Danıştay3. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/7982 K.2025/2568
Özet: 1. Uyuşmazlık, davacının katma değer vergisi indirimlerinin reddine ilişkin vergi mahkemesi kararına itirazı ve vergi idaresinin defter, belgeleri ibraz etmediğine işaret ederek yaptıkları tarhiyatın usule uygun olmadığıdır. 2. Mahkeme, temyiz isteğini reddetti, vergi mahkemesinin kararının bozulmasını gerektirmediğini belirtti ve kararın taraflara tebliğini ve ilgili vergi dairesine gönderilmesini emretti.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/7982
Karar No: 2025/2568
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... İnşaat Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle önceki yıldan devreden indirilebilecek katma değer vergisinin bulunmadığı da gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2016 yılının Ocak ila Ağustos, Kasım, Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Defter ve belge isteme yazısının şirket yetkilisinin ikametgah adresi olarak belirtilen "..." adresinde 12/11/2018 tarihinde abisine tebliğ edildiği, UYAP ortamında yapılan adres araştırmasında 23/02/2018 tarihinde eklenen yurt içi adresinin "..." olduğu, tebligat yapılan adresin yurt içi adresi olarak 16/02/2017 tarihinde eklendiği ve 22/10/2019 tarihinde yapılan eklemede bu adresin eski MERNİS adresi olarak belirtildiği görüldüğünden birden fazla adresi bulunan şirket yetkilisinin ikametgah adresinin hangisi olduğu ve her adrese ayrıca tebligat yapılıp yapılmadığı hususunun idarece ortaya konulmadığı, abisine yapılan tebligatta ise birlikte yaşadıklarına dair bir tespite yer verilmediği dolayısıyla belirtilen şekilde gerçekleştirilen tebligatın usule uygun düştüğünden söz edilemeyeceğinden, defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu tarhiyat kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dairelerince verilen ara kararıyla davacı şirket yetkilisinin, defter ve belge isteme yazısının tebliğ edildiği 12/11/2018 tarihinde adres kayıt sisteminde aktif olan adresinin Esenler Nüfus Müdürlüğü'ne sorulduğu, sunulan adres bilgileri raporuna göre şirket yetkilisinin 11/12/2017 tarihi ila 02/09/2019 tarihleri arasında kendisi tarafından beyan edilen adresin "..." olduğu görüldüğünden defter ve belge isteme yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği sonucuna ulaşıldığı, davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği ancak davalı idarece tekerrüre esas alınan cezanın usulüne uygun biçimde tebliğ edilerek kesinleştiği ortaya konulamadığından vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılan kısmının hukuka aykırı düştüğü gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklı kısmı ise kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/7982
Karar No: 2025/2568
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... İnşaat Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle önceki yıldan devreden indirilebilecek katma değer vergisinin bulunmadığı da gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2016 yılının Ocak ila Ağustos, Kasım, Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Defter ve belge isteme yazısının şirket yetkilisinin ikametgah adresi olarak belirtilen "..." adresinde 12/11/2018 tarihinde abisine tebliğ edildiği, UYAP ortamında yapılan adres araştırmasında 23/02/2018 tarihinde eklenen yurt içi adresinin "..." olduğu, tebligat yapılan adresin yurt içi adresi olarak 16/02/2017 tarihinde eklendiği ve 22/10/2019 tarihinde yapılan eklemede bu adresin eski MERNİS adresi olarak belirtildiği görüldüğünden birden fazla adresi bulunan şirket yetkilisinin ikametgah adresinin hangisi olduğu ve her adrese ayrıca tebligat yapılıp yapılmadığı hususunun idarece ortaya konulmadığı, abisine yapılan tebligatta ise birlikte yaşadıklarına dair bir tespite yer verilmediği dolayısıyla belirtilen şekilde gerçekleştirilen tebligatın usule uygun düştüğünden söz edilemeyeceğinden, defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu tarhiyat kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dairelerince verilen ara kararıyla davacı şirket yetkilisinin, defter ve belge isteme yazısının tebliğ edildiği 12/11/2018 tarihinde adres kayıt sisteminde aktif olan adresinin Esenler Nüfus Müdürlüğü'ne sorulduğu, sunulan adres bilgileri raporuna göre şirket yetkilisinin 11/12/2017 tarihi ila 02/09/2019 tarihleri arasında kendisi tarafından beyan edilen adresin "..." olduğu görüldüğünden defter ve belge isteme yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği sonucuna ulaşıldığı, davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği ancak davalı idarece tekerrüre esas alınan cezanın usulüne uygun biçimde tebliğ edilerek kesinleştiği ortaya konulamadığından vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılan kısmının hukuka aykırı düştüğü gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklı kısmı ise kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.