Danıştay3. Daireİdare Hukuku
Danıştay 3. Daire E.2024/1891 K.2024/5285
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1891
Karar No : 2024/5285
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Akaryakıt Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği ve komisyon karşılığı kısmen sahte fatura düzenlediği yolunda tespitler içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak tanzim edilen vergi inceleme raporu uyarınca 2019 yılının Kasım ve Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, 7326 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 9/b bendi hükmü uyarınca, ihtilaflı yılda katma değer vergisi artırım hükümlerinden yararlanmasına engel teşkil eden hususun, 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrası kapsamında ...'a sahte fatura düzenlediği yönündeki tespitler olduğu, sahte faturalardan dolayı elde ettiği komisyon geliri nedeniyle aynı vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak davacı adına salınan kurumlar vergisine karşı açılan davada, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının kısmen sahte fatura düzenlediğinin yeterli verilerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği, davacı tarafından 7326 sayılı Kanun uyarınca 2019 yılı için katma değer vergisi yönünden vergi artırımında bulunulduğu, ancak devam eden inceleme sonucu düzenlenen vergi tekniği raporunda yer verilen sahte fatura düzenleme tespitleri nedeniyle vergi artırımından faydalandırılmadığı, bahsi geçen vergi tekniği raporundaki tespitlerin, davacının 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) bendi kapsamında yeterli bulunmadığı sonucuna varılması nedeniyle, söz konusu sahte belge düzenleme incelemesi neticesinde tanzim edilen raporun Mahkemelerince, gerçekte 7326 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 9/ç bendinde belirtilen "olumlu rapor" olarak değerlendirildiği, matrah veya vergi artırımında bulunan davacıya, 7326 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 9. fıkrasının (d) bendi de göz önünde bulundurularak olumlu rapor veya yazının tebliğ edilerek, matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, tebligatı izleyen aydan başlamak üzere matrah ve vergi artırımı sırasındaki tercihlerine göre ödemesi ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirebilmesi için bildirim yapılması gerektiği, davacının, hesaplanan vergileri tebligatı izleyen aydan başlamak üzere matrah ve vergi artırımı sırasındaki tercihlerine göre ödeyerek ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirerek artırım hükümlerinden yararlanması durumunda, sahte belge düzenleme incelemesinin yanı sıra hakkında farklı sebeple devam eden vergi incelemesinin akıbetinin 7326 sayılı Kanunun 5. maddesinin 9. fıkrasının (d) bendi hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekeceğinden, hakkında düzenlenen ve 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) bendi kapsamında olumsuz tespit içermediği sonucuna varılan rapor sonrasında, artırım hükümlerinden yararlanabilmesini sağlamak üzere davacıya tebligat yapılmadan hakkında incelemeye devam edilerek düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tarhiyatın dayanağı raporda, davacının alımlarınının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği ve komisyon karşılığı kısmen sahte fatura düzenlediği yolunda somut tespitlere yer verildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1891
Karar No : 2024/5285
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Akaryakıt Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği ve komisyon karşılığı kısmen sahte fatura düzenlediği yolunda tespitler içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak tanzim edilen vergi inceleme raporu uyarınca 2019 yılının Kasım ve Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, 7326 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 9/b bendi hükmü uyarınca, ihtilaflı yılda katma değer vergisi artırım hükümlerinden yararlanmasına engel teşkil eden hususun, 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrası kapsamında ...'a sahte fatura düzenlediği yönündeki tespitler olduğu, sahte faturalardan dolayı elde ettiği komisyon geliri nedeniyle aynı vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak davacı adına salınan kurumlar vergisine karşı açılan davada, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının kısmen sahte fatura düzenlediğinin yeterli verilerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği, davacı tarafından 7326 sayılı Kanun uyarınca 2019 yılı için katma değer vergisi yönünden vergi artırımında bulunulduğu, ancak devam eden inceleme sonucu düzenlenen vergi tekniği raporunda yer verilen sahte fatura düzenleme tespitleri nedeniyle vergi artırımından faydalandırılmadığı, bahsi geçen vergi tekniği raporundaki tespitlerin, davacının 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) bendi kapsamında yeterli bulunmadığı sonucuna varılması nedeniyle, söz konusu sahte belge düzenleme incelemesi neticesinde tanzim edilen raporun Mahkemelerince, gerçekte 7326 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 9/ç bendinde belirtilen "olumlu rapor" olarak değerlendirildiği, matrah veya vergi artırımında bulunan davacıya, 7326 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 9. fıkrasının (d) bendi de göz önünde bulundurularak olumlu rapor veya yazının tebliğ edilerek, matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, tebligatı izleyen aydan başlamak üzere matrah ve vergi artırımı sırasındaki tercihlerine göre ödemesi ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirebilmesi için bildirim yapılması gerektiği, davacının, hesaplanan vergileri tebligatı izleyen aydan başlamak üzere matrah ve vergi artırımı sırasındaki tercihlerine göre ödeyerek ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirerek artırım hükümlerinden yararlanması durumunda, sahte belge düzenleme incelemesinin yanı sıra hakkında farklı sebeple devam eden vergi incelemesinin akıbetinin 7326 sayılı Kanunun 5. maddesinin 9. fıkrasının (d) bendi hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekeceğinden, hakkında düzenlenen ve 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) bendi kapsamında olumsuz tespit içermediği sonucuna varılan rapor sonrasında, artırım hükümlerinden yararlanabilmesini sağlamak üzere davacıya tebligat yapılmadan hakkında incelemeye devam edilerek düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tarhiyatın dayanağı raporda, davacının alımlarınının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği ve komisyon karşılığı kısmen sahte fatura düzenlediği yolunda somut tespitlere yer verildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.