‹ Ana sayfa
Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/13772 K.2024/2043

Esas No: 2023/13772 · Karar No: 2024/2043 · Karar Tarihi: 21.03.2024
Özet: (1) Özellikle Bursa Valilişinin “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının, kalker ocağı projesinin tarımsal faaliyetler üzerindeki etkilerini değerlendirmediği gerekçesiyle çürütülmesini talep eden temyiz. (2) Mahkeme, temyiz başvurusunu reddederek, İdare Mahkemesi kararını onaylayıp, temyiz giderlerini temyizciye bırakmıştır.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/13772
Karar No: 2024/2043

TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVALI) ... Valiliği

VEKİLİ: Av. ...

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR):
1- ...

2- ...

...

16- ...

17- ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bursa İli, Orhangazi İlçesi, ER ... erişim numaralı sahada, ... tarafından yapılması planlanan kalker ocağı projesi ile ilgili Bursa Valiliğince verilen ... tarih ve ... "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; çevre mühendisi, maden mühendisi, harita mühendisi, ziraat mühendisi, jeoloji mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti ile yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda; "Proje Tanıtım Dosyasında uygulanması planlanan projenin, mücavir alanlarda yürütülmekte olan tarımsal faaliyetler üzerindeki olası etkilerinin tartışılmadığı, çözüm önerilerinin taahhüt edilmediği, bununla birlikte; tarımsal faaliyetlerin yöre halkının yegâne geçim kaynağı olması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin bölgesel ve ülkesel anlamda stratejik öneme sahip bir konu olması nedenlerinden ötürü, PTD’de projenin doğrudan ve dolaylı olarak tarımsal üretime etkilerinin değerlendirilmemiş olmasının yanında uygulanacak proje ile yörede faaliyet halinde olan açık maden ocaklarının birlikte tarımsal üretim üzerine kümülâtif etkilerinin de tartışılmamış olmasının önemli bir eksiklik olarak görüldüğü, sonuç olarak, yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca, hazırlanan PTD’nin içeriğinde uygulanması planlanan projenin bölgedeki tarımsal faaliyetler üzerindeki etkilerinin belirtilmemiş olması nedeniyle gerçekleştirilmesi plânlanan projenin bütüncül bir yaklaşımla çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemleri içeren Çevresel Etki Değerlendirmesi raporu hazırlanmasının gerekli olduğu kanaatine varıldığı, (...)" yönünde tespit ve görüşlere yer verildiği, taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idare ve müdahil tarafından yapılan itirazlar yerinde görülmeyerek, Mahkemece raporun hükme esas alınabilecek yeterlik ve nitelikte olduğu kanaatine varıldığı, bakılan davada, gerçekleştirilmesi planlanan projeye ilişkin olarak müdahil tarafından yapılan e-ÇED başvurusu üzerine Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, projenin gerçekleştirilmesinde "kalker ocağı projesi" için hazırlanan proje tanıtım dosyası dikkate alınarak (her bir kurum bakımından ilgili) meri mevzuat açısından sakınca bulunup bulunmadığı hususunda Bursa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, DSİ 1. Bölge Müdürlüğü, Bursa Orman Bölge Müdürlüğü, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve BUSKİ'den görüş istenildiği, DSİ 1. Bölge Müdürlüğü dışında diğer kurumlarca olumlu görüş bildirildiği, ancak DSİ 1. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, projeye ait dosyada görüş vermeye esas teşkil edebilecek yeterli hidrojeolojik veri bulunmadığı, kuruma ait hidrojeolojik etüt şartnamesi kıstaslarına uygun şekilde hazırlanacak ayrıntılı hidrojeolojik değerlendirme raporunun hazırlanarak kuruma sunulması durumunda değerlendirme yapılabileceğinin bildirildiği, 12/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda da bu hususa değinilmek suretiyle hidrojeolojik etütlerin yapılmamış olması, buna ilişkin taahhüt ve önlemlerin belirtilmemesinin projeye ilişkin eksiklik olarak tespit edildiği, ancak anılan raporun düzenlenmesinden sonraki tarihte hazırlanan "kalker ocağı hidrojeolojik değerlendirme raporunun" DSİ 1. Bölge Müdürlüğü'ne sunulması neticesinde adı geçen kurumun ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, (söz konusu yazı içeriğinde öngörülen) belirli koşullara uyulması halinde projenin gerçekleştirilmesinde, (DSİ'nin yetki ve