Danıştay4. Daireİdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2023/6176 K.2024/4740
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6176
Karar No : 2024/4740
TEMYİZ EDEN
**TARAFLAR:** 1- (DAVALI) ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
2- (DAVACI) ... Anonim Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı, 5.396,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın davacı tarafından akaryakıt ikmal tesisi olarak 01/01/1994-31/12/2014 tarihleri arasında işgal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen 652.000,00 TL tutarlı ecrimisile ilişkin ihbarnamenin idari yargı yerince iptal edilmesi sonucu davacı tarafından, ihtirazi kayıt ile ödenen ecrimisil bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iade edilmesi istemiyle başvurulması üzerine faiz talebinin yerine getirilemeyeceğine yönelik olarak tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlem ile, ... tarih ve ... sayılı işlemin iptalleri ile 31/03/2008 ödeme tarihinden 30/03/2015 iade tarihine kadar geçen dönem için işlemiş faiz tutarı olan 935.286,83 TL'nin yasal faiziyle tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Süre aşımı nedeniyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının Danıştay tarafından bozulması üzerine, İdare Mahkemesince verilen kararda; hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan işlem nedeniyle davacı tarafından 31/03/2008 tarihinde davalı idareye ödenen 695.208,25 TL tutarın iade edildiği 30/03/2015 tarihine kadar yasal faiz tutarının hesaplanarak ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, davaya konu faiz talebinin mesnedi yargı kararı ile iptal olunan ecrimisil ihbarnamesi sebebiyle, davalı idare uhdesinde haksız olarak kalan tutara ilişkin olduğu ve buna göre, 6183 sayılı Kanun kapsamında bir alacak olmadığından, amme alacaklarına uygulanan faiz oranın dava konusu alacağa uygulanmasına imkan bulunmadığı, bu meyanda, İdare Mahkemesinin 24/12/2020 tarihli ara kararı ile, 31/03/2008 davacı tarafın faiz ödenmesi istemiyle davalı idareye başvurduğu 04/02/2015 tarihine kadar işlemiş olan yasal faizin hesaplanarak bildirilmesinin istenilmesi üzerine, davalı idarece 427.946,25 TL faiz alacağı hesaplanmış ise de, İdare Mahkemesince resen yapılan yasal faiz hesaplamasında, 31/03/2008 tarihinde davacı tarafından davalı idareye ödenen 695.208,25 TL'nin davalı idarece iade edildiği, 30/03/2015 tarihine kadar işleyen yasal faiz tutarının 437.981,20 TL olduğu anlaşıldığından, dava konusu faiz talebinin yerine getirilemeyeceğine yönelik olarak tesis edilen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı işlemlerin iptaline, davanın 437.981,20 TL'lik kısmının kabulü ile dava tarihi olan 27/04/2015 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 497.305,63 TL'lik kısmının ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilen amme alacaklarının iadesinde de amme alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği, idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı ve mahkemeye erişim hakkını kısıtladığı, redde ilişkin kısmın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : 6183 sayılı Kanun kapsamında sayılmayan ancak, 6183 sayılı Kanuna göre tahsil olunan amme alacaklarının iadesinde yasal faiz hesaplanmasının Vergi Usul Kanunun Uygulama İç Genelgesine göre mümkün olmadığı, iptal ve kabule ilişkin kısmın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6176
Karar No : 2024/4740
TEMYİZ EDEN
**TARAFLAR:** 1- (DAVALI) ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
2- (DAVACI) ... Anonim Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı, 5.396,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın davacı tarafından akaryakıt ikmal tesisi olarak 01/01/1994-31/12/2014 tarihleri arasında işgal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen 652.000,00 TL tutarlı ecrimisile ilişkin ihbarnamenin idari yargı yerince iptal edilmesi sonucu davacı tarafından, ihtirazi kayıt ile ödenen ecrimisil bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iade edilmesi istemiyle başvurulması üzerine faiz talebinin yerine getirilemeyeceğine yönelik olarak tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlem ile, ... tarih ve ... sayılı işlemin iptalleri ile 31/03/2008 ödeme tarihinden 30/03/2015 iade tarihine kadar geçen dönem için işlemiş faiz tutarı olan 935.286,83 TL'nin yasal faiziyle tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Süre aşımı nedeniyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının Danıştay tarafından bozulması üzerine, İdare Mahkemesince verilen kararda; hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan işlem nedeniyle davacı tarafından 31/03/2008 tarihinde davalı idareye ödenen 695.208,25 TL tutarın iade edildiği 30/03/2015 tarihine kadar yasal faiz tutarının hesaplanarak ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, davaya konu faiz talebinin mesnedi yargı kararı ile iptal olunan ecrimisil ihbarnamesi sebebiyle, davalı idare uhdesinde haksız olarak kalan tutara ilişkin olduğu ve buna göre, 6183 sayılı Kanun kapsamında bir alacak olmadığından, amme alacaklarına uygulanan faiz oranın dava konusu alacağa uygulanmasına imkan bulunmadığı, bu meyanda, İdare Mahkemesinin 24/12/2020 tarihli ara kararı ile, 31/03/2008 davacı tarafın faiz ödenmesi istemiyle davalı idareye başvurduğu 04/02/2015 tarihine kadar işlemiş olan yasal faizin hesaplanarak bildirilmesinin istenilmesi üzerine, davalı idarece 427.946,25 TL faiz alacağı hesaplanmış ise de, İdare Mahkemesince resen yapılan yasal faiz hesaplamasında, 31/03/2008 tarihinde davacı tarafından davalı idareye ödenen 695.208,25 TL'nin davalı idarece iade edildiği, 30/03/2015 tarihine kadar işleyen yasal faiz tutarının 437.981,20 TL olduğu anlaşıldığından, dava konusu faiz talebinin yerine getirilemeyeceğine yönelik olarak tesis edilen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı işlemlerin iptaline, davanın 437.981,20 TL'lik kısmının kabulü ile dava tarihi olan 27/04/2015 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 497.305,63 TL'lik kısmının ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilen amme alacaklarının iadesinde de amme alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği, idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı ve mahkemeye erişim hakkını kısıtladığı, redde ilişkin kısmın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : 6183 sayılı Kanun kapsamında sayılmayan ancak, 6183 sayılı Kanuna göre tahsil olunan amme alacaklarının iadesinde yasal faiz hesaplanmasının Vergi Usul Kanunun Uygulama İç Genelgesine göre mümkün olmadığı, iptal ve kabule ilişkin kısmın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.