Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/6211 K.2024/2275
Özet: Uyuşmazlık, Büyükşehir Belediyesi Anonim Şirketi tarafından talep edilen 3.081.809,52 TL tutarında ecrimisil alacağının tahsiline ilişkin ödeme emrinin iptaline yöneliktir. Mahkeme, idare mahkemesinin kararına karşı verilen temyiz dilekçesini kabul ederek ödeme emrinin iptaline karar vererek idare mahkemesi kararını bozmuştur.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/6211
Karar No: 2024/2275
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Büyükşehir Belediyesi ... Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından; 3.081.809,52 TL tutarındaki ecrimisil alacağının tahsiline ilişkin olarak Yamanlar Vergi Dairesi tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ödeme emrinin dönemlerinin ecrimisil ihbarnamesine uygun olarak düzeltildiği ve tebliğ edildiği, ecrimisil ihbarnamesine karşı dava açılmadığı ve borcun kesinleştiği, ayrıca davacının itirazlarının da böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödendiği veya zaman aşımına uğradığı kapsamında bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 27/10/2021 tarih ve E:2021/15734, K:2021/3839 sayılı bozma kararına uyularak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında; dava konusu ödeme emri düzenlenmeden önce aynı konuda 08/09/2015 tarihinde düzenlenen 3.081.809,52 TL tutarındaki ödeme emrinin ... İdare Mahkemesinin ... gün ve E: ..., K:... sayılı kararı ile iptal edildiği, söz konusu karar Danıştay İkinci Dairesinin 27/10/2021 gün ve 2021/18347 Esas, 2021/3838 sayılı kararı ile bozulmuş ise de, Mahkemece bozma kararına uyulmayıp ilk kararda ısrar edilerek 08/09/2015 tarihli ödeme emrinin tekrar iptaline karar verildiği, bu ısrar kararının ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/06/2022 tarih ve E:2022/1503, K:2022/1990 sayılı kararı ile onanması üzerine uyuşmazlık konusu Yamanlar Vergi Dairesinin ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, Mahkemece yapılan yargılamada söz konusu ödeme emrinde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığına karar verildiği görülmekte olduğu belirtilerek istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, aynı konuda düzenlenen 2015 tarihli ödeme emrinin iptal edilmesiyle ödenen tutarın iade edildiği, dava konusu ödeme emriyle gecikme zammı istenmesinin hukuka aykırı olduğu, uyuşmazlığın esasının incelenmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan haliyle 55'inci maddesinde; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58'inci maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 22/11/2011-11/12/2014 tarihleri arasında İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, ... Mahallesinde kain ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın 2.530,00 m²'si üzerinde çay bahçesi, kafeterya ve golf sahası yapılmak suretiyle fuzulen işgal edilmesi nedeniyle 3.162.445,54.-TL tutarlı ecrimisil ihbarnamesi düzenlendiği, bu ihbarnameye karşı yapılan itirazın ise reddedildiği ve düzeltme ihbarnamesi uyarınca ... tarih ve ... takip numaralı 3.081.809,52 TL tutarındaki ödeme emri düzenlendiği, söz konusu ödeme emrinin ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlenerek davacıya tebliğ edildiği, bu süreçte 08/09/2015 tarihli ödeme emrinin iptaline ilişkin Mahkeme kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İkinci Dairesinin 15/03/2021 günlü, E:2021/4242, K:2021/617 sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiş ise de, mahkemenin ısrar kararının Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu kararıyla onanması üzerine İdare Dava Dairesince, davanın reddi yolundaki karara yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği, ecrimisil alacağına konu ihbarnameye ise dava açılmadığı, dolayısıyla daha önce dava konusu ödeme emrine dayanak alacağın esasıyla ilgili herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Ödeme emrinin dayanağı olan tahakkuk işlemine karşı dava açılmamış olması, davacının ecrimisil borcunu kabul ettiği anlamına gelmeyeceğinden, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı yolundaki itirazlarının yargısal incelemesinin yapılmasına engel teşkil etmemektedir.
Davacının temyiz başvurusunda esasa ilişkin itirazları olduğu halde bu itirazlarının şimdiye kadar değerlendirilmediği yolunda iddiaları bulunmaktadır.
