Danıştay3. Daireİdare Hukuku
Danıştay 3. Daire E.2023/6939 K.2024/6899
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6939
Karar No : 2024/6899
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona eren ... ve Ticaret Limited Şirketi’nin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre kanuni temsilci ve tasfiye memuru sıfatları ile 2012 ve 2013 yıllarının Ocak ila Aralık dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 2012 yılı için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona eren sözü edilen şirketin 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin defter ve belgelerinin ibraz edilmesine ilişkin ... tarih ve ..., ... sayılı yazıların davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından aynı tarihli dilekçeyle defter ve belgelerin ibraz edilmeyeceğinin bildirilmesi üzerine şirketin ihtilaf konusu dönemlere ait tüm indirimleri reddedilerek adına re'sen tarhiyat yapılmasında hukuki isabetsizlik görülmediği; kaldı ki davacının 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 9. fıkrası kapsamında, sözü edilen şirkette 2012 yılında kanuni temsilci, 2013 yılında ise tasfiye memuru olması sebebiyle sorumlu tutulabileceğinin mevzuat gereği olduğu, kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemelerince verilen 16/03/2022 tarihli ara kararıyla davacıdan 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin kanunen tutulması zorunlu olan tüm defter ve belgelerin ibrazının istenildiği, davacı tarafından sunulan ve 28/03/2022 tarihinde Mahkemeleri kayıtlarına giren ara kararına cevap yazısında, söz konusu defter ve belgelerin tamamının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esasına kayıtlı dosyasına teslim edildiği hususunun bildirilmesi üzerine Mahkemelerince 08/04/2022 tarihinde verilen ara kararı ile ilgili Mahkemeden gerekli inceleme ve tespitler yapıldıktan sonra tekrar iade edilmek üzere defter ve belgelerin Mahkemelerine sunulmasının istenildiği, bu ara kararlarına istinaden sözü edilen Mahkemenin 12/05/2022 tarihinde Mahkemeleri kayıtlarına giren cevabı yazısında, talep konusu defter ve belgelerin yediemin olarak görevlendirilen Esenyurt 1. Noterliğine teslim edildiğinin bildirilmesi üzerine Mahkemelerinin 18/05/2022 tarihli ara kararıyla anılan noterlikten defter ve belgelerin Mahkemelerine teslim edilmesinin istenilmesine karar verildiği ancak yapılan tüm araştırmalara rağmen sözü edilen noterlik bulunamadığı ve ara kararı tebliğ edilemediği için Mahkemelerinin 08/06/2022 tarihli ara kararı ile anılan söz konusu Hukuk Mahkemesinden, defter ve belgelerin yediemin olarak görevlendirilen Esenyurt 1. Noterliğine teslim edildiğine dair tutanağın ibrazının istenildiği, ara kararlarına istinaden anılan Mahkemenin ... tarihinde Mahkemeleri kayıtlarına giren cevabı yazısında, defter ve belgelerin saklanması için yediemin olarak görevlendirilen Noterliğe teslim edildiğine dair tutanağın bulunamadığı gibi Noterliğin teslim aldığına ilişkin de herhangi bir belgenin var olmadığı yönünde bilgi verildiği, her ne kadar davalıya ait herhangi bir kusur bulunmamakla birlikte anılan Sulh Hukuk Mahkemesince tasfiyesi sona eren sözü edilen şirketin yasal defter ve belgeleri ibraz edilemediğinden inceleme yapılması da mümkün olmadığı için davacıya da atfedilecek bir kusurun bulunmadığı bu nedenle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmış, yargılama giderleri, gideri yapan taraf üzerine bırakılmış, hakkaniyet ilkesine uygun düşeceği sonucuna ulaşılmakla tarafların vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Mahkemesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6939
Karar No : 2024/6899
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona eren ... ve Ticaret Limited Şirketi’nin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre kanuni temsilci ve tasfiye memuru sıfatları ile 2012 ve 2013 yıllarının Ocak ila Aralık dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 2012 yılı için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona eren sözü edilen şirketin 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin defter ve belgelerinin ibraz edilmesine ilişkin ... tarih ve ..., ... sayılı yazıların davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından aynı tarihli dilekçeyle defter ve belgelerin ibraz edilmeyeceğinin bildirilmesi üzerine şirketin ihtilaf konusu dönemlere ait tüm indirimleri reddedilerek adına re'sen tarhiyat yapılmasında hukuki isabetsizlik görülmediği; kaldı ki davacının 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 9. fıkrası kapsamında, sözü edilen şirkette 2012 yılında kanuni temsilci, 2013 yılında ise tasfiye memuru olması sebebiyle sorumlu tutulabileceğinin mevzuat gereği olduğu, kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemelerince verilen 16/03/2022 tarihli ara kararıyla davacıdan 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin kanunen tutulması zorunlu olan tüm defter ve belgelerin ibrazının istenildiği, davacı tarafından sunulan ve 28/03/2022 tarihinde Mahkemeleri kayıtlarına giren ara kararına cevap yazısında, söz konusu defter ve belgelerin tamamının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esasına kayıtlı dosyasına teslim edildiği hususunun bildirilmesi üzerine Mahkemelerince 08/04/2022 tarihinde verilen ara kararı ile ilgili Mahkemeden gerekli inceleme ve tespitler yapıldıktan sonra tekrar iade edilmek üzere defter ve belgelerin Mahkemelerine sunulmasının istenildiği, bu ara kararlarına istinaden sözü edilen Mahkemenin 12/05/2022 tarihinde Mahkemeleri kayıtlarına giren cevabı yazısında, talep konusu defter ve belgelerin yediemin olarak görevlendirilen Esenyurt 1. Noterliğine teslim edildiğinin bildirilmesi üzerine Mahkemelerinin 18/05/2022 tarihli ara kararıyla anılan noterlikten defter ve belgelerin Mahkemelerine teslim edilmesinin istenilmesine karar verildiği ancak yapılan tüm araştırmalara rağmen sözü edilen noterlik bulunamadığı ve ara kararı tebliğ edilemediği için Mahkemelerinin 08/06/2022 tarihli ara kararı ile anılan söz konusu Hukuk Mahkemesinden, defter ve belgelerin yediemin olarak görevlendirilen Esenyurt 1. Noterliğine teslim edildiğine dair tutanağın ibrazının istenildiği, ara kararlarına istinaden anılan Mahkemenin ... tarihinde Mahkemeleri kayıtlarına giren cevabı yazısında, defter ve belgelerin saklanması için yediemin olarak görevlendirilen Noterliğe teslim edildiğine dair tutanağın bulunamadığı gibi Noterliğin teslim aldığına ilişkin de herhangi bir belgenin var olmadığı yönünde bilgi verildiği, her ne kadar davalıya ait herhangi bir kusur bulunmamakla birlikte anılan Sulh Hukuk Mahkemesince tasfiyesi sona eren sözü edilen şirketin yasal defter ve belgeleri ibraz edilemediğinden inceleme yapılması da mümkün olmadığı için davacıya da atfedilecek bir kusurun bulunmadığı bu nedenle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmış, yargılama giderleri, gideri yapan taraf üzerine bırakılmış, hakkaniyet ilkesine uygun düşeceği sonucuna ulaşılmakla tarafların vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Mahkemesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.