Danıştay3. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2024/334 K.2025/748
T.C. DANIŞTAY
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/334
Karar No: 2025/748
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Anonim Şirketi
VEKİLLERİ: Av. ...-Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından mobil ödemelerden ve Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu ücret ödemelerinden kaynaklanan düzeltmeler nedeniyle eksik hesaplanan indirilecek katma değer vergisinin mahsuben iadesinin, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılıp ödenen özel iletişim vergisi ile orantılı olarak yapılabileceğine yönelik tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile fazladan ödenen 1.152.620,15 TL vergi ile 1.151.624,29 TL gecikme zammının ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında tanzim edilen vergi inceleme ve vergi tekniği raporlarıyla ön ödemeli hat abonelerinin hatlarında bulunan lira bakiyelerini mobil ödemelerde kullanmaları nedeniyle yaptığı hatalı katma değer vergisi hesaplamaları sonucunda toplamda 2.305.823,80 TL katma değer vergisinin sehven gereksiz yere fazladan beyan edilip ödendiğinin tespit edildiği, bunun yanı sıra davacı tarafından özel iletişim vergisi matrahını eksik hesaplamak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiğinin saptandığı, sözü edilen raporlarda, indirim hakkı bulunan katma değer vergisinin, ilgili dönemlerde beyan edilen ödenmesi gereken katma değer vergisinin ödenmesi ve özel iletişim vergisi matrah farkı uyarınca tarh edilecek vergilerin kesinleşmesi ve ödenmesi şartıyla mükellefe ret ve iade edileceğinin öngörüldüğü, söz konusu özel iletişim vergisinin 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'un 3 ve 4. maddeleri kapsamında yapılandırılmak suretiyle ödendiği, devamında iadesi gereken katma değer vergisinin, Kasım 2016 dönemine ait muhtasar beyannamesi üzerine tahakkuk ettirilen vergiden mahsubunun sözü edilen Yasa kapsamında gerçekleştirilen ödeme ile orantılı olarak yerine getirileceğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği, iadesi reddedilen 1.152.620,15 TL vergi ile 1.151.624,29 TL gecikme zammının 30/12/2021 tarihinde ödendiğinin anlaşıldığı olayda, davacının katma değer vergisi iade alacağının bulunduğu hususunun hakkında tanzim edilen vergi inceleme ve vergi tekniği raporuyla sabit olduğu, özel iletişim vergisinin de 6736 sayılı Kanun Kapsamında yapılandırılmak suretiyle ödendiği, davacının katma değer vergisi iade alacağının mahsuben iadesi talebinin, başka bir borç tutarının ödeme miktarına göre yerine getirileceğine dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı da dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, fazladan ödenen tutarların da tahsil tarihinden itibaren tecil faiziyle birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, fazladan ödenen tutarların tahsil tarihinden itibaren tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına tanzim edilen vergi inceleme raporunda tarh edilecek vergilerin kesinleşmesi ve aynı tutarda ödenmesi şartıyla fazla hesaplanarak ödenmeyen katma değer vergisi iadesinin yapılacağı belirtilmiş ise de 6736 sayılı Kanun'un 3 ve 4. maddeleri kapsamındaki yapılandırma nedeniyle vergi ziyaı cezalarının sıfırlandığı, vergi asıllarının ise yarısının ödendiği dikkate alındığında, sözü edilen iadenin, anılan Kanun uyarınca yapılan ödeme ile orantılı olarak gerçekleştirilebileceği, tarh edilen verginin tamamının ödenmediği, iade edilebilecek verginin ödenen vergi tutarı kadar olabileceği ve bu tutar dikkate alınarak iade gerçekleştirildiğinden davanın konusuz kaldığı, tecil faizine hükmedilmesini gerektiren yasal koşulların bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Adına düzenlenen vergi inceleme raporu ile vergi tekniği raporunda, iadenin ödeme şartına bağlanmasının hukuki dayanağının bulunmadığı, ödenmesi gereken vergiler ile iadesi gereken vergiler arasında bir ilişki olmadığı, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma sonucunda ödemenin de gerçekleştirildiği, vergi hatası bulunduğundan faiz talebinin haklı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/334
