‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/10752 K.2025/890

Esas No: 2023/10752 · Karar No: 2025/890 · Karar Tarihi: 10.02.2025
Özet: Uyuşmazlık, davacının Ağrı ilindeki Arazi Toplulaştırma ve TİGH Projesi kapsamında yapılan toplulaştırmanın kendisine ait taşınmazları ve 40 TL maddi zararı tazmin etmeyi kabul etmesiyle ilgilidir. Mahkeme, toplulaştırma işleminin hukuka uygun olduğunu ve tazmin talebinin reddedildiğini, temyiz kararını bozup önceki kararın onaylandığını belirlemiştir.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/10752
Karar No: 2025/890

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Arazi Toplulaştırma ve TİGH Projesi kapsamında Ağrı ili, Merkez ilçesi, ... köyü, ... ve ... sayılı parselleri kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırması işleminin davacıya ait taşınmazlar yönünden iptali ve işlem nedeniyle oluştuğu iddia edilen şimdilik 40,00-TL maddî zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, arazinin malikine ... ve ... numaralı kök kadastro parsellerinin, arazisinin yoğun olduğu aynı ada içinde tek parsel olarak toplandığı, umumi yola bitişik olan parsellerin yine aynı yerde, yola cepheli bir şekilde yeni yer verildiği, parsellerin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlandığı, yeni tahsis edilen parsellerinin konumları gereği aynı bölgeden daha verimli bir alandan yer verildiği, arazi toplulaştırma projesinde yol ve su kanallarının tesisi için % 4,5885 oranında yasal mevzuat sınırları içerisinde ve bütün parsellerden eşit olarak kesinti yapıldığı, kök kadastro taşınmazları üzerindeki müştemilatların korunduğu, toplulaştırma işleminin amacına, dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olarak yapıldığı ve eş değer yer tahsis edildiği dolayısıyla dava konusu parsellere yönelik yapılan arazi toplulaştırmasında, hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından tazmin isteminin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, arazi toplulaştırma işlemi neticesinde davacıya verilen yeni taşınmazın kısmen dere yatağı olduğu ve ıslah işlemleri yapılmadan toplulaştırma kapsamına alınamayacağı, 2008 yılında başlayan toplulaştırmanın 2020 haziran ayına kadar çok uzun sürdüğü, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, toplulaştırma sahasında kazı işlemleri dolgu işlemleri ağaçların sökülmesi işlemi yapılamadığı, tutulan tutanakta muhtar alanında imzanın bulunduğu ancak kime ait olduğuna dair ad, soyadı bilgisinin olmadığı, mülkiyet hakkı devrine yetkili kişi malik iken arazi toplulaştırma gerekçesi ile kanal güzergahındaki taşınmazlar, kamulaştırmadan kaçınmak amacıyla başka yere taşınarak yetki (usul) saptırması yapıldığı, eskiden de dere yatağıydı denilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve mevzuata aykırı yapılan toplulaştırmada hukuka uyarlık bulunmadığı, Uygulama Yönetmeliğinin 9. maddesi gereğince davacının zararının karşılanması gerektiğinden, yerel mahkemece zarar olmadığını kabul etmenin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz konusu kararın bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?