Danıştay3. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/6151 K.2023/5441
T.C. DANIŞTAY
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6151
Karar No : 2023/5441
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Temizlik Gıda Yemek Üretimi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ihtiyacının üzerindeki kasa nakit fazlasını ortaklarına faizsiz kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2018 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi, aynı yılın Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemleri için re'sen salınan geçici vergi, Aralık dönemi için re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi, Temmuz ila Aralık dönemleri için re’sen salınan katma değer vergisi ve bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. ve 6. bentleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kasada bulunan fazla nakdin ortaklara borç verildiği ve bu borca karşılık faiz geliri elde edildiği hususunun somut tespitlerle ortaya konulamadığı, davacı şirket ve borç verildiği iddia edilen ortaklar nezdinde gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın şirket yetkilisinin ifadesine dayanılarak günlük kasa ihtiyacı 15.000,00 TL olarak belirlenmek suretiyle bu tutarın üzerindeki paranın ortaklara kullandırıldığına dair saptama varsayıma dayandığından yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının kasa hesabında günlük ihtiyacı olan miktarın üzerinde nakit bulundurmasının ticari teamüllere uygun olmadığı, şirket temsilcisi tarafından da bu konuda yeterli somut verinin sunulamadığı dolayısıyla kasa hesabında ihtiyacından fazla olan tutarın davacı şirket tarafından ortaklarına bedelsiz kullandırılan şirket kaynağı olduğu anlaşıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, 2018 yılına ait olup aynı yıl içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrrüre esas alınamayacağı, somut tespit olmaksızın 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği, ''100 Kasa'' hesabı ile ''131 Ortaklardan alacaklar'' hesabı karşılıklı çalıştırılmak suretiyle yapılması gereken muhasebe kayıtlarının yapılmadığı anlaşıldığından aynı maddenin 6. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf istemi kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 6. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden dava reddedilmiş, aynı maddenin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezası ve vergi ziyaı cezasının tekerürre isabet eden kısmı ile geçici vergi ise kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2018 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği, faiz geliri için fatura düzenlemeyen davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer verilen tespitlerden mükellef kurum tarafından nakit varlıklarının ortaklarına kullandırılması suretiyle finansman hizmeti verilmesine karşılık emsal faiz fark tutarı üzerinden fatura düzenlenmediği anlaşıldığından 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Dava Dairesi kararının, 213 Sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6151
Karar No : 2023/5441
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Temizlik Gıda Yemek Üretimi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ihtiyacının üzerindeki kasa nakit fazlasını ortaklarına faizsiz kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2018 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi, aynı yılın Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemleri için re'sen salınan geçici vergi, Aralık dönemi için re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi, Temmuz ila Aralık dönemleri için re’sen salınan katma değer vergisi ve bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. ve 6. bentleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kasada bulunan fazla nakdin ortaklara borç verildiği ve bu borca karşılık faiz geliri elde edildiği hususunun somut tespitlerle ortaya konulamadığı, davacı şirket ve borç verildiği iddia edilen ortaklar nezdinde gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın şirket yetkilisinin ifadesine dayanılarak günlük kasa ihtiyacı 15.000,00 TL olarak belirlenmek suretiyle bu tutarın üzerindeki paranın ortaklara kullandırıldığına dair saptama varsayıma dayandığından yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının kasa hesabında günlük ihtiyacı olan miktarın üzerinde nakit bulundurmasının ticari teamüllere uygun olmadığı, şirket temsilcisi tarafından da bu konuda yeterli somut verinin sunulamadığı dolayısıyla kasa hesabında ihtiyacından fazla olan tutarın davacı şirket tarafından ortaklarına bedelsiz kullandırılan şirket kaynağı olduğu anlaşıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, 2018 yılına ait olup aynı yıl içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrrüre esas alınamayacağı, somut tespit olmaksızın 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği, ''100 Kasa'' hesabı ile ''131 Ortaklardan alacaklar'' hesabı karşılıklı çalıştırılmak suretiyle yapılması gereken muhasebe kayıtlarının yapılmadığı anlaşıldığından aynı maddenin 6. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf istemi kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 6. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden dava reddedilmiş, aynı maddenin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezası ve vergi ziyaı cezasının tekerürre isabet eden kısmı ile geçici vergi ise kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2018 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği, faiz geliri için fatura düzenlemeyen davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer verilen tespitlerden mükellef kurum tarafından nakit varlıklarının ortaklarına kullandırılması suretiyle finansman hizmeti verilmesine karşılık emsal faiz fark tutarı üzerinden fatura düzenlenmediği anlaşıldığından 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Dava Dairesi kararının, 213 Sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.