‹ Ana sayfa
Danıştay4. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2020/3411 K.2023/4655

Esas No: 2020/3411 · Karar No: 2023/4655 · Karar Tarihi: 22.06.2023
Özet: 1) Özürlü eğitim, inşaat ve ticaret şirketinin 2013 yılı kurumlar vergisi ve vergi ziyaı cezaları konusunda vergi inceleme raporuna dayalı olarak konulan tarhın revizi itirazı. 2) Danıştay, hem 2013 kurumlar vergisinin hem de 2016’da uygulanan beş yıllık süredeki tekerrür cezasının vergi inceleme raporuna ve uygulanma şartlarına göre hukuka uygun olduğunu kısıtlı istisnalarla kabul ederek temyiz isteğini reddetti.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2020/3411
Karar No: 2023/4655

TEMYİZ EDEN

TARAFLAR:
1- …Özel Eğitim İnşaat Taahhüt Makine Mobilya İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
2- …Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2013 yılı hesaplarının kurumlar geçici vergisi yönünden incelenmesi neticesinde hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden tekerrür hükümlerinin de uygulanması suretiyle re'sen tarh edilen 2013 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı şirketin kanuni temsilcisinin ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı 12/05/2016 tarihli vergi inceleme tutanağındaki beyanlarının aksinin, ancak aynı derecede etkin başkaca somut delille ispatlanabileceği ve dava aşamasında ispatlayıcı somut delil sunulamadığı, davacının hiç bir ihtirazı kayıt konmadan imzaladığı tutanak esas alınmak suretiyle düzenlenen vergi inceleme raporuna göre hesaplanan vergilerin vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetine uygun olduğu görüldüğünden, dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan davacı şirket adına 2011 yılında kesilen vergi ziyaı cezası aynı yıl içerisinde kesinleştiğinden 2013 yılındaki fiilleri nedeniyle 2016 yılında, beş yıllık süre dolmadan tekerrür uygulanmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu cezalı tarhiyatı oluşturan matrah unsurlarından, davacı şirket tarafından kanunen kabul edilmeyen gider niteliğindeki harcamaların gider kaydedilerek dönem kazancının belirlenmesinde dikkate alındığı hususunda tutanakla yapılan tespit ile ilgili olarak davacı tarafından herhangi bir iddiada bulunulmadığı, hasılata yansıtılmayan satış faturalarına ve fatura düzenlenmeyen gayrimenkul satışlarına yönelik olarak ise, Daire ara kararlarına istinaden ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, fatura düzenlenmeyen gayrimenkul satışlarına yönelik olarak inceleme elamanınca yapılan tespitlerden ...'a yapıldığı belirtilen satışlar ile ilgili bilgi ve belgeler dışında, hasılata yansıtılmayan satış faturalarına ve fatura düzenlenmeyen gayrimenkul satışlarına yönelik olarak tutanakta belirtilen tespitlerin gerçeği yansıtmadığı yönünde somut ve ikna edici bir bilgi ve belge sunulmadığından, dava konusu cezalı tarhiyatın bu hususlara ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; fatura düzenlenmeyen gayrimenkul satışlarına yönelik olarak inceleme elemanınca yapılan tespitlerden …'a yapıldığı belirtilen satışlara ilişkin tespitten kaynaklanan matrah farkına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; Zonguldak ili …mevkii …ada ...(...) parseldeki inşaattan satışı yapılan iki adet dairenin maliyetinin fazla kaydedildiğinden bahisle yapılan hesaplamalar sonucunda 193.069,09 TL tutarında fazla ayrıldığı tespit edilen maliyetin, maliyetlerden çıkarılmasından kaynaklanan matrah farkına ilişkin kısmına gelince, 21 Mart 2011 tarihli düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapılan inşaatın tüm maliyetinin doğru bir şekilde kayıt ve beyanlarına yansıtıldığı yönünde bir inceleme ve araştırma yapılmadan, sadece iki daireye ilişkin bir inşaat varmış gibi maliyet bedeli hesaplamak suretiyle bulunan matrah farkında ve dava konusu cezalı tarhiyatın buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacı istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, mahkeme kararının kısmen kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Kararın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …, DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Davacının temyiz istemine ilişkin olarak;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunla değiştirilen 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarına karşı kararın tebliğinden itibaren izleyen otuz gün içinde Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, temyize konu bölge idare mahkemesi kararının, istemde bulunan tarafa 27/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmiş olup, buna göre temyiz süresinin son günü 26/02/2020 tarihine rastladığı halde, otuz günlük süre geçirildikten sonra 27/02/2020 günü kayıtlara giren dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda, davacı tarafından bölge idare mahkemesi kararının bozulması istemiyle süresi içinde yapılmayan temyiz başvurusunun incelenme olanağı bulunmamaktadır.

Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, …TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?