Danıştay3. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2024/185 K.2025/5754
Özet: Uyuşmazlık konusu, Davacı tarafından 2014‑2019 yılları arasında Otopark Otomotiv Inşaat Emlak Madencilik Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan kamu alacaklarının tahsilatı için düzenlenen ödeme emirlerinin iptali talebidir. Mahkeme, ödeme emirlerinin iptali başvurusunu reddederek, ilgili ödeme emirlerinin hukuka uygun olarak düzenlenmiş olduğunu ve iptal talebinin kabulye değer olmadığını belirlemiştir.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/185
Karar No: 2025/5754
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Otopark Otomotiv İnşaat Emlak Madencilik Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2014 ila 2019 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırındaki borçların, asıl borçlu şirket tarafından 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırdığı ancak ödeme yapılmaması nedeniyle yapılandırmanın iptal edildiği olayda, yapılandırma ile niteliği değişen alacağın öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlenmediği görüldüğünden şirket hakkındaki takip ve tahsil yolları tüketilmeksizin davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ... takip numaralı ödeme emrinin 33. satırı ile ... takip numaralı ödeme emrinin 6. satırındaki özel usulsüzlük cezasının ödenmesinden davacının sorumlu olmadığı, beyan üzerine tahakkuk eden vergi ile şirket adına re'sen yapılan ve usulüne uygun biçimde kesinleştiği anlaşılan tarhiyatın ait olduğu dönemde kanuni temsilci olan davacıdan tahsiline ilişkin olduğu anlaşılan ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin diğer kısımları ile ... takip numaralı ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emri 1 ila 3, 6 ila 9, 14 ve 33; ... takip numaralı ödeme emri 6. satırı yönünden iptal edilmiş, diğer kısım yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davacı tarafından, alacağın zamanaşımına uğradığı, tarafına usulüne uygun biçimde tebligat yapılmadığından savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Davalı idare temyiz isteminin ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırlarına ilişkin hüküm fıkrası yönünden kabulü, kalan kısma yönelik temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı adına, asıl borçlu ... Otopark Otomotiv İnşaat Emlak Madencilik Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2014 ila 2019 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemlerine konu edilen kararın, dava konusu ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırları haricindeki kısma ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun, şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek mal varlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemez.
Yapılandırma ve yapılandırmanın iptali tarihlerinde ortaklık ve kanuni temsilcilik görevi devam eden ve bu nedenle şirket hakkında yapılandırma öncesindeki takibin usulüne uygun biçimde tüketilmiş olması koşuluyla şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağından sorumlu tutulabilecek olan davacı adına düzenlenen ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırlarına konu kamu alacaklarıyla ilgili olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usule uygun tebliğ edilip edilmediği, usulüne uygun tebliğ edilmiş ise kamu alacağının şirketten tahsil imkanı bulunup bulunmadığı araştırılarak yeniden karar verilmek üzere dava konusu ödeme emirlerinin değinilen kısmının Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının sözü edilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacı temyiz isteminin reddine, davalı idare temyiz isteminin kısmen reddine,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırları haricindeki kısma ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3.Davalı idare temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4.Kararın; dava konusu ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırlarına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
5.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına, 22/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
Kamu alacaklarının tahsilini hızlandırmak ve kolaylaştırmak amacıyla kabul edilen “alacakların yapılandırılması,”, “tahsilatın hızlandırılması”, “vergi barışı” gibi kavramlarla ifade edilen ve geçmiş dönemi etkileyen, geçici bir süre uygulanmak üzere çıkarılan kimi yasal düzenlemelerle, kesinleşmiş alacaklar, kesinleşmemiş veya dava aşamasında bulunan alacaklar ile inceleme ve tarhiyat aşamasındaki alacakların yeniden yapılandırılması, matrah ve vergi artırımı gibi birtakım farklı yöntemler getirilebilmektedir. Sıkça çıkarılan yasalarla öngörülen bu yöntemler, alacağın yeniden yapılandırılması, kamu alacağından kaynaklanan cezaların veya kamu alacağının fer’ilerinin tahsilinden vazgeçilmesi, vergi incelemesi bağışıklığından yararlanılabilmesi gibi bazı olanaklar sağlanmakta olup, yasada aranılan koşulları taşımaları hâlinde kamu alacağı yükümlülerinin bu yöntemlerden birisine başvurmak suretiyle sağlanan olanaktan yararlanarak borçlarını ödeyebilmeleri mümkündür.
Dayanağını Anayasa'dan alan ve devletin kamusal gereksinimlerini karşılaması için egemenlik gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle kişilere yüklediği bir kamu alacağı şeklinde tanımlanan verginin, yapılandırmaya konu edilerek yeni vade ve tutarlarda ödenmeye bağlanması işleminin, özel hukuktaki borcun yenilenmesi müessesesine benzetilerek, bu durumun, borcun nitelik değiştirmesine yol açtığı söylenemez.
Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin koşulların ihlali nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi sorumluluk, takip/tahsilata ilişkin yasa kuralları gereğidir.
