Danıştay3. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2024/4943 K.2024/6090
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/4943
Karar No: 2024/6090
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, kısmen sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirmek suretiyle kazancını aşındırdığı yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2019 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile aynı yılın Ekim-Aralık dönemi için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması ve 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılan matrah artırım başvurusunun kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin 2016 ila 2020 yılları için 7326 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında kurumlar vergisi yönünden matrah, katma değer vergisi yönünden vergi artırım talebinin, hakkında artırım talebi öncesinde başlanılan sahte belge düzenleme incelemesi sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda 2017, 2018 ve 2019 yıllarında bir kısım mükelleflere düzenlenen faturaların komisyon karşılığı düzenlenen sahte belgeler olduğunun tespit edildiğinden bahisle reddi üzerine dava konusu tarhiyatın gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı olayda, söz konusu vergi tekniği raporundaki saptamalar, düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığını göstermediğinden kısmen sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı, sahte fatura düzenleyicisi olmadığı işbu kararla ortaya konulan davacının 7326 Sayılı Kanun'un matrah artırımına ilişkin hükümlerinden yararlanabileceği sabit olup dava konusu tarhiyatta bu nedenle hukuka uygunluk görülmediği, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunu denetlemekle görevli olan Mahkemece yürütme görevini kısıtlayacak biçimde idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemeyeceği gerekçesiyle vergi ve cezalar kaldırılmış, 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılan matrah artırım başvurusunun kabulüne karar verilmesi istemi yönünden ise dava incelenmeksizin reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir.
İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir.
Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, sahte belge "gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge" olarak tanımlanmaktadır.
Davacı adına sahte fatura düzenlediğinden bahisle yapılan tarhiyatın kaldırılması istemiyle açılan davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz istemi hakkında, davacı adına tanzim edilen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Esas No: 2024/4943
Karar No: 2024/6090
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, kısmen sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirmek suretiyle kazancını aşındırdığı yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2019 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile aynı yılın Ekim-Aralık dönemi için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması ve 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılan matrah artırım başvurusunun kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin 2016 ila 2020 yılları için 7326 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında kurumlar vergisi yönünden matrah, katma değer vergisi yönünden vergi artırım talebinin, hakkında artırım talebi öncesinde başlanılan sahte belge düzenleme incelemesi sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda 2017, 2018 ve 2019 yıllarında bir kısım mükelleflere düzenlenen faturaların komisyon karşılığı düzenlenen sahte belgeler olduğunun tespit edildiğinden bahisle reddi üzerine dava konusu tarhiyatın gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı olayda, söz konusu vergi tekniği raporundaki saptamalar, düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığını göstermediğinden kısmen sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı, sahte fatura düzenleyicisi olmadığı işbu kararla ortaya konulan davacının 7326 Sayılı Kanun'un matrah artırımına ilişkin hükümlerinden yararlanabileceği sabit olup dava konusu tarhiyatta bu nedenle hukuka uygunluk görülmediği, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunu denetlemekle görevli olan Mahkemece yürütme görevini kısıtlayacak biçimde idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemeyeceği gerekçesiyle vergi ve cezalar kaldırılmış, 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılan matrah artırım başvurusunun kabulüne karar verilmesi istemi yönünden ise dava incelenmeksizin reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir.
İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir.
Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, sahte belge "gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge" olarak tanımlanmaktadır.
Davacı adına sahte fatura düzenlediğinden bahisle yapılan tarhiyatın kaldırılması istemiyle açılan davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz istemi hakkında, davacı adına tanzim edilen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.