‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2022/2645 K.2022/6661

Esas No: 2022/2645 · Karar No: 2022/6661 · Karar Tarihi: 23.11.2022
Özet: 1) Dijital Medya Servisleri Limited Şirketi, 2019 hesap döneminde verilen muhtasar beyannamelerle ödenen verginin iadesini talep eden bir düzeltme şikayeti ile ilgili, vergiler üzerindeki sorumluluk ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları kapsamında vergi yükümlülüğünün varlığı konusundaki uyuşmazlığa sahiptir. 2) Danıştay 4. Daire, vergi mükellefi olmadığını fakat vergi sorumlusu olduğunu ve düzenleme hatası olmadığı gerekçesiyle, düzeltme şikayetini reddederek Türk vergi kanunları çerçevesinde verginin iadesine izin vermemiştir.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2022/2645
Karar No: 2022/6661

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Dijital Medya Servisleri Limited Şirketi

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ... Başkanlığı
... Vergi Dairesi Başkanlığı

VEKİLİ: Av...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından 2019 hesap dönemine ilişkin olarak sorumlu sıfatıyla verilen muhtasar beyannameler ile ilgili ödenilen ... TL tutarındaki verginin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin vergi mükellefi olmayıp vergi sorumlusu olduğu, davacı tarafından düzeltme ve şikayet müessesi kapsamındaki hata türü veya türlerine ilişkin olarak açıkça özgüleme yapılmadığı, genel olarak reklam hizmeti sunan şirketlerin Türkiye'de mukim olmadıkları, Türkiye'de iş yerinin bulunmadığı ve ilgili şirketlerin mukimi oldukları devletler ile ülkemiz arasında akdedilen Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları uyarınca Türkiye'de vergilendirme yapılamayacağı iddialarında bulunulduğu görüldüğü, bu durumda, düzeltme ve şikayete konu kurum (stopaj) vergisinde "iş yeri" kavramı, Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları hususlarının hukuki yorum gerektirdiği, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyip ilk bakışta anlaşılabilecek açıklıktaki açık ve mutlak vergilendirme yanlışlıkları kapsamında bulunmadığından 213 sayılı Kanun'un 116 ve devamı maddelerinde düzenlenen vergi hataları kapsamında değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Müvekkili firma tarafından internet ortamında sunulan reklam hizmetlerine istinaden ödeme yapılan firmaların, yurt dışında mukim firmalar olup Türkiye’de dar mükellef statüsünde bulundukları, dar mükellef kurumların Türkiye’de vergilendirilebilmesi için T.C. Anayasası’nın 90. maddesi gereği yerel mevzuat hükümleri yerine Ç.V.Ö.A. hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, uyuşmazlıkla ilgili olarak tesis edilen emsal yargı kararlarının bulunduğu, bu kararların da müvekkili firma lehine olduğu, dolayısıyla zımmen ret işleminin hukuka aykırı olduğu, kararın bozulması gerektiği savunulmuştur.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, ... TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?