‹ Ana sayfa
Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/12102 K.2023/7055

Esas No: 2023/12102 · Karar No: 2023/7055 · Karar Tarihi: 14.12.2023
Özet: (1) İşyeri içindeki 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı kararı sonrası yapılan satışı kabul etmeyen davacının arsa payının 1.418.079,36 TL olarak tespit edilmesine rağmen 1.060.610,00 TL’ye satılması nedeniyle idarenin hizmet kusuru nedeniyle faiziyle birlikte farkının tazmin edilmesi talebi; (2) Mahkeme, temyizi reddederek, arsa payının gerçek değeri olan 1.418.079,36 TL ile satış bedeli arasındaki 358.468,00 TL farkın, İdare Mahkemesi kararına ek olarak yasal faizle birlikte ödenmesine karar verdi.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/12102
Karar No: 2023/7055

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Valiliği (E-Tebligat)

VEKİLİ: Av....

KARŞI TARAF (DAVALI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan ve davacının da bağımsız bölüm sahibi olduğu bina hakkında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı verilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacının arsa payının 1.060.610,00 TL'ye satıldığı, ancak yapılan satış işleminin iptali için açılan ve .... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında kayıtlı davada yapılan bilirkişi incelemesi sonucu arsa payının 1.418.079,36 TL olduğunun tespit edildiği, arsa payının daha düşük bedelle satılmasında idarenin hizmet kusurunun bulunduğu belirtilerek, dava konusu arsa payının rayiç bedeli olan 1.418.079,36 TL ile satış bedeli olan 1.060.610,00 TL arasındaki fark olan 358.468,00 TL'nin ihale tarihi olan 18/02/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacıya ait arsa payının 6306 sayılı Yasa uyarınca 18/02/2016 tarihinde satışının yapılmasına ilişkin ... tarih ve E.... sayılı İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada,.... İdare Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verildiği, davacının hissesinin açık artırma usulüyle satışının yapıldığı, davacı tarafından söz konusu 18/02/2016 tarihli ihale açık artırma tutanağının iptali istemiyle açılan .... İdare Mahkemesi'nin E:..., sayılı dosyasında taşınmazın değerinin tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, rapor sonucunda satışın yapıldığı tarih itibariyle davacıya ait hisse değerinin 1.419.079,36 TL olarak hesaplandığı, davacının hissesinin 2/3 hisse çoğunluğu sağlayan ... Turizm A.Ş tarafından 1.060.610,00 TL bedelle satın alındığı, aradaki fark her ne kadar 358.468,00 TL ise de, ihale ile satılacak mallarda (taşınır/taşınmaz) malın değerinin değişken olduğu, rayiç değerinin üzerinde satılabileceği gibi altında da satılabileceği, aradaki bu farkın ihale ile yapılan satışlarda makul olduğu düşünülmekle davacıya ait hissenin satışına ilişkin dava konusu 18/02/2016 tarihli ihale açık artırma tutanağında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından ... tarih K:... sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından söz konusu kararın istinaf edilmesi üzerine .... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf talebinin reddine karar verildiği, Mahkeme kararının bağlayıcılığının esas olduğu hususu da dikkate alındığında, davacıya ait payın satışına ve satışa ilişkin ihale sürecine ilişkin işlemlerin kesinleşmiş Mahkeme kararlarıyla hukuka uygun olduğuna karar verildiği görüldüğünden, davalı idareye atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 19/04/2022 tarih ve E:2020/9544, K:2022/4919 sayılı kararıyla bozulması üzerine, temyize konu kararda; satışa ilişkin ihale işleminin iptali için açılan davada ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor ile tespit edilen arsa payının rayiç değeri ile ihaledeki satış değeri arasındaki farkın 358.468,00 TL olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davacının taşınmazının ederinin altında bir bedelle satılmasından ötürü zarara uğradığı ve bu zararın sebebinin idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı dikkate alındığında, davacının uğradığı zararın tazmini gerektiği sonucuna varılarak, davacının istinaf talebinin kabulüne, .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, talep edilen 358.468,00 TL'nin ihale tarihi olan 18/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; dava konusu arsa payı bedeli taşınmazın imar planında hangi bölgede kaldığı, arsanın bulunduğu bölgenin emlak alım satım değerleri, konumu ve sair nitelikler dikkate alınarak Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı değerleme firması tarafından değerlendirildiği, dolayısıyla arsa payının bedelinin belirlenmesinde yetki, konu, sebep, şekil ve amaç yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?