‹ Ana sayfa
Danıştay4. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2020/5452 K.2021/5363

Esas No: 2020/5452 · Karar No: 2021/5363 · Karar Tarihi: 20.10.2021
Özet: Uyuşmazlık, Grup Demir Çelik İnşaat ve Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirket’in, sahte fatura düzenleyip kullanarak takdir komisyonu kararına dayanarak 2011 dönemleri için dört buçuk kat oranında kesilen vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılmasını istemesine ilişkin yasal prosedürden oluşmaktadır. Danıştay Dördüncü Dairesi, geçici vergi aslı olmayan vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının hukuka uygun olmadığını belirterek, temyiz dilekçesini reddetmiş ve ilk derece mahkemesinin kararını bozulmasının gerekmediğini hükmedmiştir.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2020/5452
Karar No: 2021/5363

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Grup Demir Çelik İnşaat ve Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirket

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlediği ve kullandığı ileri sürülerek takdir komisyonu kararına istinaden 2011/1-3, 4-6 dönemleri için üç kat, 2011/7-9, 10-12 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak dört buçuk kat oranında kesilen vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; geçici vergi aslı üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmı onanarak, cezanın tekerrüre ilişkin kabul kısmı ise temyiz edilmemek suretiyle kesinleştiği, geçici verginin kurumlar vergisine mahsuben peşin alınan bir vergi olması nedeniyle tek kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği yönündeki Danıştay'ın yerleşik içtihadı uyarınca kurum geçici vergileri için kesilecek vergi ziyaı cezasının bir kat olarak uygulanması gerektiğinden, dava konusu geçici vergiler için kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımlarında ve geçici vergi asıllarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ….

DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/10/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.

Olayda, dava konusu ihbarnamede geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezasının tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkca belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici verginin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının da hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.

Bu durumda, ihtilafın geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden "incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle dairemiz kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?