Karar No: 2025/748
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Anonim Şirketi
VEKİLLERİ: Av. ...-Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından mobil ödemelerden ve Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu ücret ödemelerinden kaynaklanan düzeltmeler nedeniyle eksik hesaplanan indirilecek katma değer vergisinin mahsuben iadesinin, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılıp ödenen özel iletişim vergisi ile orantılı olarak yapılabileceğine yönelik tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile fazladan ödenen 1.152.620,15 TL vergi ile 1.151.624,29 TL gecikme zammının ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında tanzim edilen vergi inceleme ve vergi tekniği raporlarıyla ön ödemeli hat abonelerinin hatlarında bulunan lira bakiyelerini mobil ödemelerde kullanmaları nedeniyle yaptığı hatalı katma değer vergisi hesaplamaları sonucunda toplamda 2.305.823,80 TL katma değer vergisinin sehven gereksiz yere fazladan beyan edilip ödendiğinin tespit edildiği, bunun yanı sıra davacı tarafından özel iletişim vergisi matrahını eksik hesaplamak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiğinin saptandığı, sözü edilen raporlarda, indirim hakkı bulunan katma değer vergisinin, ilgili dönemlerde beyan edilen ödenmesi gereken katma değer vergisinin ödenmesi ve özel iletişim vergisi matrah farkı uyarınca tarh edilecek vergilerin kesinleşmesi ve ödenmesi şartıyla mükellefe ret ve iade edileceğinin öngörüldüğü, söz konusu özel iletişim vergisinin 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'un 3 ve 4. maddeleri kapsamında yapılandırılmak suretiyle ödendiği, devamında iadesi gereken katma değer vergisinin, Kasım 2016 dönemine ait muhtasar beyannamesi üzerine tahakkuk ettirilen vergiden mahsubunun sözü edilen Yasa kapsamında gerçekleştirilen ödeme ile orantılı olarak yerine getirileceğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği, iadesi reddedilen 1.152.620,15 TL vergi ile 1.151.624,29 TL gecikme zammının 30/12/2021 tarihinde ödendiğinin anlaşıldığı olayda, davacının katma değer vergisi iade alacağının bulunduğu hususunun hakkında tanzim edilen vergi inceleme ve vergi tekniği raporuyla sabit olduğu, özel iletişim vergisinin de 6736 sayılı Kanun Kapsamında yapılandırılmak suretiyle ödendiği, davacının katma değer vergisi iade alacağının mahsuben iadesi talebinin, başka bir borç tutarının ödeme miktarına göre yerine getirileceğine dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı da dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, fazladan ödenen tutarların da tahsil tarihinden itibaren tecil faiziyle birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, fazladan ödenen tutarların tahsil tarihinden itibaren tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına tanzim edilen vergi inceleme raporunda tarh edilecek vergilerin kesinleşmesi ve aynı tutarda ödenmesi şartıyla fazla hesaplanarak ödenmeyen katma değer vergisi iadesinin yapılacağı belirtilmiş ise de 6736 sayılı Kanun'un 3 ve 4. maddeleri kapsamındaki yapılandırma nedeniyle vergi ziyaı cezalarının sıfırlandığı, vergi asıllarının ise yarısının ödendiği dikkate alındığında, sözü edilen iadenin, anılan Kanun uyarınca yapılan ödeme ile orantılı olarak gerçekleştirilebileceği, tarh edilen verginin tamamının ödenmediği, iade edilebilecek verginin ödenen vergi tutarı kadar olabileceği ve bu tutar dikkate alınarak iade gerçekleştirildiğinden davanın konusuz kaldığı, tecil faizine hükmedilmesini gerektiren yasal koşulların bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Adına düzenlenen vergi inceleme raporu ile vergi tekniği raporunda, iadenin ödeme şartına bağlanmasının hukuki dayanağının bulunmadığı, ödenmesi gereken vergiler ile iadesi gereken vergiler arasında bir ilişki olmadığı, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma sonucunda ödemenin de gerçekleştirildiği, vergi hatası bulunduğundan faiz talebinin haklı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.