Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.1993/4901 K.1994/1695
Özet: 1) Vergi mükellefi temsilcisinin hastalığı nedeniyle ikinci kez tarhiyat öncesi uzlaşma tarihinin verilmemesinin mücbir sebep kapsamında olup olmadığı ve idarenin yeni bir uzlaşma günü vermek zorunda olup olmadığı tartışıldı. 2) Dava, Vergi Mahkemesi’nin iptal kararının bozulmasıyla sonuçlandı; mahkeme, hastalığın mücbir sebep sayılmadığını ve kanunda yeni bir uzlaşma günü verilmesi zorunluluğu bulunmadığını belirterek idarenin kararını onadı.
Daire: DÖRDÜNCÜ DAİRE
Karar Yılı: 1994
Karar No: 1695
Esas Yılı: 1993
Esas No: 4901
Karar Tarihi: 24/03/994
MÜCBİR SEBEP NEDENİYLE SÜRESİNDEN SONRA İKİNCİ KEZ TARHİYAT ÖNCESİ UZLAŞMA İSTENEMİYECEĞİ HK.<
Yükümlü anonim şirket temsilcisinin tarhiyat öncesi uzlaşma görüşmesine hastalığı nedeniyle katılamaması üzerine, ikinci kez tarhiyat öncesi uzlaşma talebinin reddi yolunda işlem tesis edilmiştir. ... Vergi Mahkemesi … günlü ve … sayılı kararıyla; tarhiyat öncesi uzlaşma için belirlenen günde davacı kurumu temsil yetkisi verilen iki kişiden birisinin hastalığı nedeniyle raporlu olması, diğerinin ise işyerinden ayrılarak başka bir işte çalışmaya başlaması ve şirket ortağının ise o gün şehir dışında iş seyahatinde olduğunun anlaşılması karşısında, davalı idarece yeniden uzlaşma günü verilmemek suretiyle tesis edilen işlemde isabet bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Davalı idare, tarhiyat öncesi uzlaşma davetine icabet edilmemesi halinde uzlaşmanın vaki olmamış sayılacağını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını istemektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 13. maddesinde vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel teşkil eden mücbir sebep halleri sayılmıştır.
Ancak tarhiyat öncesi uzlaşma, bir vergi ödevi olmayıp, kullanılması mükellefin isteğine bağlı bir hak niteliğindedir. Gerek anılan kanunda, gerekse Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği'nde hastalık hali sebebiyle ikinci kez tarhiyat öncesi uzlaşma günü verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Kaldı ki, yükümlü şirket temsilcisinin hastalığı ağır bir hastalık olmadığı gibi, söz konusu tarhiyat öncesi uzlaşma davetiyesi süresinde şirkete tebliğ edildiğine ve şirketin birden ziyade temsilcisi bulunduğuna göre, hasta olan temsilcisinin yerine başka bir temsilcinin veya şirketi temsile yetkili yönetim kurulu üyelerinden birisinin de toplantıya katılması mümkündür. Kanuni bir zorunluluk bulunmayan hallerde, idarenin her müracaat üzerine yeniden gün verme zorunluluğu yoktur.
Ayrıca, Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği'nin 12. maddesindeki "uzlaşma davetine uyulmaması halinde uzlaşmanın temin edilmemiş sayılacağına" ilişkin hüküm karşısında davalı idarece yeniden gün verilmemek suretiyle tesis edilen işlemde yasal isabetsizlik bulunduğundan söz edilemez.
Bu durumda, davalı idarece yeniden tarhiat öncesi uzlaşma günü verilmemek suretiyle tesis edilen işlemi iptal eden vergi mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Vergi Mahkemesinin 1993/797 sayılı kararının bozulmasına karar verildi.
Karar Yılı: 1994
Karar No: 1695
Esas Yılı: 1993
Esas No: 4901
Karar Tarihi: 24/03/994
MÜCBİR SEBEP NEDENİYLE SÜRESİNDEN SONRA İKİNCİ KEZ TARHİYAT ÖNCESİ UZLAŞMA İSTENEMİYECEĞİ HK.<
Yükümlü anonim şirket temsilcisinin tarhiyat öncesi uzlaşma görüşmesine hastalığı nedeniyle katılamaması üzerine, ikinci kez tarhiyat öncesi uzlaşma talebinin reddi yolunda işlem tesis edilmiştir. ... Vergi Mahkemesi … günlü ve … sayılı kararıyla; tarhiyat öncesi uzlaşma için belirlenen günde davacı kurumu temsil yetkisi verilen iki kişiden birisinin hastalığı nedeniyle raporlu olması, diğerinin ise işyerinden ayrılarak başka bir işte çalışmaya başlaması ve şirket ortağının ise o gün şehir dışında iş seyahatinde olduğunun anlaşılması karşısında, davalı idarece yeniden uzlaşma günü verilmemek suretiyle tesis edilen işlemde isabet bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Davalı idare, tarhiyat öncesi uzlaşma davetine icabet edilmemesi halinde uzlaşmanın vaki olmamış sayılacağını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını istemektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 13. maddesinde vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel teşkil eden mücbir sebep halleri sayılmıştır.
Ancak tarhiyat öncesi uzlaşma, bir vergi ödevi olmayıp, kullanılması mükellefin isteğine bağlı bir hak niteliğindedir. Gerek anılan kanunda, gerekse Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği'nde hastalık hali sebebiyle ikinci kez tarhiyat öncesi uzlaşma günü verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Kaldı ki, yükümlü şirket temsilcisinin hastalığı ağır bir hastalık olmadığı gibi, söz konusu tarhiyat öncesi uzlaşma davetiyesi süresinde şirkete tebliğ edildiğine ve şirketin birden ziyade temsilcisi bulunduğuna göre, hasta olan temsilcisinin yerine başka bir temsilcinin veya şirketi temsile yetkili yönetim kurulu üyelerinden birisinin de toplantıya katılması mümkündür. Kanuni bir zorunluluk bulunmayan hallerde, idarenin her müracaat üzerine yeniden gün verme zorunluluğu yoktur.
Ayrıca, Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği'nin 12. maddesindeki "uzlaşma davetine uyulmaması halinde uzlaşmanın temin edilmemiş sayılacağına" ilişkin hüküm karşısında davalı idarece yeniden gün verilmemek suretiyle tesis edilen işlemde yasal isabetsizlik bulunduğundan söz edilemez.
Bu durumda, davalı idarece yeniden tarhiat öncesi uzlaşma günü verilmemek suretiyle tesis edilen işlemi iptal eden vergi mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Vergi Mahkemesinin 1993/797 sayılı kararının bozulmasına karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.