Danıştay3. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/6657 K.2024/7512
Özet: Uyuşmazlık, Hizmetler Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınamayan 2013 ve 2014 yılları için hükmü olan muhtelif kamu alacaklarının tahsil amacıyla yapılan ödeme emrinin iptalini talep eden Davacının istinaf başvurusu etrafında şekillenmiştir; mahkeme, ödeme emrinin iptali kararının geçerli olduğunu ve temyiz başvurusunun reddedildiğini nitelendirmiştir. Mahkeme, Davacının istinaf talebini reddederek, Vergi Dava Dairesi kararının temyiz konusu hüküm fıkrasını onaylamış ve kararını oybirliğiyle kesinleştirmiştir.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/6657
Karar No: 2024/7512
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Hizmetler Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınamayan 2013 ve 2014 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Savunma dilekçesi ekinde yer alan "Mükellefe Ait Motorlu Taşıtlar Sorgulaması" sonucuna göre, asıl borçlu şirket adına kayıtlı 2 adet binek otomobil ve 12 adet motosiklet bulunduğu, bunlar için herhangi bir haciz işlemi tesis edilmediği, söz konusu malvarlığının kamu alacağını karşılamaya yetmeyeceğine dair davalı idarece yapılmış bir tespit de bulunmadığı dikkate alındığında, kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil imkansızlığı ortaya konulmaksızın davacının takibinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiş ve azil ile sonuçlanmış olsa da davacı ile vekili arasında vekalet ilişkisi kurulduğundan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 7 ila 18. satırları arasında bulunan amme alacaklarına ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacının 20/09/2012 ila 13/05/2014 tarihleri arasında asıl amme borçlusu şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, dava konusu ödeme emrinin 1. ila 6. sırasındaki 2014 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ait olup, beyan üzerine tahakkuk eden bu amme alacaklarının vade tarihlerinde davacının şirketin kanuni temsilcisi olmadığı dikkate alındığında, söz konusu vergilerin ödenmemesinde kusuru ve sorumluluğu olmadığından Vergi Mahkemesi kararının, ödeme emrinin bahsi geçen kısmının yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi reddedilmiştir.
Davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket nezdinde usule uygun olarak kesinleştirilen ancak ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Dava Dairesi kararının temyiz konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/6657
Karar No: 2024/7512
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Hizmetler Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınamayan 2013 ve 2014 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Savunma dilekçesi ekinde yer alan "Mükellefe Ait Motorlu Taşıtlar Sorgulaması" sonucuna göre, asıl borçlu şirket adına kayıtlı 2 adet binek otomobil ve 12 adet motosiklet bulunduğu, bunlar için herhangi bir haciz işlemi tesis edilmediği, söz konusu malvarlığının kamu alacağını karşılamaya yetmeyeceğine dair davalı idarece yapılmış bir tespit de bulunmadığı dikkate alındığında, kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil imkansızlığı ortaya konulmaksızın davacının takibinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiş ve azil ile sonuçlanmış olsa da davacı ile vekili arasında vekalet ilişkisi kurulduğundan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 7 ila 18. satırları arasında bulunan amme alacaklarına ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacının 20/09/2012 ila 13/05/2014 tarihleri arasında asıl amme borçlusu şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, dava konusu ödeme emrinin 1. ila 6. sırasındaki 2014 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ait olup, beyan üzerine tahakkuk eden bu amme alacaklarının vade tarihlerinde davacının şirketin kanuni temsilcisi olmadığı dikkate alındığında, söz konusu vergilerin ödenmemesinde kusuru ve sorumluluğu olmadığından Vergi Mahkemesi kararının, ödeme emrinin bahsi geçen kısmının yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi reddedilmiştir.
Davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket nezdinde usule uygun olarak kesinleştirilen ancak ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Dava Dairesi kararının temyiz konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.