‹ Ana sayfa
Danıştay 3. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 3. Daire E.2024/159 K.2024/7108

Esas No: 2024/159 · Karar No: 2024/7108 · Karar Tarihi: 23.12.2024
Özet: (1) Vekili taraf olan vergi dairesi müdürlüğüne karşı, bir şirketin 2011‑2014 yıllarına ait alacakları için bankada uygulanan haczin kaldırılması istendi; (2) Danıştay, ilk derece mahkemesinin hacz kaldırma kararını bozulmasına yarayan usul ve hukuki hataları reddederek, Bölge İdare Mahkemesi kararını temyize karşı sürdürdüğü için haczin kaldırılmasını onayladı.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/159
Karar No: 2024/7108

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının banka hesaplarına, ... Satış Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2011, 2012 ve 2014 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirketin 19/10/2015 tarih ve 8928 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ilanla 09/10/2015 tarihinde ticaret sicilden silindiği, dava konusu haczin dayanağı ihbarnamelerin şirketin ticaret sicilden silindikten sonra şirkete ilanen tebliğ edildiği olayda, tüzel kişiliği sona ererek hukuk aleminden silinen şirkete tebliğ yapılmasının mümkün olmadığı, yapılan işlemlerin usulsüz olduğu, şirket adına kesinleştirilmiş bir borçtan bahsedilemeyeceği, usulüne uygun olarak kesinleşmeyen alacağın davacıdan kanuni temsilcisi sıfatıyla istenmesi de mümkün olmadığından dava konusu hacizde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle haciz kaldırılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının banka hesaplarına uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY:
Bakılmakta olan dava, çoğunluk görüşünde açık adı geçen, ... Şirketinden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci olan davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle açılmış; verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddi üzerine davalı idare bu kez temyiz yoluna başvurmuştur.

Kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, borç onbeş günde ödenmediği gibi, bu süre içinde ödeme emrinin iptali istemiyle idari davanın açılmaması veya açılmış olan davada yargı merciince verilmiş bir yürütmenin durdurulması kararı bulunmaması veya davanın reddedilmesi durumlarında, alacaklı tahsil dairesince, kamu borçlusunun, mal bildiriminde gösterilen veya başka suretle tespit olunan mal, hak ve alacaklarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un öngördüğü usullere uygun olarak haciz uygulanabilecektir. Haciz işlemine karşı açılan davalarda, ancak haciz işlemindeki münferit hukuka aykırılıklar ile haciz işleminin sebep unsurunun ödeme emri olması nedeniyle ödeme emrinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıkların incelenebileceği, bu bağlamda, bakılmakta olan davanın konusunun haciz işlemi olduğu dikkate alındığında temyize konu kararda yapılan değerlendirmenin ancak davacı adına ödeme emri düzenlenmesi üzerine dava açılması halinde 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan ''borcum yoktur'' kapsamında incelenebilecek hukuka aykırılık hali olduğu açıktır.

Bu durumda, dava konusu haciz işleminin hukuka uygunluk denetiminin, 6183 sayılı Kanun'un davada uygulanacak ilgili yasa kurallarına göre haciz koşullarının oluşup oluşmadığının bu işlemin dayanağı davacı hakkındaki ödeme emirleri yönünden incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?