‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2020/1905 K.2023/1749

Esas No: 2020/1905 · Karar No: 2023/1749 · Karar Tarihi: 28.03.2023
Özet: (1) Sağlık Hizmetleri AŞ’nin kanuni temsilcisi olarak düzenlenen ödeme emrinin iptali talebinde bulunan davacının, borçların kökeni ve temsilcinin sorumluluğu konusunda boşluklar olduğu gerekçesiyle dava kabulü üzerinden temyiz başvurusu sunması; (2) Mahkeme, temyiz isteğini reddederek, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onaylayarak, ödeme emrinin hukuka uygun olmadığı sonucuna varmış ve temyiz giderlerini davacının üzerine bırakmıştır.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2020/1905
Karar No: 2023/1749

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Sağlık Hizmetleri AŞ'nin kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; asıl amme borçlusu şirketin borcun tamamını veya büyük bir kısmını karşılayabilecek mal varlığı bulunmasına rağmen, davalı idarece mal varlığının, borcun ne kadarlık kısmını karşılayacağı ve bu tutarın hesap edildikten sonra ne kadarlık kısmının şirketten tahsil edilemeyeceği gerekçesiyle kanuni temsilci olan davacıdan istenebileceği açıkça ortaya konulmadan, mevcut tüm borçların tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının 21/05/2014 tarihli genel kurul kararıyla asıl borçlu olan ... Sağlık Hizmetleri AŞ'nin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, 04/12/2015 tarihli olağanüstü genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyeliğinin 21/05/2017 tarihine kadar devamına karar verildiği ve davacının Beyoğlu 2. Noterliği kanalıyla gönderdiği 21/06/2017 tarihli istifanameyle yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğinin görüldüğü, dava konusu ödeme emrinin 2008 ve 2010 yıllarına ilişkin muhtelif vergi ve ceza borçlarının tahsili için düzenlendiği, ödeme emri içeriği borcun döneminin ve vadesinin davacının kanuni temsilci seçildiği 21/05/2014 tarihinden önce olduğu, borcun doğmasında davacının kusuru bulunmadığından, bu borçlar nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla takibine yasal olanak bulunmadığından, dava konusu ödeme emrinde bu gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İstinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin vadesi geçtiği halde ödenmeyen kesinleşmiş vergi borçları için şirket adına ödeme emirleri düzenlendiği, herhangi bir tahsilat yapılamadığı, şirket hakkında yapılan araştırmada herhangi bir malvarlığına rastlanmaması nedeniyle şirketten tahsil edilemeyen ve edilemeyeceği anlaşılan vergi borçlarının tahsili için davacı adına düzenlenerek usulüne uygun şekilde ilanen tebliğ edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz başvurusuna konu Vergi Dava Dairesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, temyiz başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte olmadığı ve temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?