Danıştay3. Daireİdare Hukuku
Danıştay 3. Daire E.2023/9868 K.2023/3963
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9868
Karar No : 2023/3963
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
**VEKİLLERİ:** Av.… - Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, ihracat faaliyetleri kapsamında yurtdışında belgeli hiçbir harcaması bulunmadığı halde 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 1. bendi kapsamında götürü gider olarak dikkate alınan tutar ile 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. madde kapsamında ödenen kayıt bedelinin tarhiyata konu edilmek üzere kurum kazancına ilave edilmesi gerektiği yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018 yılı için ikmalen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 193 sayılı Kanun'un 40. maddesinin 1. fıkrasında, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi gereken genel giderlere ilaveten yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceği hususunun herhangi bir ispat şartına bağlı olmaksızın kabul edildiği ve 7143 sayılı Kanun ile 3194 sayılı Kanun'a eklenen geçici 16. madde kapsamında ödenen kayıt bedelinin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 6. fıkrasında belirtilen kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlardan olduğu, bu niteliği itibariyle safi kazancın belirlenmesinde indirilecek giderler arasında yer aldığı dolayısıyla yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 193 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile 194 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca götürü gider hesaplanması için öncelikle harcamanın yapılmış ve işletmenin malvarlığında bir azalma meydana gelmiş olması ve gider hesaplarında izlenerek kar zarar hesabına aktarılması gerektiği ve 3194 sayılı Kanun'da kayıt bedelinin gider yazılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmadığı, 193 sayılı Kanunu'nun "İndirilecek Giderler" başlıklı 40. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu bedelin taşınmazın iktisadi kıymetini artıran giderler kapsamında değerlendirilmesi ve taşınmazın maliyet bedeline eklenmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
7143 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesinde, afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği hüküm altına alınmıştır.
Davacı şirketin 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi uyarınca ödenecek olan kayıt bedelinin, taşınmazın iktisadi kıymetini artıran giderler kapsamında değerlendirilmesi ve maliyet bedeline eklenerek, taşınmazın amortisman süresinin tamamlanmamış olması halinde, maliyet bedeline dahil edilecek söz konusu tutarın taşınmazın kalan amortisman süresine göre itfa edilmesi; taşınmazın amortisman süresinin tamamlanmış olması halinde ise, maliyet bedeline eklenen söz konusu tutarın taşınmaza ilişkin faydalı ömür ve amortisman oranı dahilinde aktife alındığı tarihten itibaren itfa edilmesi gerektiğinden Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu tarhiyatın, 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. madde kapsamında ödenen kayıt bedelinin gider olarak dikkate alınan tutarların tarhiyata konu edilmek üzere kurum kazancına ilave edilmesi gerektiği yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018 yılı için ikmalen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaa cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının bu gerekçe ile bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9868
Karar No : 2023/3963
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
**VEKİLLERİ:** Av.… - Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, ihracat faaliyetleri kapsamında yurtdışında belgeli hiçbir harcaması bulunmadığı halde 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 1. bendi kapsamında götürü gider olarak dikkate alınan tutar ile 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. madde kapsamında ödenen kayıt bedelinin tarhiyata konu edilmek üzere kurum kazancına ilave edilmesi gerektiği yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018 yılı için ikmalen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 193 sayılı Kanun'un 40. maddesinin 1. fıkrasında, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi gereken genel giderlere ilaveten yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceği hususunun herhangi bir ispat şartına bağlı olmaksızın kabul edildiği ve 7143 sayılı Kanun ile 3194 sayılı Kanun'a eklenen geçici 16. madde kapsamında ödenen kayıt bedelinin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 6. fıkrasında belirtilen kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlardan olduğu, bu niteliği itibariyle safi kazancın belirlenmesinde indirilecek giderler arasında yer aldığı dolayısıyla yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 193 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile 194 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca götürü gider hesaplanması için öncelikle harcamanın yapılmış ve işletmenin malvarlığında bir azalma meydana gelmiş olması ve gider hesaplarında izlenerek kar zarar hesabına aktarılması gerektiği ve 3194 sayılı Kanun'da kayıt bedelinin gider yazılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmadığı, 193 sayılı Kanunu'nun "İndirilecek Giderler" başlıklı 40. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu bedelin taşınmazın iktisadi kıymetini artıran giderler kapsamında değerlendirilmesi ve taşınmazın maliyet bedeline eklenmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
7143 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesinde, afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği hüküm altına alınmıştır.
Davacı şirketin 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi uyarınca ödenecek olan kayıt bedelinin, taşınmazın iktisadi kıymetini artıran giderler kapsamında değerlendirilmesi ve maliyet bedeline eklenerek, taşınmazın amortisman süresinin tamamlanmamış olması halinde, maliyet bedeline dahil edilecek söz konusu tutarın taşınmazın kalan amortisman süresine göre itfa edilmesi; taşınmazın amortisman süresinin tamamlanmış olması halinde ise, maliyet bedeline eklenen söz konusu tutarın taşınmaza ilişkin faydalı ömür ve amortisman oranı dahilinde aktife alındığı tarihten itibaren itfa edilmesi gerektiğinden Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu tarhiyatın, 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. madde kapsamında ödenen kayıt bedelinin gider olarak dikkate alınan tutarların tarhiyata konu edilmek üzere kurum kazancına ilave edilmesi gerektiği yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018 yılı için ikmalen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaa cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının bu gerekçe ile bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.