Danıştay3. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/7037 K.2023/6116
Özet: Uyuşmazlık, Vakıf öncülüğünde ödenen banka katılım payının gelir vergisine tabi olup olmadığı ve bu pay üzerinden yapılan stopaj vergisinin kaldırılıp iade edilip edilmeyeceği konusunda ortaya çıktı. Mahkeme, katılım payının ücret niteliği taşıdığına hükmü yeniden doğrulayarak vergi kesintisinin haklı olduğunu ve iade talebini reddetti.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/7037
Karar No: 2023/6116
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Bankası Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Bankası AŞ ... Vakfına vakıf senedi uyarınca ödenen banka katılım payı üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmaması gerektiği ihtirazı kaydıyla verilen 2021 yılı Temmuz dönemi muhtasır beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilerek ödenen gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması ve ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Bankası A.Ş. ... Vakfına, vakıf senedi uyarınca ödenen banka katılım payının, banka çalışanlarına hizmet karşılığı sağlanan bir menfaat olduğu ve Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesi hükmü kapsamında ücret niteliğini taşıdığı sonucuna varıldığından, tevkifata tabi tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vakıf üyelerine aktif olarak çalıştıkları dönemde ücret olarak vergilendirilebilecek bir menfaat temin edilmediği, Vakfa ödenen banka katılım payının ücret niteliği taşımadığı, Vakfa ödeme yapıldığı anda katılım paylarının ücret olarak nitelendirilmesi halinde bu tutarların hem emeklilik öncesi hem de emeklilik sonrası vergilendirilmesinin mükerrerliğe yol açacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY: ... Bankası A.Ş. ... Vakfına, vakıf senedi uyarınca ödenen banka katılım payı, banka çalışanlarına hizmet karşılığı sağlanan bir menfaat olmadığından ve Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesi hükmü kapsamında ücret niteliğini taşıdığından söz edilemeyeceğinden aksi yönde verilen karara yöneltilen istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Esas No: 2023/7037
Karar No: 2023/6116
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Bankası Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Bankası AŞ ... Vakfına vakıf senedi uyarınca ödenen banka katılım payı üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmaması gerektiği ihtirazı kaydıyla verilen 2021 yılı Temmuz dönemi muhtasır beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilerek ödenen gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması ve ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Bankası A.Ş. ... Vakfına, vakıf senedi uyarınca ödenen banka katılım payının, banka çalışanlarına hizmet karşılığı sağlanan bir menfaat olduğu ve Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesi hükmü kapsamında ücret niteliğini taşıdığı sonucuna varıldığından, tevkifata tabi tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vakıf üyelerine aktif olarak çalıştıkları dönemde ücret olarak vergilendirilebilecek bir menfaat temin edilmediği, Vakfa ödenen banka katılım payının ücret niteliği taşımadığı, Vakfa ödeme yapıldığı anda katılım paylarının ücret olarak nitelendirilmesi halinde bu tutarların hem emeklilik öncesi hem de emeklilik sonrası vergilendirilmesinin mükerrerliğe yol açacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY: ... Bankası A.Ş. ... Vakfına, vakıf senedi uyarınca ödenen banka katılım payı, banka çalışanlarına hizmet karşılığı sağlanan bir menfaat olmadığından ve Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesi hükmü kapsamında ücret niteliğini taşıdığından söz edilemeyeceğinden aksi yönde verilen karara yöneltilen istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.