‹ Ana sayfa
Danıştay4. DaireTicaret Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2020/4759 K.2023/2466

Esas No: 2020/4759 · Karar No: 2023/2466 · Karar Tarihi: 04.05.2023
Özet: (1) Davacı, devrinden süresiz olarak uzatılmış taşınmazın hasılat paylaşımıyla elde ettiği kazancın %50’sinin kurumlar vergisinden istisna tutulması gerektiğini iddia ederek, Vergi Dairesi Başkanlığına 2018 yasağı için 1.306.593,91 TL’lik iptali talep ettirdi. (2) Mahkeme, temyiz talebini reddederek, Vergi Dava Dairesi kararını onaylayarak, davacının iddiasının istisna şartlarını karşılamadığını belirterek kararının geçerli olduğunu ilan etti.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2020/4759
Karar No: 2023/2466

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Sanayi ve Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, devralınan şirketin aktifinde iki yıldan daha uzun bir süre yer alan taşınmazın hasılat paylaşımı yoluyla satışından elde edilen kazancın 5520 sayılı Kanun'un 5/1-e maddesi gereğince %50'sinin kurumlar vergisinden istisna tutulması gerektiğinden bahisle verilen ihtirazi kayıtlı beyanname üzerine 2018 yılı için tahakkuk eden kurumlar vergisinin 1.306.593,91 TL'lik kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu olayda, hasılat paylaşımı ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile verilen arsanın iki yıldan uzun süredir davacı şirketin aktifinde bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı şirketin ana faaliyet konusunun ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği üzere, her nevi meşrubatın toptan perakende alımını satımını ve pazarlamasını yapmak olduğu, davalı idarenin de davacının ana faaliyet konusunun istisna şartları ihlal eden taşınmaz ticareti ve kiralanması faaliyeti olduğu noktasında herhangi bir tespitinin olmadığı ve iddiasının da bulunmadığı, istisna şartlarının gerçekleşmediği yönünde bir tespitte de bulunulamadığından, davacı şirketin aktifine kayıtlı arsayı hasılat paylaşımı ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince devretmesi neticesinde 2018 hesap döneminde elde etmiş olduğu nakit hasılatın %50'inin vergiden istisna olduğu, davacı şirketin aktifinde iki yıldan fazla bekleyen arsanın devrinden kaynaklı hasılat kârının %50'inin istisna kapsamında olduğu dikkate alınmadan yapılan tahakkuk işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacıdan tahsil edilen 1.306.593,91 TL'nin yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yapılan işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idarenin mükelleflerin kendi beyanlarına karşı dava açamayacaklarını ileri sürerek itiraz etmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu ile ilgisi bulunmayan 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nda yer alan hükümleri ileri sürerek vergi hukukunda kıyasa başvurulmasının, hukuk devletinin hukuki güvenlik ilkesine ve vergilerin yasallığı ilkesine ters düştüğü, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?