‹ Ana sayfa
Danıştay 3. Daire Vergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 3. Daire E.2024/4521 K.2025/2039

Esas No: 2024/4521 · Karar No: 2025/2039 · Karar Tarihi: 22.04.2025
Özet: İhtilaf, davacının 2017‑2019 yılları arasında sahte belge düzenleme ve POS cihazı ile yasa dışı ikracatçılık faaliyetine katılması nedeniyle ödenen kat vergi ziyaı cezasını kaldırma talebinde bulunmasıdır. Mahkeme, üst mahkemenin kararını bozamayı karara koyarak, vergi ziyaı cezasının devamını, davacının ödeme yükümlülüğünü kabul etti.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/4521
Karar No: 2025/2039

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin .. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ...'un sahte belge düzenleme fiiline ve POS cihazı kullanmak suretiyle yasa dışı ikrazatçılık faaliyetine iştirak ettiğinden bahisle 2017 ila 2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ait gelir vergisi, geçici vergi, katma değer vergisi ve banka ve sigorta muameleleri vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, düzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı ve POS cihazlarını kullanarak yasa dışı ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğu, davacının da söz konusu fiillere iştirak ettiği sonucuna ulaşıldığından kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi tekniği raporunda somut verilere yer verilmediği, işverenin yanında sigortalı olarak çalıştığı, adına vekaletname çıkarılmasının ve yaptığı banka işlemlerinin işinin gereği olduğu, herhangi bir ikrazatçılık faaliyetinde bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

2575 sayılı Danıştay Kanununa 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde uyarınca hüküm veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulca işin gereği görüşülüp düşünüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?