‹ Ana sayfa
Danıştay3. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 3. Daire E.2023/6695 K.2024/5226

Esas No: 2023/6695 · Karar No: 2024/5226 · Karar Tarihi: 09.10.2024
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/6695
Karar No: 2024/5226

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ve davacıya elektronik ortamda tebliğ edilen ihbarnameler içeriği vergi ve cezaların dava açılmayarak kesinleştiği, davacı tarafından böyle bir borcunun olmadığı, zamanaşımına uğradığı veya ödendiği hususunda herhangi bir iddiada da bulunulmaması nedeniyle kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tebligatın adresleri bilinenelere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ise ilan yolu ile yapılacağı, 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tebliğin kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikamet adresinde bulunanlardan veya işyerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılacağı hükümlerine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının mükellefiyetinin 31/12/2015 tarihinde işi bırakması nedeniyle sonlandırıldığı, dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan ihbarnamelerin ise 16/08/2020 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiği, söz konusu ihbarnamelere dava açılmayarak kesinleştiği, bunun üzerine söz konusu alacağın tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar Mahkemece dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ihbarnamelerin davacıya elektronik ortamda tebliğ edildiği ve dava açılmayarak kesinleşmesi nedeniyle kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olsa da; 31/12/2015 tarihinde davacının mükellefiyetinin sona erdiği dikkate alındığında mükellefiyeti sona eren bir şahsa elektronik ortamda tebliğ yapılamayacağından 16/08/2020 tarihinde elektronik ortamda yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı görüldüğünden ödeme emrinin iptal edilmesi gerekirken aksi gerekçe ile verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?