‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare HukukuGayrimenkul ve Emlak Hukuku

Danıştay 4. Daire E.2023/14019 K.2024/5538

Esas No: 2023/14019 · Karar No: 2024/5538 · Karar Tarihi: 09.10.2024
Özet: İlgili uyuşmazlık, Bingöl’te 05/10/2010 tarihli karar ve 2010/854 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yapılan toplulaştırma işinin tescil dışında kalması nedeniyle, davacıların parselin iptalini talep etmesine dayanıyor. Mahkeme, 3083 sayılı Kanun çerçevesinde arazinin hâlâ tescil edilerek toplulaştırma kapsamında kabulünü ve bu nedenle davasının reddini kararlaştırmıştır.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/14019
Karar No: 2024/5538

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...

2- ...

3- ...

4- ...

VEKİLLERİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 05/10/2010 tarih ve 27720 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2010/854 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Bingöl İli, Merkez İlçesi, ... Köyü'nde yapılan toplulaştırma işleminin tescil harici olan ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında tescil davasına konu edilen ... parsel sayılı taşımaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 3083 sayılı Kanunu'nun geçici 5. maddesi uyarınca, mülkiyeti ihtilaflı iken tapuda Hazine adına tescil edilen arazilerin, mülkiyet ihtilafına ilişkin davada mahkemece verilen kararda hak sahibinin belirlenmesi durumunda, hak sahibi kişilere iade edileceği, şayet bu Kanun amaçlarında kullanılmak üzere ihtiyaç duyulması nedeniyle iade edilemeyen arazilerin yerine hak sahiplerine aynı bölgede bulunan Hazineye ait eşdeğer arazinin verilmesi gerektiği hükmü göz önüne alındığında, Hazine adına tescili yapılan arazilerin arazi toplulaştırmasına dahil edilmesinin 3083 sayılı Kanun kapsamında olanaklı olduğu anlaşıldığından; davacıların hak iddia ettiği, mülkiyeti ihtilaflı durumda olan, eski durumda ..., ... ve ... kadastral parseller arasında tescil harici olan ve yeni durumda Hazine adına tescil edilen dava konusu ... parselin arazi toplulaştırmasına dahil edilerek anılan parsel yönünden yapılan tapulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Arazi toplulaştırma işlemlerinin yürütülmekte olduğu ve henüz kesinleşmediği, yürütülmesi zorunlu bir idari işlemin henüz ortada bulunmadığı, dava konusu arazinin davacılar adına tapulanması için ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (E:...) tescil davası açıldığı, bu davanın hala derdest olduğu, bir çok kez yazılı başvuruda bulunularak, dava konusu yer hakkında tescil davası bulunduğunun bildirildiği, üzerinde özel mülkiyet hakkının oluştuğu arazinin 3. şahıslara tahsisinin kanuna ve hukuka aykırı olduğu, bu nedenle taşınmazın hazine adına bırakılması gerekirken, 3. kişilere tahsis edilmesine dair idari işlemin iptalinin istenildiği, İdare Mahkemesince yapılan keşif sonucunda davanın konusuna değinmeyen, dava konusu olmayan hususlarda düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak verilen ret kararının hukuki dinlenilme ve adil yargılanma ilkelerine aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?