Kanuni temsilcilerin vergi ödevlerini hiç ya da gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından kaynaklanan sorumlukları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği açıklanmış; ikinci fıkrasında, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen ve kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. Buna göre, uyuşmazlığın kanuni temsilcinin vergi borçlarından sorumluluğunun öngörüldüğü yasa kurallarına göre incelenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırlarının iptaline ilişkin mahkeme kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesinin kararının değinilen hüküm fıkrasının diğer hususlar yönünden incelenerek yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Esas No: 2024/185
Karar No: 2025/5754
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Otopark Otomotiv İnşaat Emlak Madencilik Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2014 ila 2019 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırındaki borçların, asıl borçlu şirket tarafından 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırdığı ancak ödeme yapılmaması nedeniyle yapılandırmanın iptal edildiği olayda, yapılandırma ile niteliği değişen alacağın öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlenmediği görüldüğünden şirket hakkındaki takip ve tahsil yolları tüketilmeksizin davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ... takip numaralı ödeme emrinin 33. satırı ile ... takip numaralı ödeme emrinin 6. satırındaki özel usulsüzlük cezasının ödenmesinden davacının sorumlu olmadığı, beyan üzerine tahakkuk eden vergi ile şirket adına re'sen yapılan ve usulüne uygun biçimde kesinleştiği anlaşılan tarhiyatın ait olduğu dönemde kanuni temsilci olan davacıdan tahsiline ilişkin olduğu anlaşılan ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin diğer kısımları ile ... takip numaralı ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emri 1 ila 3, 6 ila 9, 14 ve 33; ... takip numaralı ödeme emri 6. satırı yönünden iptal edilmiş, diğer kısım yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davacı tarafından, alacağın zamanaşımına uğradığı, tarafına usulüne uygun biçimde tebligat yapılmadığından savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Davalı idare temyiz isteminin ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırlarına ilişkin hüküm fıkrası yönünden kabulü, kalan kısma yönelik temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı adına, asıl borçlu ... Otopark Otomotiv İnşaat Emlak Madencilik Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2014 ila 2019 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemlerine konu edilen kararın, dava konusu ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırları haricindeki kısma ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun, şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek mal varlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemez.
Yapılandırma ve yapılandırmanın iptali tarihlerinde ortaklık ve kanuni temsilcilik görevi devam eden ve bu nedenle şirket hakkında yapılandırma öncesindeki takibin usulüne uygun biçimde tüketilmiş olması koşuluyla şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağından sorumlu tutulabilecek olan davacı adına düzenlenen ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırlarına konu kamu alacaklarıyla ilgili olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usule uygun tebliğ edilip edilmediği, usulüne uygun tebliğ edilmiş ise kamu alacağının şirketten tahsil imkanı bulunup bulunmadığı araştırılarak yeniden karar verilmek üzere dava konusu ödeme emirlerinin değinilen kısmının Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının sözü edilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacı temyiz isteminin reddine, davalı idare temyiz isteminin kısmen reddine,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırları haricindeki kısma ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3.Davalı idare temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4.Kararın; dava konusu ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırlarına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
5.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına, 22/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
Kamu alacaklarının tahsilini hızlandırmak ve kolaylaştırmak amacıyla kabul edilen “alacakların yapılandırılması,”, “tahsilatın hızlandırılması”, “vergi barışı” gibi kavramlarla ifade edilen ve geçmiş dönemi etkileyen, geçici bir süre uygulanmak üzere çıkarılan kimi yasal düzenlemelerle, kesinleşmiş alacaklar, kesinleşmemiş veya dava aşamasında bulunan alacaklar ile inceleme ve tarhiyat aşamasındaki alacakların yeniden yapılandırılması, matrah ve vergi artırımı gibi birtakım farklı yöntemler getirilebilmektedir. Sıkça çıkarılan yasalarla öngörülen bu yöntemler, alacağın yeniden yapılandırılması, kamu alacağından kaynaklanan cezaların veya kamu alacağının fer’ilerinin tahsilinden vazgeçilmesi, vergi incelemesi bağışıklığından yararlanılabilmesi gibi bazı olanaklar sağlanmakta olup, yasada aranılan koşulları taşımaları hâlinde kamu alacağı yükümlülerinin bu yöntemlerden birisine başvurmak suretiyle sağlanan olanaktan yararlanarak borçlarını ödeyebilmeleri mümkündür.
Dayanağını Anayasa'dan alan ve devletin kamusal gereksinimlerini karşılaması için egemenlik gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle kişilere yüklediği bir kamu alacağı şeklinde tanımlanan verginin, yapılandırmaya konu edilerek yeni vade ve tutarlarda ödenmeye bağlanması işleminin, özel hukuktaki borcun yenilenmesi müessesesine benzetilerek, bu durumun, borcun nitelik değiştirmesine yol açtığı söylenemez.
Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin koşulların ihlali nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi sorumluluk, takip/tahsilata ilişkin yasa kuralları gereğidir.
Kanuni temsilcilerin vergi ödevlerini hiç ya da gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından kaynaklanan sorumlukları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği açıklanmış; ikinci fıkrasında, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen ve kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. Buna göre, uyuşmazlığın kanuni temsilcinin vergi borçlarından sorumluluğunun öngörüldüğü yasa kurallarına göre incelenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 6 ila 9 ve 14. satırlarının iptaline ilişkin mahkeme kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesinin kararının değinilen hüküm fıkrasının diğer hususlar yönünden incelenerek yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.