‹ Ana sayfa
Danıştay3. Daireİdare Hukuku

Danıştay 3. Daire E.2023/6228 K.2024/1819

Esas No: 2023/6228 · Karar No: 2024/1819 · Karar Tarihi: 02.04.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6228
Karar No : 2024/1819

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Seyahat Taşımacılık Ticaret Anonim Şirketi

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU :...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, ortaklarına faiz tahakkuk ettirmeksizin nakit para kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan bahisle adına 2018 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 213 Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi kapsamında kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, 2018 hesap döneminde “131-Ortaklardan Alacaklar” hesabının bakiyesinin 2018 yılının Ocak döneminde 18.346.858,12 TL olduğu ve söz konusu bakiye için adat faizi tahakkuk ettirilmeyerek örtülü kazanç dağıtıldığı, ortaklara bedelsiz olarak kullandırılan finansman nedeniyle katma değer vergisi hariç 2.471.225,90 TL tutarındaki faiz gelirinin kayıt ve beyan dışı bırakıldığının belirtildiği ancak dosyada mevcut 26/05/2011 onay tarihli "Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Mevcut Olmayan Kasa Mevcudu ve Ortaklardan Alacakların Beyanı"na ilişkin bildirimin incelenmesinden "131-Ortaklardan Alacaklar" hesabına ilişkin olarak 18.437.948,12 TL beyan edildiğinin görüldüğü, bu durumda 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 11. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine göre beyan edilerek düzeltilmesine rağmen görünen söz konusu hesap bakiyesinin kayıtlardan silinmesi gerekirken silinmemesi suretiyle yapılan tarhiyat ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan tespitlerden 2018 yılının muhtelif tarihlerinde “131-Ortaklardan Alacaklar” hesabında yer alan borç bakiyeleri için ticari bir faaliyet neticesinde oluşmayan nakdin ortaklarına kullandırmasının mutat bir durum olmadığı sonucuna varıldığı, ticari faaliyetinin amacının ticari kar kazanç elde etmek olduğuna göre elde edilecek kazançtan vazgeçmenin de ticari icaplara uygun düşmeyeceği, dava konusu yılda “131-Ortaklardan Alacaklar Hesabı” bakiyesinin “331-Ortaklardan Borçlar Hesabı” bakiye tutarının mahsup edilmesiyle kalan tutar üzerinden yapılan adatlandırma işlemi neticesinde 2.471.225,90-TL’nin davacı şirketin beyanına ilave edilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 26/05/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun kapsamında "Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Mevcut Olmayan Kasa Mevcudu ve Ortaklardan Alacakların Beyanı"na dair “131-Ortaklardan Alacaklar” hesabına ilişkin olarak 18.437.948,12 TL tutarındaki bakiyenin düzeltildiği, vergi inceleme elemanı tarafından bu husus değerlendirilmeksizin düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca düzeltmesinin yapıldığı hesap esas alınarak cezalı vergi salınmasının hukuki güvenlik ilkesi ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği, kaldı ki ortaklara herhangi bir nakit para kullandırılmadığı halde olmayan bir şey için fatura düzenlenmesinin beklenemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 02/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?