Danıştay3. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/6832 K.2024/5279
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/6832
Karar No: 2024/5279
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Yayın Pazarlama ve Reklamcılık Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında 2014 ila 2019 yıllarında gerçekleştirdiği ihracat teslimlerinden doğan katma değer vergisinin, iade yoluyla giderilemeyen kısmının indirim yoluyla giderilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verdiği katma değer vergisi düzeltme beyannamesi üzerine devreden katma değer vergisinin azaltılmasına dair işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece, 3065 sayılı Kanun' un 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında kapsamında gerçekleştirilen işlemlerden doğan katma değer vergisi iade alacağının, bir kısmının beyan edilerek iadesinin talep edilip kalan kısmının indirim yoluyla giderilmesinin mümkün olmadığı iddia edilmiş ise de sözü edilen yasal düzenlemede bu yönde engelleyici bir hüküm bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun, "İhracat İstisnası" başlıklı 11. maddesinde, ihracat teslimlerinin vergiden istisna olduğu düzenlenmiş; aynı Kanun'un 32. maddesinde, Kanunun 11, 13, 14 ve 15. maddeleri ile 17. maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen katma değer vergisinin, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hükme bağlanmıştır.
Söz konusu yetkiye istinaden Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin IV. Katma Değer Vergisi İadesinde Ortak Hususlar kısmının, D. Diğer Hususların 1. İade Hakkının İndirim Yoluyla Kullanılması bölümünde; İade hakkı doğuran işlemleri bulunan mükelleflerin bu işlemler dolayısıyla yüklendikleri vergileri nakden veya mahsuben iade olarak talep etmek yerine indirim yoluyla giderme tercihinde bulunabilecekleri, tercihini bu yönde kullanan mükellefler tarafından iade hakkı doğuran işlem bedellerinin Katma Değer Vergisi Beyannamesinin “Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler” ve “Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” tablolarında beyan edilip tabloların “Yüklenilen KDV” veya “İadeye Konu Olan KDV” sütunlarına “0” (sıfır) yazılacağı ve bu şekilde beyanda bulunan mükelleflerin, iade için istenenler hariç, iade hakkı doğuran işlemi tevsik eden belgeleri beyanname ekinde ibraz etmeleri gerektiği ancak mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemleri nedeniyle iadesini talep ettikleri tutarın bir kısmının iade alınıp kalan kısmının indirim yoluyla giderilmesi tercihinde bulunmalarının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Olayda, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin söz konusu düzenlemesi uayarınca mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemleri nedeniyle iadesini talep ettikleri tutarın bir kısmının iade alınıp kalan kısmının indirim yoluyla giderilmesi tercihinde bulunmaları mümkün olmadığından davacının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında kapsamında gerçekleştirilen işlemlerden doğan 2014 ila 2019 yıllarına ait katma değer vergisi iade alacağının, bir kısmının beyan edilerek iadesinin talep edilip kalan kısmının indirim yoluyla giderilmesinin mümkün bulunmadığı görüşüyle ihtirazi kaydı dikkate alınmaması ve devreden katma değer vergisinin 9.009.628,94 TL azaltılması yolunda tesis edilen işlemin hukuka aykırı düşmediği sonucuna ulaşıldığından Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.
Esas No: 2023/6832
Karar No: 2024/5279
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Yayın Pazarlama ve Reklamcılık Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında 2014 ila 2019 yıllarında gerçekleştirdiği ihracat teslimlerinden doğan katma değer vergisinin, iade yoluyla giderilemeyen kısmının indirim yoluyla giderilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verdiği katma değer vergisi düzeltme beyannamesi üzerine devreden katma değer vergisinin azaltılmasına dair işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece, 3065 sayılı Kanun' un 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında kapsamında gerçekleştirilen işlemlerden doğan katma değer vergisi iade alacağının, bir kısmının beyan edilerek iadesinin talep edilip kalan kısmının indirim yoluyla giderilmesinin mümkün olmadığı iddia edilmiş ise de sözü edilen yasal düzenlemede bu yönde engelleyici bir hüküm bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun, "İhracat İstisnası" başlıklı 11. maddesinde, ihracat teslimlerinin vergiden istisna olduğu düzenlenmiş; aynı Kanun'un 32. maddesinde, Kanunun 11, 13, 14 ve 15. maddeleri ile 17. maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen katma değer vergisinin, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hükme bağlanmıştır.
Söz konusu yetkiye istinaden Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin IV. Katma Değer Vergisi İadesinde Ortak Hususlar kısmının, D. Diğer Hususların 1. İade Hakkının İndirim Yoluyla Kullanılması bölümünde; İade hakkı doğuran işlemleri bulunan mükelleflerin bu işlemler dolayısıyla yüklendikleri vergileri nakden veya mahsuben iade olarak talep etmek yerine indirim yoluyla giderme tercihinde bulunabilecekleri, tercihini bu yönde kullanan mükellefler tarafından iade hakkı doğuran işlem bedellerinin Katma Değer Vergisi Beyannamesinin “Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler” ve “Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” tablolarında beyan edilip tabloların “Yüklenilen KDV” veya “İadeye Konu Olan KDV” sütunlarına “0” (sıfır) yazılacağı ve bu şekilde beyanda bulunan mükelleflerin, iade için istenenler hariç, iade hakkı doğuran işlemi tevsik eden belgeleri beyanname ekinde ibraz etmeleri gerektiği ancak mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemleri nedeniyle iadesini talep ettikleri tutarın bir kısmının iade alınıp kalan kısmının indirim yoluyla giderilmesi tercihinde bulunmalarının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Olayda, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin söz konusu düzenlemesi uayarınca mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemleri nedeniyle iadesini talep ettikleri tutarın bir kısmının iade alınıp kalan kısmının indirim yoluyla giderilmesi tercihinde bulunmaları mümkün olmadığından davacının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında kapsamında gerçekleştirilen işlemlerden doğan 2014 ila 2019 yıllarına ait katma değer vergisi iade alacağının, bir kısmının beyan edilerek iadesinin talep edilip kalan kısmının indirim yoluyla giderilmesinin mümkün bulunmadığı görüşüyle ihtirazi kaydı dikkate alınmaması ve devreden katma değer vergisinin 9.009.628,94 TL azaltılması yolunda tesis edilen işlemin hukuka aykırı düşmediği sonucuna ulaşıldığından Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.