Danıştay3. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/6437 K.2024/5774
Özet: İşbu dava, Davacı’nın, şirketinin adresinde tebliğ edilen ve 03/07/2012 ile 09/02/2012 tarihleriyle ilgili ödeme emirlerinin iptalini ve ilgili vergi mahkemesi kararının bozulmasını talep ettiği istinaf başvurusudur; mahkeme, ilk derece mahkemesinin kararını destekleyerek, ödeme emirlerinin hukuka uygun olarak tebliğ edilmediğini dikkate almaz, istinafın reddine karar verirken, vergi dairesi kararının onaylanmasını ve harç ödemesinin talimatını da içerir. Sonuç olarak, mahkeme ilk derece kararını bozulmaz, istinafı reddeder, öncelen vergi dairesi kararını onaylar ve Davacı’ya 492 sayılı Harçla
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/6437
Karar No: 2024/5774
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVACI) ... İnşaat ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ...,... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin şirket adresinde usulüne uygun olarak 03/07/2012 ve 09/02/2012 tarihlerinde tebliğ edildiği, tebliğ edildiği tarihi takip eden günden itibaren yasal dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 06/09/2020 tarihinde açılan davanın değinilen ödeme emirleri yönünden esasının incelenemeyeceği, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin ise davacı şirketin tasfiyeye girdikten sonra tasfiye memuru olmayan şirket ortağının MERNİS adresine tebliği yoluna gidildiği ancak tebligatın 213 sayılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerinin öngördüğü şekilde yapılmadığından söz konusu ödeme emrine karşı davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği ve Mahkemelerince verilen ara kararına karşın sözü edilen ödeme emri içeriği kamu alacağına ilişkin olarak düzenlenen ihbarnameler ile bu ihbarnamelere ait tebliğ alındıları dosyaya sunulmadığından, usulüne uygun olarak kesinleştiği ortaya konulamayan ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, davalı idarece verilen cevabi yazıda ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin takipten kaldırıldığı belirtildiğinden davanın bu kısmının konusuz kaldığı gerekçesiyle ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri iptal edilmiş, ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirleri yönünden dava süre aşımı yönünden reddedilmiş, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, borçların zamanaşımına uğramış olduğu, bir kısmının ödendiği, ödeme emirlerinin şirket çalışanı olmayan muhasebecisine ve eşine tebliğinin usulsüz olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından, kararın lehe olan kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/6437
Karar No: 2024/5774
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVACI) ... İnşaat ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ...,... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin şirket adresinde usulüne uygun olarak 03/07/2012 ve 09/02/2012 tarihlerinde tebliğ edildiği, tebliğ edildiği tarihi takip eden günden itibaren yasal dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 06/09/2020 tarihinde açılan davanın değinilen ödeme emirleri yönünden esasının incelenemeyeceği, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin ise davacı şirketin tasfiyeye girdikten sonra tasfiye memuru olmayan şirket ortağının MERNİS adresine tebliği yoluna gidildiği ancak tebligatın 213 sayılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerinin öngördüğü şekilde yapılmadığından söz konusu ödeme emrine karşı davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği ve Mahkemelerince verilen ara kararına karşın sözü edilen ödeme emri içeriği kamu alacağına ilişkin olarak düzenlenen ihbarnameler ile bu ihbarnamelere ait tebliğ alındıları dosyaya sunulmadığından, usulüne uygun olarak kesinleştiği ortaya konulamayan ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, davalı idarece verilen cevabi yazıda ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin takipten kaldırıldığı belirtildiğinden davanın bu kısmının konusuz kaldığı gerekçesiyle ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri iptal edilmiş, ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirleri yönünden dava süre aşımı yönünden reddedilmiş, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, borçların zamanaşımına uğramış olduğu, bir kısmının ödendiği, ödeme emirlerinin şirket çalışanı olmayan muhasebecisine ve eşine tebliğinin usulsüz olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından, kararın lehe olan kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.