‹ Ana sayfa
Danıştay3. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 3. Daire E.2025/472 K.2025/4755

Esas No: 2025/472 · Karar No: 2025/4755 · Karar Tarihi: 20.11.2025
T.C. DANIŞTAYÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/472
Karar No : 2025/4755
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... Elektrik İnşaat Makina Ekipmanları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

VEKİLİ: Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunu esas alan takdir komisyonu kararları uyarınca 2016 ve 2017 yılları için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, 2016 ve 2017 yılının tüm dönemleri için re'sen salınan geçici vergiler, geçici vergiler üzerinden 2016 yılı için üç kat, 2017 yılı yılı için tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği, 2016 yılına ait olup 2017 yılı içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi aslı ile vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmı kaldırılmış, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası bir kata indirilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2018 ila 2020 yılları için aynı gerekçelerle yapılan tarhiyatların yargı kararıyla kaldırıldığı, eksik incelemeye dayalı olarak düzenlenen vergi tekniği raporu esas alınarak yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, vergi ziyaına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde yer alan fiil ile sebebiyet verildiğinden geçici vergi üzerinden vergi ziyaı cezasının üç kat olarak kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalar, davacının gerçek bir emtia teslimine ve hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğini ortaya koyacak mahiyette olmadığından yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının temyiz isteminin kabulüyle temyize konu kararın redde ilişkin hüküm fıkrasının bozulması, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE

GEREKÇE: MADDİ

OLAY: Davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda; elektrik malzemeleri toptan ticareti ile iştigal ettiği, 03/06/2016 tarihinde merkez ofis adresinde yapılan yoklamada, faaliyette olduğu, iş yerinin kiralık ve 60 metrekare büyüklüğünde olduğu, 3 asgari ücretli çalışanı olduğu ve büro malzemeleri bulunduğunun tespit edildiği, 05/01/2017 tarihli elektronik yoklamada faaliyette olduğu; 16/05/2017 tarihli depo adresinde yapılan yoklamada tespit anında faal olduğu, asgari ücretli iki çalışanı olduğu, büro malzemeleri bulunduğu, 18/05/2017 ve 07/06/2017 tarihli elektronik yoklamada, faaliyette olduğu, asgari ücretli iki çalışanı olduğu, üç POS cihazı ve büro malzemeleri bulunduğu, 12/12/2017 tarihli yoklamada tespit anında faaliyette olduğu, iş yerinin yaklaşık 100 metrekare ve üç katlı olduğu, elektrik malzemeleri toptan ticareti ile iştigal ettiği, dört çalışanı, üç adet POS cihazı ve büro malzemeleri bulunduğunun tespit edildiği, defter ve belgelerin ibrazının istenilmesine ilişkin yazının 16/01/2018 tarihinde iş yeri adresinde tebliğ edildiği ve defter ve belgelerini ibraz ettiği, şirketin tek ortağı ve kanuni temsilcisinin 31/12/2021 tarihinde re'sen terkin edilen ... Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin de kanuni temsilcisi olduğu, beyannamelerini verdiği, katma değer vergisi matrahları ile Ba-Bs bildirimlerinin uyumlu olduğu, defterlerini tasdik ettrdiği,, vadesi geçmiş ve ödemesi gereken borç toplamının 154.331,78 TL olduğu, adına kayıtlı bir adet kamyonet bulunduğu, muhasebecisi hakkında olumsuz tespit bulunmadığı, düzenlediği çeklerin, Ba formuyla alışlarını beyan ettiği mükellefler tarafından tahsil edildiği, 2016 yılında alışlarının %96,05'inin, 2017 yılında ise %99,55'inin haklarında vergi tekniği raporu düzenlenmiş veya inceleme bulunan mükelleflerden olduğu, davacıdan mal ve hizmet aldığını beyan eden mükelleflerin %43,16'sının haklarında vergi tekniği raporu düzenlenmiş veya inceleme bulunan mükellefler olduğu tespitlerine yer verilmiş, kredi kartıyla yaptığı satışlarının dışında kalan satışlara ilişkin düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan komisyon karşılığı düzenlenen faturalar olarak dikkate alınması gerektiği saptamalarına yer verilmiştir. Değinilen vergi tekniği raporu uyarınca takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş, 30.maddesinin 2. fıkrasının 6.bendinde; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halinde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunacağı hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu öngörülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki saptamaların maddi delil olarak kabul edilmesi zorunluluğu 213 sayılı Kanun'un 3. maddesi düzenlemesinin gereği olduğundan ve bu saptamalardan, davacı tarafından gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmaksızın komisyon karşılığı fatura düzenlendiği sonucuna ulaşılamayuacağından, dava konusu tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu nedenle, Vergi Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması; davalı idare temyiz isteminin de bu nedenle reddi gerekmiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1.Davacı temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3. Kararın; dava konusu tarhiyatın kaldırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 20/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar temyize konu kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, kararın dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle temyiz isteminin reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?