Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2019/1022 K.2021/4679
Özet: 1. Uyuşmazlık, davacının 2008‑2011 yılları arasında gayrimenkul satışları için fatura düzenlemediği gerekçesiyle kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması talebinden oluşmaktadır. 2. Mahkeme, davacının beyanlarının alıcı beyanlarıyla uyuşmadığını ve vergi inceleme tutanağındaki matrahı esas alarak cezanın hukuka uygun olmadığını belirterek, vergi mahkemesinin kararının onaynması ve cezanın kaldırılmasını hükmedmiştir.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2019/1022
Karar No: 2021/4679
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2008-2011 yılları arasında yapılan gayrimenkul satışları için fatura düzenlenmediğinden bahisle 2011/1-12 dönemlerine ilişkin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 2011/01-12 dönemine ilişkin olarak davacı adına toplam 31.130,00 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilmesine neden olarak, vergi inceleme raporunda, davacının 2011 yılında taşınmaz sattığı … (1 adet), … (4 adet), … (1 adet), … (2 adet), ve … (1 adet) isimli kişilere fatura düzenlememesi olarak gösterildiğinden ve bu kişilerden beyanı alınanların beyanlarında belirttikleri satış bedelleri matraha esas alındığından, alıcı beyanlarında geçen tutarların doğruluğunun idarece araştırılıp araştırılmadığı hususuna bakılması gerekmektiği; dosyada yer alan alıcı ifadeleri incelendiğinde, 2011 yılında alıcıların davacıdan taşınmaz aldıklarını beyan ettiği, alış bedeline ilişkin beyanlarını doğrulayacak herhangi bir belge sunmadıkları, bu beyanların ve belge sunduğunu beyan eden alıcıların sunduğu belgelerin doğruluğunun vergi inceleme elemanı tarafından araştırılmadığı, bazı alıcıların ise beyanının alınmadığı anlaşıldığından, davalı idarece bu beyanlar esas alınarak taşınmaz satış bedellerinin ve dolayısıyla ceza matrahının belirlenmesinin hukuka uygun olmadığı, taşınmaz satış bedelleri olarak davacının vergi inceleme tutanağında beyan ettiği matrahın esas alınması gerektiği sonucuna varıldığından, davacının beyanı ile alıcının beyanının uyuştuğu matrahların aynen kabul edilmesi, alıcının beyanının matraha esas alındığı …'ya yapılan satış matrahının 2.800,00 TL, …'a yapılan 2 adet taşınmaz satış matrahının toplam 4.000,00 TL ve …'na yapılan taşınmaz satış matrahının da 80.000,00 TL olduğu kabul edilerek davacının, 2011 yılında satışını yaptığı 8 adet arazi ve 1 adet daireden toplam 137.100,00 TL hasılat elde ettiği, bu satışların arasında 14/12/2011 yılında …'a yaptığı 1.000,00 TL'lik tarla satışı için düzenlenmeyen faturanın %10'unun, Yasa'da 2011 yılı için öngörülen maktu ceza sınırı olan 170,00 TL'nin altında kalması nedeniyle bu faturadan dolayı kesilmesi gereken maktu cezanın en az 170,00 TL olabileceği kabulü ile ceza kesilmesine esas teşkil edecek matrahın 136.100,00 TL olduğu, davacı adına bu matrah üzerinden %10 oranında 13.610,00 TL ile 170,00 TL maktu ceza tutarı toplamı 13.780,00 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının 13.780,00 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Cezanın hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2019/1022
Karar No: 2021/4679
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2008-2011 yılları arasında yapılan gayrimenkul satışları için fatura düzenlenmediğinden bahisle 2011/1-12 dönemlerine ilişkin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 2011/01-12 dönemine ilişkin olarak davacı adına toplam 31.130,00 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilmesine neden olarak, vergi inceleme raporunda, davacının 2011 yılında taşınmaz sattığı … (1 adet), … (4 adet), … (1 adet), … (2 adet), ve … (1 adet) isimli kişilere fatura düzenlememesi olarak gösterildiğinden ve bu kişilerden beyanı alınanların beyanlarında belirttikleri satış bedelleri matraha esas alındığından, alıcı beyanlarında geçen tutarların doğruluğunun idarece araştırılıp araştırılmadığı hususuna bakılması gerekmektiği; dosyada yer alan alıcı ifadeleri incelendiğinde, 2011 yılında alıcıların davacıdan taşınmaz aldıklarını beyan ettiği, alış bedeline ilişkin beyanlarını doğrulayacak herhangi bir belge sunmadıkları, bu beyanların ve belge sunduğunu beyan eden alıcıların sunduğu belgelerin doğruluğunun vergi inceleme elemanı tarafından araştırılmadığı, bazı alıcıların ise beyanının alınmadığı anlaşıldığından, davalı idarece bu beyanlar esas alınarak taşınmaz satış bedellerinin ve dolayısıyla ceza matrahının belirlenmesinin hukuka uygun olmadığı, taşınmaz satış bedelleri olarak davacının vergi inceleme tutanağında beyan ettiği matrahın esas alınması gerektiği sonucuna varıldığından, davacının beyanı ile alıcının beyanının uyuştuğu matrahların aynen kabul edilmesi, alıcının beyanının matraha esas alındığı …'ya yapılan satış matrahının 2.800,00 TL, …'a yapılan 2 adet taşınmaz satış matrahının toplam 4.000,00 TL ve …'na yapılan taşınmaz satış matrahının da 80.000,00 TL olduğu kabul edilerek davacının, 2011 yılında satışını yaptığı 8 adet arazi ve 1 adet daireden toplam 137.100,00 TL hasılat elde ettiği, bu satışların arasında 14/12/2011 yılında …'a yaptığı 1.000,00 TL'lik tarla satışı için düzenlenmeyen faturanın %10'unun, Yasa'da 2011 yılı için öngörülen maktu ceza sınırı olan 170,00 TL'nin altında kalması nedeniyle bu faturadan dolayı kesilmesi gereken maktu cezanın en az 170,00 TL olabileceği kabulü ile ceza kesilmesine esas teşkil edecek matrahın 136.100,00 TL olduğu, davacı adına bu matrah üzerinden %10 oranında 13.610,00 TL ile 170,00 TL maktu ceza tutarı toplamı 13.780,00 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının 13.780,00 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Cezanın hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.