Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/13998 K.2024/1699
Özet: (1) Şanlıurfa Viranşehir’de toplulaştırma işlemiyle kapsanan bir taşınmazın Hazine mülkiyeti olduğu ve davacının bu taşınmaz üzerinde hak sahibi olmadığı iddia edilerek, çoklu parsellerin toplulaştırılmasının iptali talep edildi. (2) Danıştay, 2577 sayılı kanuna göre davacının ehliyetinin bulunmadığını, toplulaştırma kararının devamının hukuki gerekçeleri olmadığını belirterek temyiz istemini reddetti ve Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayladı.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/13998
Karar No: 2024/1699
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi ... Mahallesi, ... parsel (toplulaştırma sonucu ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada parsel numarası yazılmamış, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsele dönüşmüştür) sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından üzerinde hak sahibi olunduğu iddia edilen taşınmazın Hazineye ait olduğu ve davacının mülkiyetinde bulunmadığı açık olup, her ne kadar taşınmaz üzerinde kadastro mahkemesinde dava açıldığı ve lehine sonuçlanması halinde malik olacağı iddiasıyla toplulaştırma işleminin iptali talep edilmekte ise de, uyuşmazlığa konu olaydaki taşınmazın niteliği dikkate alındığında salt mülkiyet hakkını ilgilendiren konularda işlemlere karşı kadastro mahkemesinde dava açıldığı ve lehine sonuçlanması halinde malik olacağı ihtimaliyle dava açma hakkının varlığından söz etme imkanı bulunmadığı, bu durumda, malik konumunda olmayan taşınmaza karşı sadece kadastro mahkemesinde dava açıldığı ve davanın lehine sonuçlanması halinde malik olma ihtimali düşüncesiyle dava açan davacının, malik olmadığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmazda toplulaştırma işlemi yapılmasında davacının kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin ihlal edilmediği anlaşılmakla, 2577 sayılı Kanun'un aradığı anlamda bakılan davada ehliyet koşulu sağlanamadığından, davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin 1/b bendi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kadastro Mahkemesinde davalarının devam etmekte olduğu, lehine sonuçlandığı takdirde malik olacakları, menfaat kavramının dar yorumlanmasının hukuk devleti ilkesine uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/13998
Karar No: 2024/1699
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi ... Mahallesi, ... parsel (toplulaştırma sonucu ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada parsel numarası yazılmamış, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsele dönüşmüştür) sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından üzerinde hak sahibi olunduğu iddia edilen taşınmazın Hazineye ait olduğu ve davacının mülkiyetinde bulunmadığı açık olup, her ne kadar taşınmaz üzerinde kadastro mahkemesinde dava açıldığı ve lehine sonuçlanması halinde malik olacağı iddiasıyla toplulaştırma işleminin iptali talep edilmekte ise de, uyuşmazlığa konu olaydaki taşınmazın niteliği dikkate alındığında salt mülkiyet hakkını ilgilendiren konularda işlemlere karşı kadastro mahkemesinde dava açıldığı ve lehine sonuçlanması halinde malik olacağı ihtimaliyle dava açma hakkının varlığından söz etme imkanı bulunmadığı, bu durumda, malik konumunda olmayan taşınmaza karşı sadece kadastro mahkemesinde dava açıldığı ve davanın lehine sonuçlanması halinde malik olma ihtimali düşüncesiyle dava açan davacının, malik olmadığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmazda toplulaştırma işlemi yapılmasında davacının kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin ihlal edilmediği anlaşılmakla, 2577 sayılı Kanun'un aradığı anlamda bakılan davada ehliyet koşulu sağlanamadığından, davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin 1/b bendi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kadastro Mahkemesinde davalarının devam etmekte olduğu, lehine sonuçlandığı takdirde malik olacakları, menfaat kavramının dar yorumlanmasının hukuk devleti ilkesine uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.