Danıştay3. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/6330 K.2024/5723
Özet: İşletme, pasif durumdaki abonelerden tahsil edilemeyen “Türk Lirası avans” tutarlarını değersiz alacak olarak kabul edip kurumlar vergisi beyannamesindeki dönem kazancından düşmesini talep etti. Danıştay, vergi mahkemesinin kararını onaylayarak isteği reddetti ve temyizenin incelenmesi için kararını üzerine koydu.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/6330
Karar No: 2024/5723
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Hizmetleri Anonim Şirketi
VEKİLLERİ: Av. ...- Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, pasif durumdaki abonelerinden tahsil edilemeyen "Türk Lirası avans" tutarlarının değersiz alacak olarak kabul edilerek dönem kazancından indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin yapılan tahakkukun belirtilen tutardan kaynaklanan kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 322. maddesine göre, kazai bir hükme veya kanaat verici vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacakların değersiz alacak olduğu, davacı şirket tarafından, ön ödemeli hat sahibi abonelerine bedeli bir sonraki "Türk Lirası" yüklemesinden tahsil edilmek üzere en fazla 35-TL'ye kadar verilen "Türk Lirası avans" tutarlarının abonelerin pasif hale gelmesi üzerine tahsil edilememesi nedeniyle değersiz alacak olarak kabul edilerek dönem kazancından indirilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de pazar payını artırmak amacıyla yapılan uygulamanın, verilen "Türk Lirası avans" tutarlarının geri ödenmemesi riskini her zaman taşıdığı dikkate alındığında, basiretli bir tacir gibi hareket etme durumunda olan davacının bu riski kabul ettiği gibi söz konusu alacakların Kanun'un aradığı şartları taşımaması nedeniyle değersiz alacak olarak değerlendirilmesi de mümkün olmadığından yapılan tahakkukun dava konusu edilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bölge İdare Mahkemesi tarafından istinaf dilekçesindeki iddialarla ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadan karar verildiği, "Türk Lirası avans" uygulamasıyla ticari risk alındığından bahisle dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesinin verginin kanuniliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, bir alacağın değersiz alacak olarak kabul edilmesi için kanaat verici vesikanın ne olduğuna ilişkin Kanun'da açık bir düzenleme yer almadığı gibi alacağın tahsil edilememe riskinin bulunup bulunmadığına yönelik ayrım yapılmadığı, söz konusu alacakların tahsil edilemediği hususunun yasal kayıtlardan tespit edilebileceği, her bir aboneye verilen "Türk Lirası avans" tutarlarının dava veya icra takibine konu edilemeyecek kadar düşük olduğu, kamu idarelerinin dahi belli bir tutarı geçmeyen alacakların tahsilinden vazgeçme imkanı varken ticari zorunluluklar gereği tahsil imkansızlığı olan alacaklardan vazgeçilememesinin kabul edilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Uyuşmazlık konusu alacakların Kanun'un aradığı şartları taşımaması nedeniyle değersiz alacak olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/6330
Karar No: 2024/5723
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Hizmetleri Anonim Şirketi
VEKİLLERİ: Av. ...- Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, pasif durumdaki abonelerinden tahsil edilemeyen "Türk Lirası avans" tutarlarının değersiz alacak olarak kabul edilerek dönem kazancından indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin yapılan tahakkukun belirtilen tutardan kaynaklanan kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 322. maddesine göre, kazai bir hükme veya kanaat verici vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacakların değersiz alacak olduğu, davacı şirket tarafından, ön ödemeli hat sahibi abonelerine bedeli bir sonraki "Türk Lirası" yüklemesinden tahsil edilmek üzere en fazla 35-TL'ye kadar verilen "Türk Lirası avans" tutarlarının abonelerin pasif hale gelmesi üzerine tahsil edilememesi nedeniyle değersiz alacak olarak kabul edilerek dönem kazancından indirilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de pazar payını artırmak amacıyla yapılan uygulamanın, verilen "Türk Lirası avans" tutarlarının geri ödenmemesi riskini her zaman taşıdığı dikkate alındığında, basiretli bir tacir gibi hareket etme durumunda olan davacının bu riski kabul ettiği gibi söz konusu alacakların Kanun'un aradığı şartları taşımaması nedeniyle değersiz alacak olarak değerlendirilmesi de mümkün olmadığından yapılan tahakkukun dava konusu edilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bölge İdare Mahkemesi tarafından istinaf dilekçesindeki iddialarla ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadan karar verildiği, "Türk Lirası avans" uygulamasıyla ticari risk alındığından bahisle dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesinin verginin kanuniliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, bir alacağın değersiz alacak olarak kabul edilmesi için kanaat verici vesikanın ne olduğuna ilişkin Kanun'da açık bir düzenleme yer almadığı gibi alacağın tahsil edilememe riskinin bulunup bulunmadığına yönelik ayrım yapılmadığı, söz konusu alacakların tahsil edilemediği hususunun yasal kayıtlardan tespit edilebileceği, her bir aboneye verilen "Türk Lirası avans" tutarlarının dava veya icra takibine konu edilemeyecek kadar düşük olduğu, kamu idarelerinin dahi belli bir tutarı geçmeyen alacakların tahsilinden vazgeçme imkanı varken ticari zorunluluklar gereği tahsil imkansızlığı olan alacaklardan vazgeçilememesinin kabul edilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Uyuşmazlık konusu alacakların Kanun'un aradığı şartları taşımaması nedeniyle değersiz alacak olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.