Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/10398 K.2024/5745
Özet: (1) İşlem, Osmaniye Kadirli ilçesinde yapılmış arazi toplulaştırmasıyla ilgili olup, davacının bu toplulaştırmanın başarısız parsellerin hatalı tahsisine ilişkin kararın iptalini talep ettiği mübahiyatı içerir. (2) Danıştay, Temyiz istemini reddederek Bölge İdare Mahkemesi'nin kararını onaylayarak toplulaştırma işleminin geçerli olduğunu ve davacının talebini karara bağlamayı seçmiştir.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/10398
Karar No: 2024/5745
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av....
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü, (toplulaştırma öncesi) ... ada, ..., ... ve ... ile ... ada, ..., ... ve ... parsel (yeni ... ada, ..., ... ada, ... ve ..., ... ada, ..., ... ada, ..., ... ada, ..., ... ada, ... ve ... ada, ... parsel) sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, ... ada, ..., ... ve ... ile ... ada, ... ve ... sayılı parseller yönünden; davacıya ait ... ada ... nolu kadastro parselinden gelen toplam 20.550,71 m² hakedişin 7.570,60 m²'lik bölümünün kendisine tahsis edilen ... ada, ... nolu parselin ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen, düzgün bir geometrik şekle sahip olmayan, ters ''L” şeklinde oluşturulduğu, bunun da bu parselin bulunduğu alanda başta sulama olmak üzere ekim, ve ilaçlama gibi tarımsal faaliyetlerde zorlukların yaşanmasına neden olabileceği ve ... ada ... nolu kadastro parselinden gelen toplam 48,418,71 m² hakkedişinin tamamının bu parselin bulunduğu alanda müstakil bir parsel olarak kendisine tahsis edilebilme olanağı var iken ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, ... ada ... nolu parselden gelen hakedişin karşılığı olarak tahsis edilen ... ada ... nolu parselde 20 kişi ile birlikte paydaş duruma getirilerek mülkiyet sorununa yol açıldığı, ... ada ... nolu kadastro parselinden gelen toplam 34.898,36 m² hakedişinin tamamının ... ada ... nolu parselin bulunduğu alanda müstakil bir imar parseli olarak kendisine tahsis edilebilme olanağı var iken dava konusu toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, ... ada... nolu parselden gelen toplam 34.898,36 m² hakedişinin 4.921,78 m2 lik bölümünün toplam 63.122,44 m2 alana sahip ... ada ... nolu parselden 19 kişi ile birlikte hisseli olacak şekilde kendisine tahsis edilirken, 29.976,58 m² bölümünün ise toplam 101.667,14 m² alana sahip olan ... ada ... nolu parselden yine 19 kişi île birlikte hisseli olacak şekilde kendisine tahsis edildiği, bu parsel yönünden de mülkiyet sorununa yol açıldığı, ... ada ... ve ... nolu parsellerdeki hisseleri ile birlikte değerlendirilip davacıya müstakil bir imar parseli olarak tahsis edilebilme olanağı var iken, dava konusu toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, ... ada ... ve ... nolu kadastro parselinden gelen hakedişinin karşılığı olarak tahsis edilen ... ada ... ile ... ada ... nolu parsellerin herhangi bir sulama kanalı ve/veya kanaletinden yararlanamayacak şekilde ve konumda oluşturulduğu, ... ada ... parselin karşılığı olarak ... ada ... ve ... nolu parsellerin karşılıklarıyla birlikte değerlendirilerek müstakil bir parsel verilmesi mümkün iken ... ada ... nolu parselde 19 kişi ile birlikte hisseli şekilde verildiği hususları birlikte dikkate alındığında, dava konusu işlemin ... ada ..., ... ve ... nolu parseller ile ... ada ... ve ... nolu parsellere ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ... ada, ... sayılı parsel yönünden; davacının anılan parsel ile ilgili bir mülkiyet ilişkisi bulunmadığından, belirtilen parsel yönünden dava konusu toplulaştırma işleminin iptalinin istenilmesinde menfaatinin ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle ... ada, ..., ... ve ... ile ... ada, ... ve ... sayılı parseller yönünden dava konusu işlemin iptaline, ... ada, ... sayılı parsel yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davacı ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlık konusu parsellerin mevcutta olan, halihazırda kullanılan yol ve kanalet nedeniyle bölündüğü, sulama şebeke hatları dikkate alınarak planlama yapılmış olup, buna göre parselasyon planları hazırlandığı, ileriye dönük öngörülerde bulunarak sonuçlara varmanın yanlış olduğu, dava konusu toplulaştırma kapsamına alınan bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/10398
Karar No: 2024/5745
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av....
