‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/12319 K.2024/4163

Esas No: 2023/12319 · Karar No: 2024/4163 · Karar Tarihi: 25.06.2024
Özet: Uyuşmazlık, Idare Mahkemesi kararına dayanarak Hazineye ait taşınmazlarda davacının 01/01/2002–26/11/2007 ve 27/11/2007–20/04/2009 dönemlerinde tek katlı yapı ve bahçe olarak haksız işgal etmesi nedeniyle ecrimisil tazminatı talebiyle ilgili. Danıştay, Idare Mahkemesi kararını onaylayarak, davacının kullandığı sürelerde ecrimisil bedelini 21.946,53 TL ve 8.167,23 TL olarak belirleyen kararın devam yürürlülüğünü ilan etti.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/12319
Karar No: 2024/4163

TEMYİZ EDEN

TARAFLAR:
1- (DAVALI) ... Valiliği

VEKİLİ: Av. ...

2- (DAVACI) ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ..., ..., ..., ..., ... sayılı parsellerdeki Hazineye ait taşınmazların içinde yer alan 716,00-m2'lik alanın tek katlı yapı ve bahçe olarak kullanılmak suretiyle haksız işgalinden bahisle 01/01/2002-26/11/2007 tarihleri arası dönem için 43.103,20-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile 27/11/2007-20/04/2009 dönemi için 14.365,89 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi ve incelemeyi gerektirdiğinden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, hazırlanan 08/08/2022 tarihli ek bilirkişi raporuna tarafların yaptıkları itirazlar raporu kusurlandıracak nitelikte değerlendirilmeyerek rapor hükme esas alınmış ve bilirkişi raporuyla da orta konulan verilerden mülkiyetinin Hazineye ait olduğu devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın 27/11/2002-20/04/2009 tarihleri arasında davacı tarafından kullanıldığının sabit olduğu, yasal mevzuat uyarınca bu kullanım nedeniyle davacıdan ecrimisil istenebileceği belirtilerek, bilirkişilerce yapılan değerlendirmelerin bilimsel olarak makul olduğu, 27/11/2002-26/11/2007 tarihleri arasındaki 5 yıllık dönem için ecrimisil bedelinin toplam 21.946,53-TL hesaplandığı, 27/11/2007-20/04/2009 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil bedelinin toplam 8.167,23-TL hesaplandığı, 27/11/2002-26/11/2007 tarihleri arasındaki 5 yıllık dönem için belirlenen ecrimisil bedelinin 21.946,53-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan 16.474,37-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı (ihbarnamenin 4.682,30-TL'lik kısmı hakkındaki K.V.Y.O. kararının kesinleştiğinden bahisle), yine 27/11/2007-20/04/2009 tarihleri arasındaki dönem için belirlenen ecrimisil bedelinin 8.167,23-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan 6.198,66-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu 43.103,20-TL tutarlı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin 16.474,37-TL'lik kısmının iptaline, 21.946,53-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, dava konusu 14.365,89-TL tutarlı ecrimisil ihbarnamesinin 6.198,66-TL'lik kısmının iptaline, 8.167,23-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu taşınmazın 19/11/2013 tarihinde satın alındığı ve mülkiyetinin tarafına intikal ettiği, 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca ecrimisilin terkini gerektiği, davanın konusuz kaldığı belirtilerek temyize konu Mahkeme kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: İdarelerince Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmelik ile 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nde ecrimisil bedelinin hesaplanmasına ilişkin usullere uyularak bedel tespit edildiği, tespit edilen bedelin fahiş olmadığı, dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olduğu, Mahkeme kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?