, 18/06/2019 tarihinde iptal edildiği anlaşılmakta olup anılan iş yerinin ruhsatının iptal edilerek faaliyetten men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde işlemin tesis edildiği tarih itibariyle hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine verilen Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı görüşüyle Dairemiz onama kararına katılmıyorum.

Üye
Mehmet Ali
CERAN

(XX) KARŞI OY:
3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmüne Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 4 üncü maddesinde, "Kanun'un 3 üncü maddede belirtilen mercilerin, iznin verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde aşağıda öngörülen genel kriterlere göre düzenlenecek yönetmeliği esas alacakları; .. imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak" hükmüne yer verilmiştir.

3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun’un 4. maddesinde; 3. maddede belirtilen mercilerin işyeri açma ve çalışma ruhsatı verirken yapılacak beyan ve incelemelerde; insan sağlığına zarar vermemek, çevre kirliliğine yol açmamak, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak kriterlere göre düzenlenecek yönetmeliği esas alacakları, 6. maddesinde ise; ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde, 4. maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde verilmiş olan ruhsatın ilgili mevzuattaki hükümler çerçevesinde yetkili merci veya mülki idare amirince iptal edilerek işyerinin kapatılacağı, hüküm altına alınmıştır.

Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğin 6. maddesinin 8. fıkrasında ise "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda işyeri açma ve çalışma ruhsatının yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın verileceği" hüküm altına alınmıştır.

İdari işlemler, tesis edildikleri tarihteki hukuki koşullara göre tesis edilmek durumundadır. Açılan bir davada, İdarenin işleminin, hukuka uygunluğunun denetimi yapılırken de dava konusu edilen idari işlemin tesis edildiği tarihteki koşulların incelenerek karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu edilen idari işlemin, devam eden yargılama sürecinde sonradan tesis sebebinin ortadan kalkması, geçmişe yönelik olarak idarenin işlemini hukuka aykırı ve idareyi de kusurlu hale getirmez. Bu halde, dava açıldığı tarihte işlemin sebep unsurunun bulunup bulunmadığına bakılarak karar verilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.

Diğer taraftan işlem tesis edildikten sonra idareyi bu işlem tesisine sevk eden ve işlemin sebep unsurunu teşkil eden hukuka aykırılığın/eksikliğin ortadan kalkması durumunda idareye her zaman başvurularak meydana gelen yeni hukuki duruma göre yeni bir işlem tesisinin istenebilmesinin de mümkün olacağı tabiidir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından, işletmeciliğini yaptığı 2. sınıf lokanta niteliğindeki işyerinin ruhsatının iptal edilerek ruhsat alınıncaya kadar faaliyetten menine dair ... tarih ve ... sayılı Encümen kararının iptali istemiyle açılan davada, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca davacıya verilen 15 günlük süre içerisinde işyeri ruhsatına aykırılıkların giderilmediğinin tespiti üzerine 07/11/2018 tarihinde işyeri ruhsatının iptal edildiği sonrasında da idarece, ... tarih ve ... sayılı kararı ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edildiğinden bahisle işyerinin faaliyetten menine karar verilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, dava devam etmekte iken işlemin sebebi olan yapı kayıt belgesinin 23/05/2019 tarihinde düzenlendiğinin tespit edildiği, bu nedenle dayanağı ortadan kalktığı gerekçesiyle ruhsat iptali ve işyerinin faaliyetten meni işlemlerinde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış ise de dava konusu işlem tarihi itibariyle yapı kayıt belgesi mevcut olmadığından tesis edilen idare işleminde hukuka aykırılık, dava konu işlemi iptal eden Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?