Danıştay3. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/5576 K.2024/5888
T.C. DANIŞTAY
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5576
Karar No : 2024/5888
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona eren ... Eğitim Danışmanlık Spor Organizasyon Turizm Tekstil ve Gıda Ticaret Limited Şirketi'nin kanuni temsilcisi sıfatıyla 2011 ve 2012 yılları için yapılan kurumlar vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi tarhiyatları ile aynı yıllar için kesilen özel usulsüzlük cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin 10 ve 64. sıraları haricinde yer alan kamu alacağının davacıya 17/10/2016 tarihinde tebliğ edilen ihbarnamelerle tarh edilen cezalı vergilere ilişkin olduğu, söz konusu tarhiyat terkin edilmeksizin 25/12/2016 tarihinde tebliğ edilen farklı ihbarnamelerle aynı cezalı vergilerin tekrar tarh edildiği, dava konusu ödeme emrinde gösterilen ihbarname numaralarının 25/12/2016 tarihinde tebliğ edilen ihbarnamelere ait olduğu anlaşıldığından mükerrer vergi niteliğinde olan kamu alacağının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, 10 ve 64. sıralarında yer alan özel usulsülük cezalarının davalı idare tarafından terkin edilmesi nedeniyle ödeme emrinin değinilen kısmı yönünden davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri 10 ve 64. sıraları haricindeki kamu alacağı yönünden iptal edilmiş, 10 ve 64. sıralarında yer alan özel usulsülük cezaları yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, ödeme emri içeriği her kamu alacağı için ayrı ayrı açılan davaların işbu dava dosyasında birleştirilmesi nedeniyle davacı lehine tek vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, ödeme emri içeriği kamu alacaklarının dönemleri ve dayanakları farklı olduğundan ayrı ayrı dava konusu edildiği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceğinin belirtilmesi nedeniyle her bir kamu alacağı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretinin ödenmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan tarhiyatların dava konusu edilmemesi nedeniyle usulüne uygun şekilde kesinleştiği, vadesinde ödenmemesi üzerine cebren tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
02/01/2020 tarih ve 30996 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve bu Tarife hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Anılan Tarife'nin "Karşılık davada, davaların birleştirilmesinde ve ayrılmasında ücret" başlıklı 8. maddesinde, bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda her dava için ayrı ücrete hükmolunacağı düzenlenmiştir.
Devam eden ve geçmişteki yıllara ilişkin Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinde de aynı madde başlıkları ve numaralarıyla aynı yönde düzenlemelere yer verilmiştir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağına ilişkin kural dikkate alındığında, hakkında tesis edilen ve aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açmayı tercih etmeyen davacılar tarafından açılan davaların yargı merci tarafından tek bir dosyada birleştirilmesi, bu davaların tek bir dava olarak telakki edilmesine imkan vermemektedir.
Birleştirilen dava dosyalarında, davaların tekemmül ettirilerek nihai karara bağlanana kadar olan süreçteki usul işlemleri bir dosya üzerinden ortak yürütülmekle birlikte, yargılama sonunda, birleştirilen her davanın konusu ve talepler hakkında ayrı ayrı hüküm kurulduğu göz önünde bulundurulduğunda, birleştirilen davaların birbirinden ayrı ve bağımsız davalar olarak kalmaya devam ettiği açıktır.
Açıklanan nedenlerle vekille takip edilen ve ilk derece mahkemelerince tek dosyada birleştirilerek karara bağlanan davalarda kanun gereğince ilgili taraf lehine takdir olunacak vekâlet ücreti bakımından, birleştirilen her bir dava için ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacı temyiz isteminin kabulü ile kararın vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile karara bu yönden katılmıyorum.
(XX)-KARŞI OY :
Bakılmakta olan dava, davacı adına, tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona eren ... Eğitim Danışmanlık Spor Organizasyon Turizm Tekstil ve Gıda Ticaret Limited Şirketi'nin kanuni temsilcisi sıfatıyla salınan vergi ve kesilen cezaları içeren ödeme emrinin iptali istemiyle açılmış; verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddi üzerine davalı idare bu kez temyiz yoluna başvurmuştur.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmış; aynı Kanun'un takip eden 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır.
Dava konusu ödeme emrinin 10 ve 64. sıraları haricinde yer alan kamu alacağının davacıya 25/12/2016 tarihinde tebliğ edilen ihbarnamelerle tarh edilen cezalı vergilere ilişkin olduğu, söz konusu cezalı vergilere karşı dava açılmaması nedeniyle usulüne uygun şekilde tahakkuk ettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu alacağın vadesinde ödenmemesi üzerine cebren tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı iddialarının 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden davalı idare temyiz isteminin kısmen kabulü ile kararın anılan kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile karara bu yönden katılmıyoruz.