Bu durumda, davacının ödeme emrine karşı açtığı davada İdare Mahkemesince davacı tarafından ileri sürülen itirazların "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilerek; tahakkuk dosyası ile Milli Emlak Müdürlüğünden taşınmaza ait işlem dosyası getirtildikten sonra tahakkuk ettirilen ecrimisilin yerinde olup olmadığı ortaya konulmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası yönünden bir inceleme yapılmaksızın, ödeme emrinin dayanağı olan işleme karşı dava açılmadığından bahisle kamu alacağının kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığından davacının temyiz isteminin kabul edilerek idare dava dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Esas No: 2023/6211
Karar No: 2024/2275
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Büyükşehir Belediyesi ... Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından; 3.081.809,52 TL tutarındaki ecrimisil alacağının tahsiline ilişkin olarak Yamanlar Vergi Dairesi tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ödeme emrinin dönemlerinin ecrimisil ihbarnamesine uygun olarak düzeltildiği ve tebliğ edildiği, ecrimisil ihbarnamesine karşı dava açılmadığı ve borcun kesinleştiği, ayrıca davacının itirazlarının da böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödendiği veya zaman aşımına uğradığı kapsamında bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 27/10/2021 tarih ve E:2021/15734, K:2021/3839 sayılı bozma kararına uyularak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında; dava konusu ödeme emri düzenlenmeden önce aynı konuda 08/09/2015 tarihinde düzenlenen 3.081.809,52 TL tutarındaki ödeme emrinin ... İdare Mahkemesinin ... gün ve E: ..., K:... sayılı kararı ile iptal edildiği, söz konusu karar Danıştay İkinci Dairesinin 27/10/2021 gün ve 2021/18347 Esas, 2021/3838 sayılı kararı ile bozulmuş ise de, Mahkemece bozma kararına uyulmayıp ilk kararda ısrar edilerek 08/09/2015 tarihli ödeme emrinin tekrar iptaline karar verildiği, bu ısrar kararının ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/06/2022 tarih ve E:2022/1503, K:2022/1990 sayılı kararı ile onanması üzerine uyuşmazlık konusu Yamanlar Vergi Dairesinin ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, Mahkemece yapılan yargılamada söz konusu ödeme emrinde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığına karar verildiği görülmekte olduğu belirtilerek istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, aynı konuda düzenlenen 2015 tarihli ödeme emrinin iptal edilmesiyle ödenen tutarın iade edildiği, dava konusu ödeme emriyle gecikme zammı istenmesinin hukuka aykırı olduğu, uyuşmazlığın esasının incelenmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan haliyle 55'inci maddesinde; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58'inci maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 22/11/2011-11/12/2014 tarihleri arasında İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, ... Mahallesinde kain ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın 2.530,00 m²'si üzerinde çay bahçesi, kafeterya ve golf sahası yapılmak suretiyle fuzulen işgal edilmesi nedeniyle 3.162.445,54.-TL tutarlı ecrimisil ihbarnamesi düzenlendiği, bu ihbarnameye karşı yapılan itirazın ise reddedildiği ve düzeltme ihbarnamesi uyarınca ... tarih ve ... takip numaralı 3.081.809,52 TL tutarındaki ödeme emri düzenlendiği, söz konusu ödeme emrinin ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlenerek davacıya tebliğ edildiği, bu süreçte 08/09/2015 tarihli ödeme emrinin iptaline ilişkin Mahkeme kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İkinci Dairesinin 15/03/2021 günlü, E:2021/4242, K:2021/617 sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiş ise de, mahkemenin ısrar kararının Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu kararıyla onanması üzerine İdare Dava Dairesince, davanın reddi yolundaki karara yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği, ecrimisil alacağına konu ihbarnameye ise dava açılmadığı, dolayısıyla daha önce dava konusu ödeme emrine dayanak alacağın esasıyla ilgili herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Ödeme emrinin dayanağı olan tahakkuk işlemine karşı dava açılmamış olması, davacının ecrimisil borcunu kabul ettiği anlamına gelmeyeceğinden, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı yolundaki itirazlarının yargısal incelemesinin yapılmasına engel teşkil etmemektedir.
Davacının temyiz başvurusunda esasa ilişkin itirazları olduğu halde bu itirazlarının şimdiye kadar değerlendirilmediği yolunda iddiaları bulunmaktadır.
Bu durumda, davacının ödeme emrine karşı açtığı davada İdare Mahkemesince davacı tarafından ileri sürülen itirazların "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilerek; tahakkuk dosyası ile Milli Emlak Müdürlüğünden taşınmaza ait işlem dosyası getirtildikten sonra tahakkuk ettirilen ecrimisilin yerinde olup olmadığı ortaya konulmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası yönünden bir inceleme yapılmaksızın, ödeme emrinin dayanağı olan işleme karşı dava açılmadığından bahisle kamu alacağının kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığından davacının temyiz isteminin kabul edilerek idare dava dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.