Danıştay3. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/5656 K.2024/5587
T.C. DANIŞTAY
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/5656
Karar No: 2024/5587
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, serbest meslek faaliyeti kapsamında elde ettiği kazancın bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunun done alındığı vergi inceleme raporları uyarınca 2016 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve aynı yılın tüm dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faaliyeti esnasında kullandığı sarf malzemelerine ilişkin harcamalarının hasılatına oranla çok yüksek olmasının kayıt dışı hasılatının bulunduğunu gösterdiğinden hareketle davacının banka hesabına nakit olarak yatırılan tutarların %50'sine isabet eden kısmının kayıt dışı hasılata ilişkin olduğu kabulüyle tarhiyat yapılmış ise de davacı tarafından vergi incelemesi aşamasında söz konusu tutarların %5'ine isabet eden kısmının kayıt ve beyan dışı bırakıldığının kabul edildiği, banka hesabına yatırılan tutarların %5'ini aşan kısmının ise anne ve babasından aldığı tutarlardan, kendi birikimlerinden ve kendi hesabından çektiği paranın diğer hesabına yatırılmasından kaynaklandığının ifade edildiği, söz konusu tutarların davacının kayıt dışı hasılatına ilişkin olduğu yönünde başka bir araştırma ve inceleme yapılmadığından tarhiyatın banka hesabına yatırılan tutarın %5'inden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, mahsup dönemi geçen geçici verginin ise aranmayacağı gerekçesiyle dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının banka hesabına yatırılan tutarların %5'ine isabet eden kısmı yönünden dava reddedilmiş, aşan kısmı ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, faaliyetine ilişkin düzenlediği bir kısım serbest meslek makbuzu karşılığında nakit olarak aldığı ücretin bankaya yatırıldığı dolayısıyla kayıt dışı bırakılan bir tutar bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
Davacı adına, serbest meslek faaliyeti kapsamında elde ettiği kazancının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi tekniği raporunda, diğer kimi tespit ve değerlendirmeler yanında ayrıca davacının banka hesap hareketleri ile hesabına yatan paralara ilişkin işlemler de incelenmiştir. İhtilaflı dönemde, banka hesabına süreklilik arz edecek şekilde yatırılan para ilgili olarak davacıdan açıklama istenmiş; davacı, banka hesabına yatırılan paraların kendi birikimi olan altın ve dövizlerin bozdurulması sonucu yatan paralar ve ödemeler için bankadan çekilen tekrar yatırılan paralar ile anne babasından aldığı paralar olduğunu ifade ettiği, ancak bunlara ilişkin herhangi bir belge sunamadığı şeklinde tespitler içerdiği, davacının lehine olarak banka hesabına yatan tutarların yarısının kayıt dışı hasılat olarak kabul edilmek suretiyle yapılan hesaplama sonucu dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu kurala bağlanmıştır. Kanun'un 134. maddesinin birinci fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.
Davacı hakkındaki saptamalar, bir kısım hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığını kanıtlayıcı mahiyettedir. Davacının, "Banka hesabına yatırılan paraların %5'i hastalarıma verdiğim hizmetlere ilişkin olup serbest meslek makbuzu kesilmesi yoğunluktan dolayı sehven unutulmuştur" şeklindeki açık kabulü olduğuna göre, diğer yatırılan paraların serbest meslek faaliyeti karşılığında elde edilen kazanç olmadığının ispat külfetinin de kendisine düştüğünün kabulü gerekir. Davacı tarafından bu durumun aksi yönünde herhangi bir ispat edici delil ortaya konulamadığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüyle Vergi Dava Dairesi kararının tarhiyatın, geçici vergi haricindeki kaldırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/5656
Karar No: 2024/5587
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, serbest meslek faaliyeti kapsamında elde ettiği kazancın bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunun done alındığı vergi inceleme raporları uyarınca 2016 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve aynı yılın tüm dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faaliyeti esnasında kullandığı sarf malzemelerine ilişkin harcamalarının hasılatına oranla çok yüksek olmasının kayıt dışı hasılatının bulunduğunu gösterdiğinden hareketle davacının banka hesabına nakit olarak yatırılan tutarların %50'sine isabet eden kısmının kayıt dışı hasılata ilişkin olduğu kabulüyle tarhiyat yapılmış ise de davacı tarafından vergi incelemesi aşamasında söz konusu tutarların %5'ine isabet eden kısmının kayıt ve beyan dışı bırakıldığının kabul edildiği, banka hesabına yatırılan tutarların %5'ini aşan kısmının ise anne ve babasından aldığı tutarlardan, kendi birikimlerinden ve kendi hesabından çektiği paranın diğer hesabına yatırılmasından kaynaklandığının ifade edildiği, söz konusu tutarların davacının kayıt dışı hasılatına ilişkin olduğu yönünde başka bir araştırma ve inceleme yapılmadığından tarhiyatın banka hesabına yatırılan tutarın %5'inden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, mahsup dönemi geçen geçici verginin ise aranmayacağı gerekçesiyle dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının banka hesabına yatırılan tutarların %5'ine isabet eden kısmı yönünden dava reddedilmiş, aşan kısmı ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, faaliyetine ilişkin düzenlediği bir kısım serbest meslek makbuzu karşılığında nakit olarak aldığı ücretin bankaya yatırıldığı dolayısıyla kayıt dışı bırakılan bir tutar bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
Davacı adına, serbest meslek faaliyeti kapsamında elde ettiği kazancının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi tekniği raporunda, diğer kimi tespit ve değerlendirmeler yanında ayrıca davacının banka hesap hareketleri ile hesabına yatan paralara ilişkin işlemler de incelenmiştir. İhtilaflı dönemde, banka hesabına süreklilik arz edecek şekilde yatırılan para ilgili olarak davacıdan açıklama istenmiş; davacı, banka hesabına yatırılan paraların kendi birikimi olan altın ve dövizlerin bozdurulması sonucu yatan paralar ve ödemeler için bankadan çekilen tekrar yatırılan paralar ile anne babasından aldığı paralar olduğunu ifade ettiği, ancak bunlara ilişkin herhangi bir belge sunamadığı şeklinde tespitler içerdiği, davacının lehine olarak banka hesabına yatan tutarların yarısının kayıt dışı hasılat olarak kabul edilmek suretiyle yapılan hesaplama sonucu dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu kurala bağlanmıştır. Kanun'un 134. maddesinin birinci fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.
Davacı hakkındaki saptamalar, bir kısım hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığını kanıtlayıcı mahiyettedir. Davacının, "Banka hesabına yatırılan paraların %5'i hastalarıma verdiğim hizmetlere ilişkin olup serbest meslek makbuzu kesilmesi yoğunluktan dolayı sehven unutulmuştur" şeklindeki açık kabulü olduğuna göre, diğer yatırılan paraların serbest meslek faaliyeti karşılığında elde edilen kazanç olmadığının ispat külfetinin de kendisine düştüğünün kabulü gerekir. Davacı tarafından bu durumun aksi yönünde herhangi bir ispat edici delil ortaya konulamadığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüyle Vergi Dava Dairesi kararının tarhiyatın, geçici vergi haricindeki kaldırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.