Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/13745 K.2023/6840
Özet: Uyuşmazlık, 06/09/1975 depremi sonrası Hazro İlçesi Köyü’ndeki bir evde oluşan hasar nedeniyle davacı tarafından talep edilen konut yardımı veya teslim kararı konusundaki haciz ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde yaşanan prosedürsel hatalar üzerine kurulmuştur. Danıştay 4. Daire Başkanlığı, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına yönelik temyizi reddederek, kararın onaylanması ve temyiz giderlerinin devamçı tarafın yükümlülüğüyle sonuçlandırılmıştır.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/13745
Karar No: 2023/6840
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Diyarbakır ili ve çevresinde 06/09/1975 tarihinde meydana gelen depremde Hazro İlçesi, ... Köyü'nde bulunan davacının murisi ... 'ın evinin hasar gördüğünden bahisle, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında hak sahibi olunduğu iddia olunan konutun teslim edilmesi ya da konut yardımı yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 24/06/2015 tarih ve E:2014/7625, K:2015/5675 sayılı kararıyla bozulması sonrasında, bozma kararına uyulmayarak davanın reddi yolunda verilen ısrar kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/02/2017 tarih ve E:2016/2015, K:2017/511 sayılı kararı ile onanması ardından, karar düzeltme isteminin reddine ilişkin aynı Kurulun 17/10/2018 tarih ve E:2017/2641, K:2018/4201 sayılı kararı ile kesinleşmesi üzerine; davacının, murisi ... 'ın 17/08/2014 tarihinde vefat ettiği, buna karşın kendisine veya diğer mirasçılara 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26. maddesi uyarınca herhangi bir bildirim yapılmaksızın davanın reddi kararı verildiği, 2577 sayılı Kanunun 53/1-f fıkrası uyarınca davanın vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile görülüp karara bağlandığından bahisle yaptığı yargılamanın yenilenmesi talebi, Mahkemece yerinde görülerek yeniden yapılan yargılama neticesinde verilen kararda; Anayasa Mahkemesinin davacı ile benzer durumdaki vatandaşlar tarafından yapılan başvurular üzerine verdiği kararlarda, 03/07/2019 tarih ve 2018/6812 başvuru numaralı ve 03/17/2019 tarihli Sedat Şanlı kararına atıfta bulunularak Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının davacı yönünden de ihlal edildiği ve ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiği sonucuna varılarak, davacının miras bırakanının söz konusu deprem nedeniyle 7269 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi konumunda bulunduğu, 7269 sayılı Kanun'da hak sahiplerine bir takım koşulların yerine getirilmesi halinde konut tahsis edileceğinin düzenlendiği, davacının miras bırakanının konut tahsisi için anılan Kanunda öngörülen şartları yerine getirdiği, davalı idarece davacıya konut teslim edildiğinin, tapu kaydı ile ortaya konmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, 1975-1976 yılları arasında tamamlanan toplam 7115 prefabrik konutun, 7269 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak ilan yapılmak suretiyle hak sahiplerine teslim edildiği, borçlanma yaptığına veya konutu teslim almak için başvuruda bulunduğuna yönelik belge sunma sorumluluğunun hak sahiplerine ait olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2023/13745
Karar No: 2023/6840
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Diyarbakır ili ve çevresinde 06/09/1975 tarihinde meydana gelen depremde Hazro İlçesi, ... Köyü'nde bulunan davacının murisi ... 'ın evinin hasar gördüğünden bahisle, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında hak sahibi olunduğu iddia olunan konutun teslim edilmesi ya da konut yardımı yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 24/06/2015 tarih ve E:2014/7625, K:2015/5675 sayılı kararıyla bozulması sonrasında, bozma kararına uyulmayarak davanın reddi yolunda verilen ısrar kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/02/2017 tarih ve E:2016/2015, K:2017/511 sayılı kararı ile onanması ardından, karar düzeltme isteminin reddine ilişkin aynı Kurulun 17/10/2018 tarih ve E:2017/2641, K:2018/4201 sayılı kararı ile kesinleşmesi üzerine; davacının, murisi ... 'ın 17/08/2014 tarihinde vefat ettiği, buna karşın kendisine veya diğer mirasçılara 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26. maddesi uyarınca herhangi bir bildirim yapılmaksızın davanın reddi kararı verildiği, 2577 sayılı Kanunun 53/1-f fıkrası uyarınca davanın vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile görülüp karara bağlandığından bahisle yaptığı yargılamanın yenilenmesi talebi, Mahkemece yerinde görülerek yeniden yapılan yargılama neticesinde verilen kararda; Anayasa Mahkemesinin davacı ile benzer durumdaki vatandaşlar tarafından yapılan başvurular üzerine verdiği kararlarda, 03/07/2019 tarih ve 2018/6812 başvuru numaralı ve 03/17/2019 tarihli Sedat Şanlı kararına atıfta bulunularak Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının davacı yönünden de ihlal edildiği ve ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiği sonucuna varılarak, davacının miras bırakanının söz konusu deprem nedeniyle 7269 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi konumunda bulunduğu, 7269 sayılı Kanun'da hak sahiplerine bir takım koşulların yerine getirilmesi halinde konut tahsis edileceğinin düzenlendiği, davacının miras bırakanının konut tahsisi için anılan Kanunda öngörülen şartları yerine getirdiği, davalı idarece davacıya konut teslim edildiğinin, tapu kaydı ile ortaya konmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, 1975-1976 yılları arasında tamamlanan toplam 7115 prefabrik konutun, 7269 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak ilan yapılmak suretiyle hak sahiplerine teslim edildiği, borçlanma yaptığına veya konutu teslim almak için başvuruda bulunduğuna yönelik belge sunma sorumluluğunun hak sahiplerine ait olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.