Danıştay3. Daireİdare Hukuku
Danıştay 3. Daire E.2023/5410 K.2025/1874
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5410
Karar No : 2025/1874
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av....
2-(DAVACI) ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, hasılatının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ayrıca yasal defter kayıtları ile aynı yılın gelir vergisi beyannamesi ekinde yer alan gelir tablosundaki bilgilerin uyuşmadığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2017 yılına ilişkin yasal defter kayıtlarında "Satılan Mamuller Maliyeti" bulunmamasına karşın gelir tablosunda 476.062,88 TL beyan ettiği, yasal defter kayıtlarında ise "Satılan Hizmet Maliyeti" hesabının 45.726,24 TL olduğu ancak beyan edilen gelir tablosunda da bu tutarın bulunmadığı, "Satılan Ticari Mallar Maliyeti" hesabının da defter kayıtlarına göre 55.639,50 TL olmasına karşın 112.898,80 TL tutarında beyanda bulunduğu ancak gelir tablosunda, geçmiş yıl bilgisi olarak yasal defterde kayıtlı olduğu şekilde beyan ettiğinin tespit edildiği, 2017 yılında yaptığı bazı alışları yasal defterine kaydetmediği, yasal defterlerine kaydetmediği 648.219,32 TL’lik alışını kayıt dışı olarak 777.863,18 TL’ye sattığından hareketle 129.643,86 TL tutarındaki kazancını beyan dışı bıraktığı sonucuna varıldığı olayda, beyanları ile yasal defterleri arasındaki uyumsuzluğunun yapılan inceleme kapsamında ortaya konulduğu ve bu durumun muhasebe hatalarından kaynaklandığı yönündeki ifadesi dikkate alındığında, tarhiyatın, davacının beyanları ile defterleri arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, alışlarında yer verilen tespitler yönünden ise bu emtianın nasıl ve ne şekilde kimlere satıldığı, bu gelirlerin nasıl elde edildiği, satılan emtianın nasıl taşındığı hususlarının ortaya konulmadığı dolayısıyla bu malların satıldığı hususunun eksik incelemeye ve varsayıma dayalı olduğu anlaşıldığından davacının alış yaptığı emtianın satılmasından kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi azaltılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, bulunan farkın maliyet hesapları olarak yevmiye defterinin 31 ve 32. sayfalarında bulunan 102 nolu yevmiye kaydında yer aldığı, bu durumun, bir hatadan değil yazılım sırasında söz konusu kaydın bir arka sayfaya kaymasından kaynaklandığı, konunun açıklığa kavuşturulması adına bilirkişi talepleri olmasına rağmen bu talebin karşılanmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5410
Karar No : 2025/1874
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av....
2-(DAVACI) ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, hasılatının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ayrıca yasal defter kayıtları ile aynı yılın gelir vergisi beyannamesi ekinde yer alan gelir tablosundaki bilgilerin uyuşmadığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2017 yılına ilişkin yasal defter kayıtlarında "Satılan Mamuller Maliyeti" bulunmamasına karşın gelir tablosunda 476.062,88 TL beyan ettiği, yasal defter kayıtlarında ise "Satılan Hizmet Maliyeti" hesabının 45.726,24 TL olduğu ancak beyan edilen gelir tablosunda da bu tutarın bulunmadığı, "Satılan Ticari Mallar Maliyeti" hesabının da defter kayıtlarına göre 55.639,50 TL olmasına karşın 112.898,80 TL tutarında beyanda bulunduğu ancak gelir tablosunda, geçmiş yıl bilgisi olarak yasal defterde kayıtlı olduğu şekilde beyan ettiğinin tespit edildiği, 2017 yılında yaptığı bazı alışları yasal defterine kaydetmediği, yasal defterlerine kaydetmediği 648.219,32 TL’lik alışını kayıt dışı olarak 777.863,18 TL’ye sattığından hareketle 129.643,86 TL tutarındaki kazancını beyan dışı bıraktığı sonucuna varıldığı olayda, beyanları ile yasal defterleri arasındaki uyumsuzluğunun yapılan inceleme kapsamında ortaya konulduğu ve bu durumun muhasebe hatalarından kaynaklandığı yönündeki ifadesi dikkate alındığında, tarhiyatın, davacının beyanları ile defterleri arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, alışlarında yer verilen tespitler yönünden ise bu emtianın nasıl ve ne şekilde kimlere satıldığı, bu gelirlerin nasıl elde edildiği, satılan emtianın nasıl taşındığı hususlarının ortaya konulmadığı dolayısıyla bu malların satıldığı hususunun eksik incelemeye ve varsayıma dayalı olduğu anlaşıldığından davacının alış yaptığı emtianın satılmasından kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi azaltılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, bulunan farkın maliyet hesapları olarak yevmiye defterinin 31 ve 32. sayfalarında bulunan 102 nolu yevmiye kaydında yer aldığı, bu durumun, bir hatadan değil yazılım sırasında söz konusu kaydın bir arka sayfaya kaymasından kaynaklandığı, konunun açıklığa kavuşturulması adına bilirkişi talepleri olmasına rağmen bu talebin karşılanmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.