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü, (toplulaştırma öncesi) ... ada, ..., ... ve ... ile ... ada, ..., ... ve ... parsel (yeni ... ada, ..., ... ada, ... ve ..., ... ada, ..., ... ada, ..., ... ada, ..., ... ada, ... ve ... ada, ... parsel) sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, ... ada, ..., ... ve ... ile ... ada, ... ve ... sayılı parseller yönünden; davacıya ait ... ada ... nolu kadastro parselinden gelen toplam 20.550,71 m² hakedişin 7.570,60 m²'lik bölümünün kendisine tahsis edilen ... ada, ... nolu parselin ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen, düzgün bir geometrik şekle sahip olmayan, ters ''L” şeklinde oluşturulduğu, bunun da bu parselin bulunduğu alanda başta sulama olmak üzere ekim, ve ilaçlama gibi tarımsal faaliyetlerde zorlukların yaşanmasına neden olabileceği ve ... ada ... nolu kadastro parselinden gelen toplam 48,418,71 m² hakkedişinin tamamının bu parselin bulunduğu alanda müstakil bir parsel olarak kendisine tahsis edilebilme olanağı var iken ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, ... ada ... nolu parselden gelen hakedişin karşılığı olarak tahsis edilen ... ada ... nolu parselde 20 kişi ile birlikte paydaş duruma getirilerek mülkiyet sorununa yol açıldığı, ... ada ... nolu kadastro parselinden gelen toplam 34.898,36 m² hakedişinin tamamının ... ada ... nolu parselin bulunduğu alanda müstakil bir imar parseli olarak kendisine tahsis edilebilme olanağı var iken dava konusu toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, ... ada... nolu parselden gelen toplam 34.898,36 m² hakedişinin 4.921,78 m2 lik bölümünün toplam 63.122,44 m2 alana sahip ... ada ... nolu parselden 19 kişi ile birlikte hisseli olacak şekilde kendisine tahsis edilirken, 29.976,58 m² bölümünün ise toplam 101.667,14 m² alana sahip olan ... ada ... nolu parselden yine 19 kişi île birlikte hisseli olacak şekilde kendisine tahsis edildiği, bu parsel yönünden de mülkiyet sorununa yol açıldığı, ... ada ... ve ... nolu parsellerdeki hisseleri ile birlikte değerlendirilip davacıya müstakil bir imar parseli olarak tahsis edilebilme olanağı var iken, dava konusu toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, ... ada ... ve ... nolu kadastro parselinden gelen hakedişinin karşılığı olarak tahsis edilen ... ada ... ile ... ada ... nolu parsellerin herhangi bir sulama kanalı ve/veya kanaletinden yararlanamayacak şekilde ve konumda oluşturulduğu, ... ada ... parselin karşılığı olarak ... ada ... ve ... nolu parsellerin karşılıklarıyla birlikte değerlendirilerek müstakil bir parsel verilmesi mümkün iken ... ada ... nolu parselde 19 kişi ile birlikte hisseli şekilde verildiği hususları birlikte dikkate alındığında, dava konusu işlemin ... ada ..., ... ve ... nolu parseller ile ... ada ... ve ... nolu parsellere ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ... ada, ... sayılı parsel yönünden; davacının anılan parsel ile ilgili bir mülkiyet ilişkisi bulunmadığından, belirtilen parsel yönünden dava konusu toplulaştırma işleminin iptalinin istenilmesinde menfaatinin ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle ... ada, ..., ... ve ... ile ... ada, ... ve ... sayılı parseller yönünden dava konusu işlemin iptaline, ... ada, ... sayılı parsel yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davacı ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlık konusu parsellerin mevcutta olan, halihazırda kullanılan yol ve kanalet nedeniyle bölündüğü, sulama şebeke hatları dikkate alınarak planlama yapılmış olup, buna göre parselasyon planları hazırlandığı, ileriye dönük öngörülerde bulunarak sonuçlara varmanın yanlış olduğu, dava konusu toplulaştırma kapsamına alınan bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.