Danıştay3. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2024/4274 K.2024/5161
Özet: İstinaf edilen davanın konusu, 2012 yılına ait kamu alacağının tahsil edilmesi amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali şeklinde, sunulan vergi mahkemesi kararının bekleidildiği bir tahsilat işlemiyle ilgilidir. Danıştay Üçüncü Daire, ödeme emrinin iptali kararını bozmamış, yerine önceki Temyiz kararını ve ilgili harç uygulamasını onaylayarak, kararının taraflara tebliğini gerçekleştirmiştir.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/4274
Karar No: 2024/5161
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Ulusal Medya Tanıtım Yayıncılık Programcılık Pazarlama ve Organizasyon Anonim Şirketi'nden alınamayan 2012 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağı için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin şirketin bilinen adresinde tebliği denenmeksizin doğrudan kanuni temsilcinin ikametgah adresinde tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu dikkate alındığında, davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gerekli koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirket tarafından ilişkili firmaya banka kanalıyla gönderilen paralar nedeniyle finansman hizmeti verdiğinden bahisle şirket adına dava konusu ödeme emri içeriği tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda, davacının 06/03/2012 tarihinde kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği dolayısıyla bu tarihten önce finansman temini kabul edilen ödemelerden sorumlu olduğu ancak anılan tarihten sonra 14/09/2012 tarihinde yapılan 678.239,63 TL tutarındaki ödemeden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ödeme emrinin, sözü edilen tutara isabet eden kısmı iptal edilmiş, diğer kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketin mükellefiyeti terkin edildiğinden sözü edilen şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, bilinen bir adresinin bulunmaması nedeniyle kanuni temsilcisinin ikamet adresinde tebliğinin usule uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, şirket adına yapılan tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin kendisine tebliğ edilmediği, asıl borçlu şirketin sadece araç ve taşınmazının olup olmadığının sorgulandığı dolayısıyla malvarlığı araştırmasının usulüne uygun olarak yapılmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI:
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından, asıl borçlu şirketin mükellefiyeti resen terkin edilmiş olsa da ticaret sicilde halen aktif olarak kaydı bulunduğu dolayısıyla şirket adına düzenlenen ödeme emrinin kanuni temsilcinin ikamet adresinde tebliğinin usulsüz olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2024/4274
Karar No: 2024/5161
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Ulusal Medya Tanıtım Yayıncılık Programcılık Pazarlama ve Organizasyon Anonim Şirketi'nden alınamayan 2012 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağı için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin şirketin bilinen adresinde tebliği denenmeksizin doğrudan kanuni temsilcinin ikametgah adresinde tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu dikkate alındığında, davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gerekli koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirket tarafından ilişkili firmaya banka kanalıyla gönderilen paralar nedeniyle finansman hizmeti verdiğinden bahisle şirket adına dava konusu ödeme emri içeriği tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda, davacının 06/03/2012 tarihinde kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği dolayısıyla bu tarihten önce finansman temini kabul edilen ödemelerden sorumlu olduğu ancak anılan tarihten sonra 14/09/2012 tarihinde yapılan 678.239,63 TL tutarındaki ödemeden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ödeme emrinin, sözü edilen tutara isabet eden kısmı iptal edilmiş, diğer kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketin mükellefiyeti terkin edildiğinden sözü edilen şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, bilinen bir adresinin bulunmaması nedeniyle kanuni temsilcisinin ikamet adresinde tebliğinin usule uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, şirket adına yapılan tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin kendisine tebliğ edilmediği, asıl borçlu şirketin sadece araç ve taşınmazının olup olmadığının sorgulandığı dolayısıyla malvarlığı araştırmasının usulüne uygun olarak yapılmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI:
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından, asıl borçlu şirketin mükellefiyeti resen terkin edilmiş olsa da ticaret sicilde halen aktif olarak kaydı bulunduğu dolayısıyla şirket adına düzenlenen ödeme emrinin kanuni temsilcinin ikamet adresinde tebliğinin usulsüz olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.