sorumluluğunda bulunan) yeraltı ve yerüstü suları bakımından sakınca bulunmadığının bildirildiği, bu yönden bilirkişi raporunda belirtilen eksikliklerin bu aşamada giderilmiş olduğu, bununla beraber, her ne kadar DSİ 1. Bölge Müdürlüğü'nün yetki ve sorumluluğunda bulunan hususlar ile ilgili bilirkişi raporunda belirlenen eksikliklerin giderildiği görülmekte ise de; söz konusu raporda bu durum haricinde başkaca eksiklik ve aykırılıklardan bahsedildiği, buna göre, dava konusu madencilik faaliyetinin gerçekleştirileceği alanın çevresinde tarım arazilerinin yoğun olarak bulunduğu, bahse konu projenin yürürlüğe girmesi durumunda, sürekli toz emisyonu görülmesinin yanında toprak kayması, heyelan gibi olayların meydana gelebileceği, bu durumun PTD’da da belirtildiği, alanın çevresinde, bitkisel ürün, tarımsal faaliyet ve hayvan yetiştiriciliği yapılan birimlerin bulunduğu dikkate alındığında, tarım arazilerinin korunması ile ilgili konular hakkında, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve bu Kanun esas alınarak hazırlanan Yönetmelik hükümleri uyarınca herhangi bir iş ve işlem planlanmadığı, taahhütte bulunulmadığının görüldüğü, diğer taraftan orman vasıflı proje alanına bitişik olmak üzere güney batı yönünde 3 km mesafe dâhilinde yoğun zeytin plantasyonlarının ardışık olarak bulunduğu, bu arazilerinden bir kısmının 30 ile 100 metre civarında bulunduğu, buna ilişkin taşınmazların, (ada parsel numaraları da belirtilmek suretiyle) bilirkişi raporunda örnekleme yöntemiyle sayıldığı, çalışmalar sırasında oluşması muhtemel toz nedeniyle aşırı rüzgârlı havalarda toz yayılımının olmaması, tarım arazileri ve üzerindeki bitki örtüsüne etki etmemesi amacıyla yükleme boşaltma ve taşıma faaliyetlerinin yapılıp yapılmayacağı gibi konular hakkında proje tanıtım dosyasında detaylı bilgiye verilmediği, taahhütte bulunulmadığı, bu haliyle mezkûr projenin, bölgedeki bitkisel ve hayvansal üretim üzerinde çok yönlü olumsuz etkilerinin olacağının anlaşıldığı, bu durum haricinde bölgedeki arazinin yapısı ve niteliği göz önünde bulundurulduğunda 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı veya Bursa İl Tarım Müdürlüğünden görüş alınmamasının, hayata geçirilmesi planlanan proje açısından önem arz eden bir eksiklik olduğu, proje tanıtım dosyası içeriği yukarıda belirtilen ilgili mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde, projenin uygulanması durumunda, çevrede görülebilecek olası olumsuz etkilerin bertaraf edilebilmesi açısından yeterli önlemleri içermediğinin anlaşıldığı, bu itibarla; dava konusu Bursa İli Orhangazi İlçesi ER ... erişim numaralı II-a grubu maden (kalker) ocağı projesinin planlandığı alana 3 km’den daha yakın mesafede zeytinlik alanlar bulunduğu ve söz konusu tesiste zeytinliklere zarar vermeden, toz ve duman çıkarmayacak şekilde faaliyette bulunulmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, ayrıca gerek bu bakımdan gerekse de yakındaki tarım alanları, diğer çevresel etmenler yönünden dava konusu işleme dayanak teşkil eden proje tanıtım dosyasının eksik ve yetersiz olduğu hususlarının bilirkişi raporuyla ortaya konulduğu, bu takdirde yukarıda anılan 3573 sayılı Kanun uyarınca zeytinlik sahalarına 3 km'den daha kısa mesafede kurulması mümkün olmayan tesislerden olan ve çevreye olumsuz etkileri bilirkişi raporu ile ortaya konulan uyuşmazlık konusu "Maden (Kalker) Ocağı Projesi" için verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; Proje Tanıtım Dosyası ve eklerinin mevzuata uygun olarak hazırlandığı, temyize konu kararda yalnızca bilirkişi raporunun baz alındığı, ancak bilirkişi raporuna olan itirazlarının değerlendirilmediği, Proje Tanıtım Dosyasında yer verilen taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda, bilirkişi raporunda yer verilen olumsuzlukların yaşanmayacağı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare yanında müdahil tarafından. idarenin temyiz iddialarına ek olarak; bilirkişi raporunun somut ve bilimsel veriler yerine öznel yargılar içerdiği, tesisten çıkacak toz ve dumanın zeytinliklere etkisi bakımından uzman raporu alındığı, yetersiz bilirkişi raporu ile yeni bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın verilen kararın hatalı olduğu, bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 21/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?