Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/11767 K.2024/7994
T.C. DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/11767
Karar No: 2024/7994
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Gemi Nakliye Petrol ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin donatanı olduğu ... (...) isimli gemiyle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. maddesine aykırı şekilde deniz kirliliğine sebebiyet verildiğinden bahisle, aynı Kanunun 20. maddesinin (ı) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca, davacı şirkete 1.845.216,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkinİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca tesis edilen ... tarih ve ... sayılı idari yaptırım kararının iptali ile ödenmiş olan 1.383.912,00-TL'nin iadesine karar verilmesi iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; somut olayda yapılan denetim ve tespitlerden sonra, 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca Kanunlarda belirtilen cezaları vermekle yetkili olan Belediye Encümenine sevk edilerek işlem tesis edilmesi gerekirken, doğrudan Büyükşehir Belediye Başkanı adına Genel Sekreter Yardımcısı imzasıyla tesis edilen dava konusu işlemde "yetki" yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının ödemiş olduğu idari para cezasının iadesine karar verilmesi isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; İdare Mahkemesince her ne kadar kararda yazılı gerekçeyle, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 12. maddesine dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığının 2008/6 sayılı Genelgesi ile yapılan yetki devrinde yer alan "büyükşehir belediye başkanlıkları" ibaresinin, bütün bir belediye teşkilatını içine alan tüzel kişiliği ifade ettiği sonucuna varıldığı, idari yaptırım kararını, kanunda açıkça gösterilen idari kurul, makam veya kamu görevlilerinin vereceği, kanunda açıkça gösterilmeyen hallerde ise idari yaptırım kararını ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amirinin vereceğinin tabii olduğu, anılan Kanun'un 25. maddesi uyarınca denetim sonucu düzenlenecek tutanağın denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idarî yaptırım kararını vermeye yetkili merci olarak belediyeye intikal ettirildikten sonra belediye başkanının bu tüzel kişiliğin en üst amiri olarak, çevre para cezası vereceğinin kabulü gerektiğinden dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemin diğer unsurları yönünden incelenmesinden; Tuzla Tersaneler bölgesinde deniz yüzeyinde yer yer petrol türevi kirliliğinin olduğu yönündeki şikayet başvuruları üzerine kirletilen bölgeden, temiz deniz yüzeyinden, davacıya ait gemiden ve yine davacıya ait geminin yakıt tankından numuneler alındığı, yapılan işlemlere ilişkin video kaydının gerçekleştirildiği, söz konusu numunelerin gönderildiği laboratuvar tarafından düzenlenen raporda kirli denizsuyu numunesi ile ... (...) gemi numunesinin benzer olduğunun belirtilmesi üzerine dava konusu idari para cezasının verildiği, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile davalı idarece yapılan video kaydının birlikte değerlendirilmesinden davacıya ait gemiden deniz yüzeyine petrol türevi madde sızdığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, idari para cezasında hukuka aykırılık görülmediği belirtilerek, istinaf talebinin kabulüne, ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, geminin bakım ve tamir işleri için Tuzla tersanesinde bulunduğu, gemi üzerinde denizdeki kirliliği oluşturabilecek yağ veya yakıt vs gibi kimyasalların bulunmadığı, atığın denize dökülebileceği çalışır durumda bir sistemin de bulunmadığı, kirliliğin gemiden kaynaklandığına ilişkin bir görüntü kaydının olmadığı, kirlilik ile gemi arasında illiyet bağı bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/11767
Karar No: 2024/7994
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Gemi Nakliye Petrol ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin donatanı olduğu ... (...) isimli gemiyle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. maddesine aykırı şekilde deniz kirliliğine sebebiyet verildiğinden bahisle, aynı Kanunun 20. maddesinin (ı) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca, davacı şirkete 1.845.216,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkinİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca tesis edilen ... tarih ve ... sayılı idari yaptırım kararının iptali ile ödenmiş olan 1.383.912,00-TL'nin iadesine karar verilmesi iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; somut olayda yapılan denetim ve tespitlerden sonra, 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca Kanunlarda belirtilen cezaları vermekle yetkili olan Belediye Encümenine sevk edilerek işlem tesis edilmesi gerekirken, doğrudan Büyükşehir Belediye Başkanı adına Genel Sekreter Yardımcısı imzasıyla tesis edilen dava konusu işlemde "yetki" yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının ödemiş olduğu idari para cezasının iadesine karar verilmesi isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; İdare Mahkemesince her ne kadar kararda yazılı gerekçeyle, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 12. maddesine dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığının 2008/6 sayılı Genelgesi ile yapılan yetki devrinde yer alan "büyükşehir belediye başkanlıkları" ibaresinin, bütün bir belediye teşkilatını içine alan tüzel kişiliği ifade ettiği sonucuna varıldığı, idari yaptırım kararını, kanunda açıkça gösterilen idari kurul, makam veya kamu görevlilerinin vereceği, kanunda açıkça gösterilmeyen hallerde ise idari yaptırım kararını ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amirinin vereceğinin tabii olduğu, anılan Kanun'un 25. maddesi uyarınca denetim sonucu düzenlenecek tutanağın denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idarî yaptırım kararını vermeye yetkili merci olarak belediyeye intikal ettirildikten sonra belediye başkanının bu tüzel kişiliğin en üst amiri olarak, çevre para cezası vereceğinin kabulü gerektiğinden dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemin diğer unsurları yönünden incelenmesinden; Tuzla Tersaneler bölgesinde deniz yüzeyinde yer yer petrol türevi kirliliğinin olduğu yönündeki şikayet başvuruları üzerine kirletilen bölgeden, temiz deniz yüzeyinden, davacıya ait gemiden ve yine davacıya ait geminin yakıt tankından numuneler alındığı, yapılan işlemlere ilişkin video kaydının gerçekleştirildiği, söz konusu numunelerin gönderildiği laboratuvar tarafından düzenlenen raporda kirli denizsuyu numunesi ile ... (...) gemi numunesinin benzer olduğunun belirtilmesi üzerine dava konusu idari para cezasının verildiği, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile davalı idarece yapılan video kaydının birlikte değerlendirilmesinden davacıya ait gemiden deniz yüzeyine petrol türevi madde sızdığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, idari para cezasında hukuka aykırılık görülmediği belirtilerek, istinaf talebinin kabulüne, ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, geminin bakım ve tamir işleri için Tuzla tersanesinde bulunduğu, gemi üzerinde denizdeki kirliliği oluşturabilecek yağ veya yakıt vs gibi kimyasalların bulunmadığı, atığın denize dökülebileceği çalışır durumda bir sistemin de bulunmadığı, kirliliğin gemiden kaynaklandığına ilişkin bir görüntü kaydının olmadığı, kirlilik ile gemi arasında illiyet bağı bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.