Danıştay4. Daireİdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2023/11627 K.2024/7972
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11627
Karar No : 2024/7972
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik Yapı İnşaat Nakliyat Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ... plaka sayılı araçla, İstanbul İli, Eyüpsultan İlçesi, ... Mahallesi'nde bulunan alana, izinsiz olarak inşaat malzemesi ve hafriyat atığı dökümü yapıldığından bahisle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20(r) maddesi uyarınca davacı adına 270.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarihli ve ... (...) sayılı idari yaptırım kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 2008/6 sayılı Genelgesi ile 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında şikayetleri değerlendirmek, denetim yapmak ve ihlalin tespiti durumunda idari yaptırım uygulanması konusunda belediye başkanlıklarına yetki devri yapıldığı, bu yetki devrine istinaden de yapılan denetimlerde Çevre Kanunu uyarınca işlem yapıldığı açık olduğu, yapılacak denetim yetkisinin belediye başkanlıklarına devri mümkünse de, 2872 sayılı Kanun'un 25'nci maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım uygulanmazdan evvel yapılacak denetim sonucu düzenlenecek tutanağın denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idarî yaptırım kararını vermeye yetkili mercie intikali gerektiği, somut olayda belediye memurlarınca yapılan denetimden sonra, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 34/e maddesi uyarınca Kanunlarda belirtilen cezaları vermekle yetkili karar organı olan belediye encümenine sevk edilerek işlem tesis edilmesi gerekirken, doğrudan belediyenin karar organı olmayan, icra-yürütme organı olan Büyükşehir Belediye Başkanı adına Genel Sekreter Yardımcısı imzasıyla ile tesis edilen işlemde "yetki" yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nda idari yaptırım kararı vermeye yetkili olarak belediye tüzel kişiliği içinde idari kurul, makam veya kamu görevlilerinin açıkça belirlenmemesi nedeniyle gerek anılan Kanunda gerekse bu Kanuna dayalı olarak yetki devrine ilişkin Genelgede yer alan "büyükşehir belediye başkanlıkları" ibaresi ile büyükşehir belediye başkanlığı tüzel kişiliğinin ifade edildiği sonucuna varıldığı, anılan Kanun'un 25. maddesi uyarınca denetim sonucu düzenlenecek tutanağın denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idarî yaptırım kararını vermeye yetkili merci olarak belediyeye intikal ettirildikten sonra belediye başkanının bu tüzel kişiliğin en üst amiri olarak, çevre para cezası vereceğinin kabulü gerektiğinden dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, olayda; dava konusu idari para cezasına esas tespit tutanağı ile döküm anına ilişkin fotoğraf ve diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacı adına tescilli bulunan araçla yukarıda belirtilen alana izinsiz olarak hafriyat nitelikli malzeme döküldüğünün anlaşılması karşısında dava konusu idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan; davacı tarafından bitkisel toprak taşımacılığı yapıldığı ileri sürülmekte ise de; Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'ne göre bitkisel toprağın da hafriyat çalışması sırasında elde edilen toprak olarak nitelendirilmesi ve bitkisel toprağın park, bahçe, yeşil alan yapımında rekreasyon amacıyla kullanılmasının emredilmesi ve depolama sahasına gönderilmesinin yasaklanması karşısında bitkisel toprağın da hafriyat niteliğinde olduğu ve adı geçen yönetmelikteki tüm izinlerin bitkisel nitelikteki topraklar için de geçerli olduğu kanaatine ulaşıldığı gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, davaya konu atıkların bitkisel toprak olduğu, toprağın cinsinin dava dilekçesi ekinde yer alan sevk irsaliyesinde bulunduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11627
Karar No : 2024/7972
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik Yapı İnşaat Nakliyat Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ... plaka sayılı araçla, İstanbul İli, Eyüpsultan İlçesi, ... Mahallesi'nde bulunan alana, izinsiz olarak inşaat malzemesi ve hafriyat atığı dökümü yapıldığından bahisle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20(r) maddesi uyarınca davacı adına 270.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarihli ve ... (...) sayılı idari yaptırım kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 2008/6 sayılı Genelgesi ile 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında şikayetleri değerlendirmek, denetim yapmak ve ihlalin tespiti durumunda idari yaptırım uygulanması konusunda belediye başkanlıklarına yetki devri yapıldığı, bu yetki devrine istinaden de yapılan denetimlerde Çevre Kanunu uyarınca işlem yapıldığı açık olduğu, yapılacak denetim yetkisinin belediye başkanlıklarına devri mümkünse de, 2872 sayılı Kanun'un 25'nci maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım uygulanmazdan evvel yapılacak denetim sonucu düzenlenecek tutanağın denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idarî yaptırım kararını vermeye yetkili mercie intikali gerektiği, somut olayda belediye memurlarınca yapılan denetimden sonra, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 34/e maddesi uyarınca Kanunlarda belirtilen cezaları vermekle yetkili karar organı olan belediye encümenine sevk edilerek işlem tesis edilmesi gerekirken, doğrudan belediyenin karar organı olmayan, icra-yürütme organı olan Büyükşehir Belediye Başkanı adına Genel Sekreter Yardımcısı imzasıyla ile tesis edilen işlemde "yetki" yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nda idari yaptırım kararı vermeye yetkili olarak belediye tüzel kişiliği içinde idari kurul, makam veya kamu görevlilerinin açıkça belirlenmemesi nedeniyle gerek anılan Kanunda gerekse bu Kanuna dayalı olarak yetki devrine ilişkin Genelgede yer alan "büyükşehir belediye başkanlıkları" ibaresi ile büyükşehir belediye başkanlığı tüzel kişiliğinin ifade edildiği sonucuna varıldığı, anılan Kanun'un 25. maddesi uyarınca denetim sonucu düzenlenecek tutanağın denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idarî yaptırım kararını vermeye yetkili merci olarak belediyeye intikal ettirildikten sonra belediye başkanının bu tüzel kişiliğin en üst amiri olarak, çevre para cezası vereceğinin kabulü gerektiğinden dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, olayda; dava konusu idari para cezasına esas tespit tutanağı ile döküm anına ilişkin fotoğraf ve diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacı adına tescilli bulunan araçla yukarıda belirtilen alana izinsiz olarak hafriyat nitelikli malzeme döküldüğünün anlaşılması karşısında dava konusu idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan; davacı tarafından bitkisel toprak taşımacılığı yapıldığı ileri sürülmekte ise de; Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'ne göre bitkisel toprağın da hafriyat çalışması sırasında elde edilen toprak olarak nitelendirilmesi ve bitkisel toprağın park, bahçe, yeşil alan yapımında rekreasyon amacıyla kullanılmasının emredilmesi ve depolama sahasına gönderilmesinin yasaklanması karşısında bitkisel toprağın da hafriyat niteliğinde olduğu ve adı geçen yönetmelikteki tüm izinlerin bitkisel nitelikteki topraklar için de geçerli olduğu kanaatine ulaşıldığı gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, davaya konu atıkların bitkisel toprak olduğu, toprağın cinsinin dava dilekçesi ekinde yer alan sevk irsaliyesinde bulunduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.