Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/13832 K.2024/1931
Özet: Uyuşmazlık, davacının hisseli olarak malik olduğu Karaman'daki bir parselin toplulaştırma sürecinde iptal edilmesi talebine dayanmaktadır; Mahkeme, temyize konu bölge idare mahkemesi kararını onaylayarak, toplulaştırma sürecinin usulüne uygun olmadığını belirterek davacının talebini reddetti.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/13832
Karar No: 2024/1931
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının hissedarı olduğu, Karaman İli, Merkez ... Köyü, ... ada ... sayılı parseli de kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin anılan parsel yönünden iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 04/07/2022 tarih ve E:2022/689, K:2022/3699 sayılı bozma kararına uyularak verilen Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının hisseli olarak maliki olduğu ... ada, ... ve ... sayılı parsellere karşılık ... ada, ... sayılı parselin tahsis edildiği, 280 adet elma ağacı, servis yolunun bir kısmı, sınırdaki beton direkler ile tel çitin tamamına yakınının komşu parselde kaldığı, dava konusu taşınmazların da içinde bulunduğu alanın Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün 23/06/2014 tarihli Bakan oluru ile toplulaştırma alanı olarak belirlendiği ve bu durumun 22/07/2014 tarihinde usulüne uygun olarak ilan edildiği, bu kapsamda yapılan ortofoto çalışmaları sırasında çekilen 10/10/2013 tarihli ortofoto görüntüsünde de dava konusu taşınmazın üzerinde herhangi bir sabit tesisin yer almadığı, fidan desteği alınmak üzere 02/07/2014 tarihinde başvurulduğu, fidanların hangi tarihte alındığı ve meyve bahçesinin hangi tarihte oluşturulduğu konusunda bilgi içermeyen bu belgeden hareketle başvuru tarihinde meyve bahçesinin varolduğunun kabulününe olanak bulunmadığı, öte yandan, İdare Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlar üzerinde keşifte yapılan gözlemde altı yaşlı elma fidanlarının bulunduğu tespitine yer verildiği, keşfin 2021 yılı Ocak ayında yapıldığı hususu da nazara alındığında dava konusu taşınmazlar üzerindeki meyve fidanlarının en erken 2015 yılında dikilmiş olabileceği, bu durumda, dava konusu taşınmaz üzerindeki meyve bahçesinin, dava konusu taşınmazların içerisinde yer aldığı alanın toplulaştırma alanı olarak ilan edildiği 22/07/2014 tarihinden sonra yapıldığı ve toplulaştırma ilanından sonra yapılan sabit tesislerin korunmasına mevzuat gereğince olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, sulama amaçlı elektrik trafosunun 09/12/2013 tarihinde MEDAŞ'tan alınan izinle kurulduğu, elma fidanlarının 24/04/2014 tarihinde satın alındığına dair faturanın dosyaya sunulduğu, bilirkişi raporunun 9. sayfasında, 13/07/2014 tarihli uydu görüntülerinde arazinin bahçeye çevrildiğinin, elma sıralarının ince çizgi halinde görüldüğünün tespitinin yapıldığı, su sistemi için 07/07/2014 tarihinde kredi alındığı, su kuyusu ruhsat harcının 16/06/2014 tarihinde yatırıldığı, Karaman İl Tarim Müdürlüğü'nün dosyaya sunulan yazısında, elma fidanlarının Mart-Nisan-Mayıs aylarında dikildiğini belirttiği, bütün bu belgelerin fidanların 2015 yılında dikilmiş olabileceği varsayımını ortadan kaldırdığı, 280 ağacın zayi edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, kesinti yapılması gerekiyor ise trafo ve su kuyusunun bulunmadığı bahçenin kuzey cephesinden kesinti yapılması gerektiği, eksik inceleme yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/13832
Karar No: 2024/1931
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının hissedarı olduğu, Karaman İli, Merkez ... Köyü, ... ada ... sayılı parseli de kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin anılan parsel yönünden iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 04/07/2022 tarih ve E:2022/689, K:2022/3699 sayılı bozma kararına uyularak verilen Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının hisseli olarak maliki olduğu ... ada, ... ve ... sayılı parsellere karşılık ... ada, ... sayılı parselin tahsis edildiği, 280 adet elma ağacı, servis yolunun bir kısmı, sınırdaki beton direkler ile tel çitin tamamına yakınının komşu parselde kaldığı, dava konusu taşınmazların da içinde bulunduğu alanın Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün 23/06/2014 tarihli Bakan oluru ile toplulaştırma alanı olarak belirlendiği ve bu durumun 22/07/2014 tarihinde usulüne uygun olarak ilan edildiği, bu kapsamda yapılan ortofoto çalışmaları sırasında çekilen 10/10/2013 tarihli ortofoto görüntüsünde de dava konusu taşınmazın üzerinde herhangi bir sabit tesisin yer almadığı, fidan desteği alınmak üzere 02/07/2014 tarihinde başvurulduğu, fidanların hangi tarihte alındığı ve meyve bahçesinin hangi tarihte oluşturulduğu konusunda bilgi içermeyen bu belgeden hareketle başvuru tarihinde meyve bahçesinin varolduğunun kabulününe olanak bulunmadığı, öte yandan, İdare Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlar üzerinde keşifte yapılan gözlemde altı yaşlı elma fidanlarının bulunduğu tespitine yer verildiği, keşfin 2021 yılı Ocak ayında yapıldığı hususu da nazara alındığında dava konusu taşınmazlar üzerindeki meyve fidanlarının en erken 2015 yılında dikilmiş olabileceği, bu durumda, dava konusu taşınmaz üzerindeki meyve bahçesinin, dava konusu taşınmazların içerisinde yer aldığı alanın toplulaştırma alanı olarak ilan edildiği 22/07/2014 tarihinden sonra yapıldığı ve toplulaştırma ilanından sonra yapılan sabit tesislerin korunmasına mevzuat gereğince olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, sulama amaçlı elektrik trafosunun 09/12/2013 tarihinde MEDAŞ'tan alınan izinle kurulduğu, elma fidanlarının 24/04/2014 tarihinde satın alındığına dair faturanın dosyaya sunulduğu, bilirkişi raporunun 9. sayfasında, 13/07/2014 tarihli uydu görüntülerinde arazinin bahçeye çevrildiğinin, elma sıralarının ince çizgi halinde görüldüğünün tespitinin yapıldığı, su sistemi için 07/07/2014 tarihinde kredi alındığı, su kuyusu ruhsat harcının 16/06/2014 tarihinde yatırıldığı, Karaman İl Tarim Müdürlüğü'nün dosyaya sunulan yazısında, elma fidanlarının Mart-Nisan-Mayıs aylarında dikildiğini belirttiği, bütün bu belgelerin fidanların 2015 yılında dikilmiş olabileceği varsayımını ortadan kaldırdığı, 280 ağacın zayi edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, kesinti yapılması gerekiyor ise trafo ve su kuyusunun bulunmadığı bahçenin kuzey cephesinden kesinti yapılması gerektiği, eksik inceleme yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.