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5576
Karar No : 2024/5888
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona eren ... Eğitim Danışmanlık Spor Organizasyon Turizm Tekstil ve Gıda Ticaret Limited Şirketi'nin kanuni temsilcisi sıfatıyla 2011 ve 2012 yılları için yapılan kurumlar vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi tarhiyatları ile aynı yıllar için kesilen özel usulsüzlük cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin 10 ve 64. sıraları haricinde yer alan kamu alacağının davacıya 17/10/2016 tarihinde tebliğ edilen ihbarnamelerle tarh edilen cezalı vergilere ilişkin olduğu, söz konusu tarhiyat terkin edilmeksizin 25/12/2016 tarihinde tebliğ edilen farklı ihbarnamelerle aynı cezalı vergilerin tekrar tarh edildiği, dava konusu ödeme emrinde gösterilen ihbarname numaralarının 25/12/2016 tarihinde tebliğ edilen ihbarnamelere ait olduğu anlaşıldığından mükerrer vergi niteliğinde olan kamu alacağının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, 10 ve 64. sıralarında yer alan özel usulsülük cezalarının davalı idare tarafından terkin edilmesi nedeniyle ödeme emrinin değinilen kısmı yönünden davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri 10 ve 64. sıraları haricindeki kamu alacağı yönünden iptal edilmiş, 10 ve 64. sıralarında yer alan özel usulsülük cezaları yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, ödeme emri içeriği her kamu alacağı için ayrı ayrı açılan davaların işbu dava dosyasında birleştirilmesi nedeniyle davacı lehine tek vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, ödeme emri içeriği kamu alacaklarının dönemleri ve dayanakları farklı olduğundan ayrı ayrı dava konusu edildiği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceğinin belirtilmesi nedeniyle her bir kamu alacağı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretinin ödenmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan tarhiyatların dava konusu edilmemesi nedeniyle usulüne uygun şekilde kesinleştiği, vadesinde ödenmemesi üzerine cebren tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
02/01/2020 tarih ve 30996 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve bu Tarife hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Anılan Tarife'nin "Karşılık davada, davaların birleştirilmesinde ve ayrılmasında ücret" başlıklı 8. maddesinde, bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda her dava için ayrı ücrete hükmolunacağı düzenlenmiştir.
Devam eden ve geçmişteki yıllara ilişkin Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinde de aynı madde başlıkları ve numaralarıyla aynı yönde düzenlemelere yer verilmiştir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağına ilişkin kural dikkate alındığında, hakkında tesis edilen ve aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açmayı tercih etmeyen davacılar tarafından açılan davaların yargı merci tarafından tek bir dosyada birleştirilmesi, bu davaların tek bir dava olarak telakki edilmesine imkan vermemektedir.
Birleştirilen dava dosyalarında, davaların tekemmül ettirilerek nihai karara bağlanana kadar olan süreçteki usul işlemleri bir dosya üzerinden ortak yürütülmekle birlikte, yargılama sonunda, birleştirilen her davanın konusu ve talepler hakkında ayrı ayrı hüküm kurulduğu göz önünde bulundurulduğunda, birleştirilen davaların birbirinden ayrı ve bağımsız davalar olarak kalmaya devam ettiği açıktır.
Açıklanan nedenlerle vekille takip edilen ve ilk derece mahkemelerince tek dosyada birleştirilerek karara bağlanan davalarda kanun gereğince ilgili taraf lehine takdir olunacak vekâlet ücreti bakımından, birleştirilen her bir dava için ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacı temyiz isteminin kabulü ile kararın vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile karara bu yönden katılmıyorum.
(XX)-KARŞI OY :
Bakılmakta olan dava, davacı adına, tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona eren ... Eğitim Danışmanlık Spor Organizasyon Turizm Tekstil ve Gıda Ticaret Limited Şirketi'nin kanuni temsilcisi sıfatıyla salınan vergi ve kesilen cezaları içeren ödeme emrinin iptali istemiyle açılmış; verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddi üzerine davalı idare bu kez temyiz yoluna başvurmuştur.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmış; aynı Kanun'un takip eden 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır.
Dava konusu ödeme emrinin 10 ve 64. sıraları haricinde yer alan kamu alacağının davacıya 25/12/2016 tarihinde tebliğ edilen ihbarnamelerle tarh edilen cezalı vergilere ilişkin olduğu, söz konusu cezalı vergilere karşı dava açılmaması nedeniyle usulüne uygun şekilde tahakkuk ettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu alacağın vadesinde ödenmemesi üzerine cebren tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı iddialarının 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden davalı idare temyiz isteminin kısmen kabulü ile kararın anılan kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile karara bu yönden katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.