‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/11979 K.2023/4987

Esas No: 2023/11979 · Karar No: 2023/4987 · Karar Tarihi: 13.09.2023
Özet: (1) Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi, Boğaziçi su ve kanalizasyon idaresi ihbarına dayanarak “86198 Ruhsat Numaralı II‑A Grubu Kalker Ocağı” projesinin çevresel etki değerlendirmesini sonlandırmak amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığına karşı temyiz başvurusunda bulunmuştur. (2) Danıştay, İdare Mahkemesi’nin kararını bozuşaksı görmediği gerekçesiyle temyizi reddederek, mahkeme kararını onaylamış ve giderleri temyiz edenin üzerine bırakmıştır.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/11979
Karar No: 2023/4987

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): …Bakanlığı

VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: …Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara ili, Ayaş ilçesi, …Mahallesinde yapılması planlanan "…Ruhsat Numaralı II-A Grubu Kalker Ocağı" projesi ile ilgili olarak yürütülen Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinin sonlandırılmasına ilişkin … tarih ve E.…sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor sonrasında verilen kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, Ankara ili, Ayaş ilçesi, …Mahallesi mevkiinde yapılması planlanan "86198 Ruhsat Numaralı II-A Grubu Kalker Ocağı" projesi ile ilgili madencilik faaliyetinin koruma altındaki içme ve kullanma suyu havzası içinde yürütüleceği, su havzası etrafına yayılmış küçük kaynaklar, kaptaj (su toplama) alanları mevcut bulunduğu, söz konusu bölgede düşük debili yer altı suyu bulunduğu ve yer altı suyunun yöre halkı tarafından (hayvancılık ve bahçe sulama ağırlıklı) kullanıldığı, söz konusu su kaynaklarının yöre halkının ihtiyacı açısından hayati önem taşıdığı, ruhsat sahasında bulunan kaptaj kuyularının yapılacak olan faaliyetlerden etkilenme durumunun bulunduğu, ASKİ tarafından kaptaja alınan kaynak ve sızıntılar, dava konusu işletme alanı ile doğrudan ilişkili olup işletme alanı bu yüzey altı sularının beslenme alanının bir kısmını oluşturduğu, bunun yanında ÇED Raporunda büyük miktarlarda suların araştırıldığı bölgesel hidrojeolojik etüt yaklaşımıyla değerlendirme yapıldığı, değerlendirme yapılırken yerel ölçeklerde ve düşük miktarda suya ihtiyaç duyan yöre halkı göz ardı edildiği, bir başka anlatımla mezkur Raporda 'dikkate değer' olmadığı belirtilen suyun yöre halkının ihtiyacı açısından dikkate değer ve önemli olduğu, ayrıca dava konusu çevresel etki değerlendirmesinin gerçekçi, sahaya özgü değerler üzerinden yapılmayıp genel literatür bilgisine dayanıldığı, bu bağlamda yapılması planlanan projenin …Mahallesi kaptaj havzalarındaki yüzey altı suyu ve yüzey altı sularını besleyen su alma yapısına olumsuz etkisinden söz edilebileceği anlaşıldığından dava konusu ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bilirkişi raporuna yapılan itirazın dikkate alınmadığı, proje tanıtım dosyasında hidrojeolojik değerlendirme raporunun sonuç kısmında suya zarar verilmeyeceğinin belirtildiği, bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin yerindelik denetimi olduğu, proje alanının devlet tarafından belirlenip ihale yapılmak suretiyle bedeli karşılığında verildiği, ÇED sürecinin sonlandırılmasında kamu yararının bulunmadığı, böylece mülkiyet hakkının ihlal edildiği, bölgede başka şirketlerinde madencilik tesisi bulunduğu bu durumun da eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 13/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?